İktisadi Politikalar Ne kadar Bilimsel?

2019 Nobel iktisat Ödülleri Kazanaları

İktisadi Politikalar Ne Kadar Bilimsel?

Bildiğiniz üzere Nobel ödülleri sahiplerini buldu. İktisat alanında ödülü, üç akademisyen yoksulluk üstüne yaptıkları çalışmalardan dolayı kazandı. Dolayısıyla ben de dedim ki bir çalışmalarına göz gezdireyim. Çalışmalarının bir şerhi ve özeti niteliğinde olan “Poor Economics” adında bir betik yayımlamışlar. Konu hakkında birkaç tane de sunumları var. Hatta Esther hanımefendiye bir TED konuşmasında denk gelmiş olmanız bile mümkün. Anlaşılan. Ama kesinlikle çok nazik bir çift bundan ötürü Duflo çiftinin sunumlarına izleme şansı verin derim. Benim ilgimi çeken nokta, kullandıkları yöntembilim oldu. Rastgele denetimli deneyler (Randomised Controlled Trials)  olarak addedilen bu yordam ve deneylerde kullanılan yoldam[i] gerçekten etkileyici.

Yöntemlerinin veyahut ana olarak tutumlarının ilgimi çekmesinin başlıca etmeni yaptıkları çalışmanın şeklinin Popper’ın ortaya koyduğu ilkelerle örtüşüyor olması. Bu örtüşmelerin başlıcası, kuşkusuz tümdengelimci bir yol benimsemiş olmaları. Niye derseniz, baktığımızda deney değişkenleri deney çıktılarına göre belirleniyor. Yani her ne kadar ellerinde öne sürdükleri belirli savlar olsa da çıktıları belli bir kuramın veyahut ideolojinin sınırlarına hapsetmiyorlar. Sonuç olarak da çıktılar kendilerini belirleyen değişenleri ortaya koyma özgürlüğünü edinmiş oluyor. Örneğin, Kenya’da yapılan deneylerde çocukların okula katılım oranını arttırmanın birincil yolunun haşaratların arındırılması olduğu görülmüş oysa okul bursu, öğretmenlerin iyileştirilmesi, ailelerin iknası gibi ortodoks [ii] yöntemler sınıfta kalmış. Bu gibi karşı-sezgisel görüngülerin ortaya çıkışı kuşkusuz tümdengelimci bir yaklaşımla olanaklı kılınıyor. İkinci olay ise çıktıların gerçekten o döneme ve yöreye özgül olması. Çünkü Brüksel’de aynı sonuca ulaşacağımızı düşünmüyorum. Dolayısıyla savların sınanabilirliği söz konusu ki bu da yine aynı bağlamda belirli bir kuramın veyahut ideolojinin tutsağı olmadan edinilen bir özelik. Esther’in ve takım arkadaşlarının projesinde de bunun vurgulanmış olması gerçekten hoş. Çünkü sosyal bilimlerin kanımca bir sayrılığı olan kendini belirli bir anlatıcıya dayandırma çabası bu dallardaki ilerlemeleri baltalıyor. En basitinden siz bu anlatıcının kurgusuna dayanmadığınız için akademiden dışlanma sakıncasıyla karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin, sosyoloji çatışma kuramlarına dayandırılmadan işlenemiyor gibi anlatılıyor veya birazcık birey temelli değerlendirse psikoloji olmakla suçlanıyor. Bundan dolayı, bir anda konuşma özgürlüğünüz elinizden alınmış gibi hissedebiliyorsunuz. Oysa Kuhn çemberinin işlemesi için değişik, çok yönlü bir ortama muhtaçsınız veya jungian kargaşa(khaos) olmaksızın büyüyemezsiniz. Hep aynı uyarılar değişik çerçevelerden, farklı dünyalardan gelmesine rağmen kulak asılmıyor. Neyse çok yakındım sanırım ama iktisat dünyasında en azından değişik görüşlerin seslerinin çıkabiliyor olması iktisadın geleceği açısından umut verici.

Obamacare karşıtı eylemlerden bir kesit

Belirli inançlar uyarınca gelişen uygulamaları incelersek, Esther ve takım arkadaşlarının yöntemi gibi bilimsel yordamları kullanmayan Obamacare gibi programların ise bilimsel açıdan hiçbir gerekçesi yok. Çünkü birincil olarak etkilerini ölçemiyorsunuz bunun nedeni ise tümevarımcı bir yapıda olmaları. Belirli kişilerin inançları doğrultusunda ortaya konulmuş olan Obamacare gibi programlar görüldüğü üzere yoksulluğu ortadan kaldırmıyor ama şöyle bir durum da var ki programı da yürürlükten kaldıramıyorsunuz. Çünkü program olmasaydı daha mı kötü olurdu sorusu yanıtsız kalıyor. Varılan nokta ise gerçekten işe yarayıp yaramadığını en başından ölçemeyeceğinizi bildiğiniz programlara, vergi mükelleflerinin paralarını yatırıyorsunuz. Bu yüzden umarım, rastgele denetimli deneyler daha da yaygınlaşır ve birtakım inançlar yerine bilimsel olarak bir doğruya ulaştıran programlar yerleşir.

[i] Yoldam: yöntem, yordam

[ii] Ortodoks (yazı içersindeki bağlamı):  doğru öğreti (Yunanca orthos (doğru) ve doxa (inanç, öğreti) sözcüklerinden oluşur. Dinsel sınıf anlamı mezhepsel ayrılıklarla birlikte doğmuştur.

Kaynakça:

  • https://www.youtube.com/watch?v=DC0faZiBcG0
  • Kuhn, Thomas S. Bilimsel Devrimlerin Yapısı. Kırmızı Yayınları, 2008.
  • Banerjee, Abhijit V., and Esther Duflo. Poor Economics: a Radical Rethinking of the Way to Fight Global Poverty. Bloomsbury Qatar Foundation, 2016.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu