Herkes ölür. Devrim, yaşamakla olur. Hayal etmekle, inanmakla olur. Yekta Kopan’ın Sakın Oraya Gitme kitabındaki ilk öyküde karakter, intihar eden yazarların listesini tutar (s.15). Zweig’ı yazar, Woolf’u… Plath’le Nilgün Marmara’yı yan yana koyar. Ayırmaya kıyamaz. Ama kendisi de intihar edemez. Ümitleri, hayalleri vardır çünkü. Gizli gizli kurduğu her hayale teker teker inanmaktadır. Ümit etmektedir. “Mesela bakınız, ben ümit kelimesinin aynı zamanda korku ifade ettiğini düşünürüm. Çünkü ümit, olması ve olmaması ihtimali olan bir şeyin olacağını farz etmektir.”[1] der Peyami Safa Matmazel Noraliya’nın Koltuğu’nda. Ümit ettiğimiz şeyin gerçekleşmemesinden korkarız evet, ancak bu korku bizi dinç tutar. Bizi yaşama bağlayan da bu dinçliktir.

İnsanın hayal kurmaya ihtiyacı vardır. Hepimiz bir şeylere inanmak isteriz. Gerçekleşmeyeceklerini bilsek bile, gerçek olma olasılıkları bizi mutlu eder. İnsan bu yüzden hatırlar. Ölmüş annenin parfüm kokusu gelince başka yerlerde, başka zamanlarda insanın burnuna, bu yüzden irkilir insan, hatırlar. Annenin orada olması hayalidir bizi mutlu eden. “Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım. Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.” der Didem Madak Ah’lar Ağacı’nda.(s.38) O terlikleri, o parfümü sevdiren, sevdiklerimizin bize onlarla bıraktığı anılardır. Bir de insan ister istemez, karşısındaki de onunla aynı şeyleri hissetsin ister. Karşısında dursun ve yaşanılanları hatırlasın. Sanki o anların yaşandığına şahit tutmak istiyormuşuz gibi. Unutulmuş bir görüntünün ete kemiğe bürünmesinden duyulan bir mutluluktur bu[2]. Böyle varız biz çünkü. Yaşadığımıza dair elimizde ne kanıt var anılardan başka?                      

İnsan severek var olur. Hatırlayarak. Özgür olarak var olur. Ya da özgürlüğün hayalini kurarak. Yekta Kopan, Cesur Geyikler öyküsünde karakterine, hapisteyken arkadaşına anlattığı masallardan bahsettirir. Hayallerinde, ikisi kötülere karşı direnen iki özgür geyiktir. Tüm zorluklara göğüs gerebilecek ve tüm düşmanların üstesinden gelebileceklerdir. Aylar sonra yazarın koğuş arkadaşı işkenceyle öldürüldüğünde, arkadaşının mezarına gidecek gücü kendinde bulamaz. Mezarının başında durup ona bakmayı kendine yediremez. O ölmüştür, ancak kendisi yaşıyordur. “Kusura bakma Hamdi,” der. “…ne kadar istesem de ölemiyorum.”(s.33) Yaşamak devrimdir çünkü. Yaşamak umuttur. Yaşıyorsak hȃlȃ umut var demektir.[3]

“Haberin var mi? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cıgaram. Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.” der Ahmed Arif.[4] Ümit daha güzel nasıl anlatılır bilmem. Çevremizde taş duvarlar örülüdür belki, belki her gece demir kapılar kapanıyordur üzerimize. Ancak bir yerlerde bahar var, çocuklar gülüyor, insanlar özgür. Yaşamak için başka sebebe ihtiyacımız var mı? İnsan yaşamakta inat ettikçe özgürleşir. Seni senden başka kim özgürleştirebilir ki?

Bazen de insan yaşamaktan bezer. İnandığı her şeyi alınır elinden. Ne kadar çabalasa da bir şeyler olmaz, işler yolunda gitmez. “Yutabileceğimden büyük lokma ısırdım. Ama gerçek şu ki, içime bir şüphe girdiğinde, yuttum hepsini, ama çıkarmasını da bildim. Hepsiyle yüzleştim, dik durdum, kendi yolumdan gittim.” der Frank Sinatra My Way şarkısında.[5] Yol dikleştiğinde, daraldığında, yok olduğunda, üzerine kapanlar kapatıldığında bile bunu yapmalı insan. Kendisinden vazgeçmemeli. Kendi yolundan gitmeli.

Edith Piaf Non, Je Ne Regrette Rien şarkısında şöyle der: “Hayır, hiçbir şeyden pişman değilim. Ödendi, süpürüldü, unutuldu. Geçmiş umrumda değil! Hayır, hiçbir şeyden pişman değilim. Benim için yapılan iyilikten de kötülükten de, benim için ikisi de aynı.”[6] Yaşamak gülerek olduğu kadar ağlayarak da olur, beyaz olduğu kadar siyah da olur. Yaşamı bütün olarak hissetmek gerekir. İyisiyle kötüsüyle anlamak, yaşamak ve kabullenmek. Her şeyiyle. İnsan bu; düşer, kalkar; kıvrılır, dikleşir; parçalanır, toparlanır ancak vazgeçmez yaşamaktan. Yaşamak devrimdir çünkü. Ölmeyi herkes becerir.

 

 

 

[1] http://www.neokur.com/kitap/67586/matmazel-noraliyanin-koltugu/kitap-alintilari&inc=170724

[2] S.83

[3] http://www.sozkimin.com/b/25338-yasiyorsak-hala-umut-var-demektir.html

[4] https://www.siir.gen.tr/siir/a/ahmed_arif/icerde.htm

[5] http://www.yeminlisozluk.com/sarki-sozleri/24/frank-sinatra-my-way-cevirisi

[6] http://dalgaizleri.blogspot.com/2009/10/gecmis-umrumda-degil-dedirten-edith.html

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu