Fakirlik

18 yıl iktidar…

18 yıl, dile kolay…

Tablo ise net: “İş Aş” yazılı cansız eller.

Kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor der Albert Camus. “İş Aş” yazılı cansız ellerin ülkesinde bahse konu cesaret hiç bu kadar gerekmemişti.

Çaresizliğin Ağırlığı

Gözümün önünden bazı haberler geçiyor: 

Fatih’te “Dikkat siyanür var” notuyla intihar eden dört kardeş; 

Evlatlarını ısıtmak için elindeki üç kuruş parasıyla gittiği oduncudan aldığı bir avuç yaş odunu tutuşturamayınca ısınmaları için küçük oğlunun eline bir saç kurutma makinesi tutuşturup yan odada kendini asan Emine Akçay;

“Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” feryadıyla Hatay Valiliği önünde kendini yakan Adem Yarıcı;

“Çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki?” diyerek intihar eden İsmail Devrim;  

Cebinde altı lirayla intihar eden atanamamış Coğrafya öğretmeni İbrahim Yeşilbağ ve ölümü tercih edecek çaresizliğe terk edilmiş nice insanın düşündükçe çıldırtacak haberleri.

İntihar Süsü

Peki bu ölümler intihar mıydı? Çaresizlikten kaynaklanan ölüme intihar demek ölünün anısına saygısızlık değil de nedir? Dört bir yanında itibarımızı arşa çıkartan sarayların inşa edildiği; örtülü ödeneğine milyarlarca lira ayrılan, parti devletin yandaşlarından oluşan korkunç bir oligark sınıfına sahip ülkemizde elinde “İş Aş” yazılı ölüm intihar mıdır intihar süsü mü?

Ölümün Siyaseti Olmaz

Olur. Yaşamak için cesaret gereken ülkede ölümün siyaseti olur. “Kuru ekmek yiyen aç değildir.” denilen ülkede ölümün siyaseti olur. “Ölümün siyaseti olmaz” öldürenlerin siyaset yapma biçimidir aslında. Ölüm son derece siyasal bir meseledir, nasıl yaşandığı kadar nasıl ölündüğü de bir ülkeyi anlatır.

Leave a Reply