Vietnam’ın Yeni Simgesi: Golden Bridge

Vietnam; gerek tarihi dokusu, gerekse muson ikliminin yarattığı etkileyici doğasıyla Güneydoğu Asya’nın en çok turist çeken ülkelerinden biri. Ülkenin kuzeyinde yer alan başkent Hanoi ve eski başkenti Ho Chi Minh (Saygon), savaşın izlerini en çok taşıyan iki şehir olması nedeniyle Vietnam gezisinin olmazsa olmazlarından. Son dönemlerde bu listeye yeni bir lokasyon daha eklendi: Golden Bridge! Da Nang şehrinde bulunan Golden Bridge (Altın Köprü), ülkedeki diğer yapıların aksine herhangi bir tarihsel geçmişe sahip değil; hatta yapımı henüz geçen sene tamamlanmış. Devasa iki el tarafından tutuluyormuş gibi inşa edilen köprü, yaklaşık 1400 metre yükseklikte, Ba Na Tepeleri’nde yer alıyor.

Ba Na Tepeleri

Vietnam son yıllarda turizm sektörüne ağırlık vermiş durumda. Ülkenin doğal güzelliklerini kullanarak ülkeye duyulan ilginin arttırılması amaçlanıyor. Tam da bu amaçla, Da Nang şehrinde bulunan Ba Na Tepeleri’ne, içinde Golden Bridge’in de yer aldığı masal kitaplarını andıran bir alan inşa edilmiş. Ba Na Tepeleri’ne inşa edilen bu alan sadece Altın Köprü’den oluşmuyor; buraya ulaştığınızda Linh Ung Pagoda ve Fransız köyünü de ziyaret etmeniz gerekiyor. Sadece köprüyü ziyaret etmek gibi bir seçeneğiniz yok maalesef. Çünkü, Ba Na Tepeleri’ne vardığınızda içerdeki alanı gezmek için tek seçeneceğiniz bulunuyor: teleferik. Ama öyle sıradan bir teleferik değil, dünyanın en uzun teleferiği olma özelliğini taşıyor. Teleferik, en zirvede bulunan Fransız köyüne çıkana kadar iki farklı durakta duruyor: önce Padoga, sonra Golden Bridge. Dolayısıyla, burayı gezmeye karar verdiyseniz bu üç alanı da gezmek zorundasınız.

 

  • Linh Ung Pagoda

Linh Ung Pagoda’nın bulunduğu Le Jardin D’Amour Flower Garden, teleferikle ulaşacağınız ilk durağınız olacak. İçinde yeşilin her tonunu ve dev Buddha heykelini barındıran bir botanik alan burası. Batı kültüründen esinlenerek yapılan alan, birbirinden farklı mimari stillerin harmanlanması ile oluşturulmuş. Batı kültüründen; özellikle de Yunan tanrılarından esinlenilmiş. Alanın içinde bulunan Buddha heykeli ise hem turistik hem de dini açıdan büyük bir öneme sahip. 27 metrelik yüksekliği sebebiyle “Giant Buddha” olarak da adlandırılan heykel, Budizm’in benimsediği felsefeyi betimleyebilmek amacıyla tebessüm eden bir yüz ifadesi ile inşa edilmiş. 

 

  •  Golden Bridge 

Yaklaşık iki milyar dolarlık bir yatırımın sonucu olarak ortaya çıkan Golden Bridge, Mimar Vu Viet Anh tarafından tasarlanmış. 

        “Altın Köprü, Ba Na Dağı’nın mükemmel manzarasının üzerinde, gökyüzünde bir yürüme yolu olarak tasarlandı.”

Vu Viet Anh

Golden Bridge, henüz yeni tamamlanmış olmasına rağmen kısa sürede birçok turistin ilgisini çekmeyi başardı. Köprü için “Vietnam’ın yeni simgesi” denebilir. Devasa iki taş el üzerinde tutulan altın köprü, yaklaşık 1400 metre yükseklikte bulunuyor. Dolayısıyla, burada gezerken bulutların üzerinde yürüyormuş hissine kapılacaksınız. Yüksek bir tepeliğe inşa edilen köprü, doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Vietnam’ın en güzel manzarasına sahip.

Ancak, belli duraklara ayrılmış olan Ba Na Tepeleri’ne ziyaret ettiğinizde bu köprü için ayrılan zaman yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Yani, tek amacınız benim gibi bu köprüyü görmekse hem Vietnam ruhundan oldukça ayrıksı olan Fransız köyünü ziyaret etmek zorunda kalacaksınız, hem de köprü üzerindeki sürenizi 15-20 dakikaya sığdıracaksınız. Köprüyü baştan sona gezmek ve manzarasını fotoğraflamak için 15 dakika gibi kısıtlı bir zamanınız var. 

  • Fransız Köyü

Golden Bridge’i ziyaret ettikten sonra tekrar teleferiğe binerek zirveye kurulan Fransız köyüne yol alıyorsunuz. Vietnam uzun süre Fransız sömürgesi altında kaldığı için Fransızlardan oldukça etkilenmiş durumda. Örneğin, Ho Chi Minh kentinde Notre Dame’ın kopyası inşa edilmiş.

Ba Na Tepeleri’ne kurulan Fransız köyü de bu etkileşimin bir sonucu olarak ortaya çıkmış. Tarihi acılarla ve savaşlarla dolu olan ülkenin, uzun süre sömürgesi olduğu bir devletin izlerini taşımaya sempati duyması bir tezatlık oluştursa da, Fransız köyü Vietnam’daki diğer rotalara farklı bir alternatif oluşturuyor. 

Köyün, fantastik ve masal kitaplarından çıkmış gibi bir görüntüsü var. Yapay şatolar ve kaleler inşa edilmiş. Köyün içinde bir lunapark da bulunuyor. Macera seviyorsanız, yaklaşık 2000 metre yüksekliğe kurulan hız trenini mutlaka denemelisiniz. Fransız köyünün bulunduğu alan, turunuzun son durağı olacak. Vietnam’ın ruhuyla ne derece örtüştüğü tartışılır ancak Golden Bridge’e gitmek istiyorsanız burayı ziyaret etmek zorundasınız.

Çoğu kişinin bu alanın tamamını sadece bir köprü için gezdiğini düşününce, alanın turistik açıdan çok kötü planlandığını söyleyebilirim. Golden Bridge, gitmeden önce görmeyi en çok istediğim yerlerden biriydi. Buraya gidebilmek için gezi planımı değiştirip, yaklaşık 15 saatlik bir tren yolculuğu yaptım. Sonuç olarak köprüyü sadece 15 dakika görebildim ama kesinlikle değdi. Burası bana 21. yüzyılda, hala bize piramitleri, Eyfel Kulesi’ni, Pisa’yı yaptıran yaratıcılığı kaybetmediğimizi gösterdi. Vietnam, sadece birkaç sene önce tamamlanan bir köprüyle, artık herkesin gördüğü anda bu ülkeyle özdeşleştireceği bir simge kazandı. Ba Na Tepelerine ulaşımdan, alanın kendi içindeki ulaşımına kadar her şeyi turistlerden en çok para koparabilecekleri şekilde planlamış olsalar da, her ne kadar lunapark gezmek için size verilen süre köprüye ayrılan süreden fazla olsa da, bütün olumsuzlukları göz ardı edin, köprüyü mutlaka ziyaret edin; çünkü, burası ülkenin yeni simgesi, yeni “olmazsa olmazı”!

 

Golden Bridge tanıtım videosu için tıklayınız.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu