Mareşal Josip Broz Tito’nun Yugoslavya’sı on bir milletten oluşan, farklı etnik ve dini unsurları bir araya getiren ve halkların eşitliği ilkesine dayanan güçlü ve antiemperyalist bir ülkeydi. Tito’nun görevde kaldığı 27 yıl boyunca (1953-1980) barış içinde yaşayan bu çok uluslu yapı, Tito’nun 1980’deki ölümünün ardından işin içinden çıkılması zor bir kargaşaya sürüklendi. Yugoslavya’yı oluşturan etnik unsurların Tito’nun ölümünün ardından ülkede barışçıl bir gelecek görememesi ve ülkedeki milliyetçi grupların etkinliğini artırmaya başlaması bu çok kültürlü yapının bütünlüğünü tehdit etmeye başladı. 1989’da, Kosova Savaşı’nın (1389) 600. yıl dönümünde ırkçı Sırp lider Slobodan Milosevic’in Kosova’da yaptığı ve binlerce milliyetçi Sırp’ın katıldığı “Büyük Sırbistan Mitingi” bütün bu kargaşanın üzerine tuz biber ekti. Sırpların güdümündeki bir devletin parçası olmak istemeyen Hırvatların liderliğe bağımsızlık yanlısı Franjo Tudjman’ı getirmesi, Yugoslavya’daki çok uluslu yapının içindeki çatlakları giderek derinleştirdi. Sırplar ve Hırvatlar olası bir silahlı çatışmaya karşı çoktan hazırlanmaya başlamışlardı bile. Barut hazırdı, sadece fitilin ateşlenmesi bekleniyordu. Derken, bu fitil hiç kimsenin beklemediği bir yerde ateşlenecekti, bir futbol maçında!

Soldan sağa: Slobodan Milosevic, Josip Broz Tito ve Franjo Tudjman.

Takvimler 13 Mayıs 1990’ı gösterdiğinde Dinamo Zagreb’in yuvası Maksimir Stadı büyük bir lig maçına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyordu. Rakip, Sırpların Partizan ile birlikte en büyük iki takımından biri olan Kızılyıldız’dı. Ortam gergindi, karşılaşma ülkedeki ayrılıkçı seslerin had safhada olduğu bir zamanda oynanacaktı. Bir tarafta Dinamo Zagreb’in şiddet yanlısı grubu Bad Blue Boys(BBB), diğer taraftaysa Kızılyıldız’ın holiganları olan Delije(Deliler) adlı grup vardı. Delije grubunun başında, sicilinde uluslararası banka soygunu, kaçakçılık, cinayet gibi birçok suç bulunan Zeljko Raznatovic – namıdiğer Arkan (kaplan) – bulunuyordu. Raznatovic ve beraberindeki 3.000 kişilik Delije grubu, Zagreb’deki maça geldiğinde taraftar grupları arasında bir çatışma çıkma ihtimali ayan beyan ortadaydı ancak Yugoslav polisi olayları sezebilmekte ve önleyebilmekte son derece yetersiz kalmıştı. Delije grubu daha maç başlamadan tribünlerdeki bariyerleri aşıp Dinamo’nun taraftar grubu BBB’ye saldırdı ve olaylar patlak verdi. Saldırıya karşılık veren BBB grubu da sahaya dalıp Sırp fanatiklerine saldırdı ancak sahada görevli Sırp çoğunluklu polis tarafından ağır bir şekilde tartaklanmaktan kurtulamadılar. İşte bu dakikalarda, uzun yıllar unutulmayacak bir olay yaşandı. Olayların başlamasının ardından soyunma odasına giden Kızılyıldızlı oyuncuların aksine sahada kalan Dinamo Zagrebli oyunculardan Hırvat yıldız Zvonimir Boban, sahadaki bir Zagreb taraftarının polis tarafından copla dövüldüğünü gördü ve polise, ileriki yıllarda Milan’la elde edeceği harika kariyerinden bile daha çok hatırlanacak olan o efsanevi uçan tekmeyi attı. Olaylarda 79 taraftar ve 59 polis yaralanırken, Boban’a bu sıradışı olayın ardından Yugoslavya Futbol Federasyonu tarafından 10 maç ceza verildi ve hakkında birçok dava açıldı. Her ne kadar aldığı ceza yüzünden 1990 Dünya Kupası’na gidemese de Boban artık Hırvat halkının gözünde bir kahramandı ve onun Yugoslav polisine (daha sonra sanılanın aksine polisin Sırp değil Müslüman bir Bosnalı olduğu ortaya çıkacaktı) attığı tekme, Hırvat halkının baskıcı Sırp rejimine karşı olan mücadelesinin bir simgesi olmuştu. Acaba Boban kendi taraftarını korumak için anlık bir reaksiyonla polise o tekmeyi atarken, attığı o tekmenin kendi halkı tarafından efsaneleştirileceğini ve ileride Yugoslavya’nın bölünmesine giden olayların öncüsü olacağını hesaba katabilmiş miydi?

Zeljko Raznatovic (soldan ikinci).

Delije’nin sicili kabarık lideri Zeljko Raznatovic(Arkan) ve ekibi, savaşta âdeta bir ölüm makinesine dönüşecekti.

Olaylı maçın ardından ülkede tansiyon iyice yükseldi. Hırvatistan’ın Yugoslavya’nın içinde daha fazla kalamayacağı zaten belliydi ancak bu maç, Boban’ın attığı o tekme, Hırvat halkına bağımsızlık yolunda ciddi bir inanç ve direnç vermişti. Bu maçtan yalnızca bir yıl sonra, 25 Haziran 1991’de, Hırvatistan bağımsızlığını ilan etti ve resmi olarak Yugoslavya’dan ayrıldı. Bu bağımsızlığı onaylamayan Milosevic yönetimi Hırvatistan’a anında müdahale etti ve Hırvatistan ile Federal Yugoslav güçleri arasında 4 yıl sürecek olan savaş başlamış oldu.  Savaşın sonunda Hırvatistan, AB ve ABD’nin de desteğiyle bağımsızlığını ve topraklarını korumayı başardı ancak bu 4 yıl süren savaşta yaklaşık 150,000 kişi hayatını kaybetti ve yarım milyon insan mülteci olarak komşu ülkelere sığındı. Bu savaşın en ilginç detaylarından birisi de, savaşta Dinamo’nun taraftar grubu BBB’den ve Kızılyıldız’ın taraftar grubu Delije’den pek çok kişi cephede savaşarak can verirken, olayların fitilini ateşleyen tekmeyi atan Boban’ın savaşın başlamasından hemen önce Milan’a transfer olarak ülkeyi terk etmesi olmuştu. Ayrıca Delije grubunun lideri olan Zeljko Raznatovic ve ekibi de savaşta görev aldı ve tecavüz, işkence ve toplu katliam gibi pek çok suç işlediler. Basit taraftar gruplarının birer ölüm mangalarına dönüştüğü savaşın ardından günümüzde hem Belgrad’da hem de Zagreb’de savaşta hayatını kaybeden Dinamo ve Kızılyıldız taraftarlarının anısına birer anıt bulunuyor.

Savaşta hayatını kaybeden Dinamo’nun taraftar grubu BBB taraftarlarının anısına Maksimir stadının dışında bulunan anıt.

Şunu kabul etmek gerekir ki öyle ya da böyle Hırvatistan bir şekilde Yugoslavya’dan ayrılacaktı, bu bir gerçek. Bütün bu yaşananların sorumlusu olarak Boban’ın polise attığı tekmeyi gösterirsek elbette Boban’a büyük bir haksızlık yapmış oluruz. Ancak Boban’ın polise attığı tekmenin Hırvatların Yugoslavya’ya olan başkaldırısının fitilini ateşlemesi, basit bir futbol maçının bir ulusun kaderinde ne denli önemli bir etkiye sahip olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Her ne kadar pek çok Sırp için bir vatan haini olarak görülse de, Zvonimir Boban bugün Hırvatistan’da hâlen bir halk kahramanı olarak yaşamını sürdürmeye devam ediyor.

Kaynakça

http://www.hurriyet.com.tr/yugoslavyayi-bolen-tekmenin-25-yildonumu-28995379

The Football match which started a war

https://www.birgun.net/haber/bir-ulke-iki-mac-ve-kapanmayacak-buyuk-yara-215723

Fotoğrafların Kaynakçası

https://thesefootballtimes.co/2015/09/28/zvonimir-boban-and-the-kick-that-started-a-war/

CIA OTKRILA NEVJEROVATAN TAJNI DOKUMENT: Pogledajte u kakvoj su vezi bili Tito, Milošević i Tuđman…

https://www.tracesofwar.com/sights/88969/Homeland-War-Memorial-Dinamo-Zagreb.htm

https://www.11freunde.de/artikel/wie-die-hooligans-von-roter-stern-belgrad-zu-moerdern-wurden

Sve Arkanove kompanije: Pekar, lekar, apotekar

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu