Üç Renk: Mavi, Beyaz, Kırmızı – Bir Değerlendirme

Dünya sinemasını göz önüne aldığımız zaman en kaliteli eserlerin başında Fransa ve Polonya yapımı filmlerin geldiğine inanıyorum. Nitekim bu iki ülkenin sinema tarihi, neredeyse sinematografinin tarihi kadar eskilere dayanıyor. Ben de bu sebeple bugünkü yazımı yönetmen Krzysztof Kieślowski’nin Fransız ve Polonya sinemalarını ustalıkla harmanladığı üçlemesi Trois couleurs: Bleu, Blanc, Rouge’u (Üç Renk: Mavi, Beyaz, Kırmızı) değerlendirmeye ayırdım.

  • Bleu (Mavi) – 1993

Bleu

Üçlemenin ilk filmi olan Bleu (Mavi), özgürlük teması etrafında şekilleniyor. Filmin ana karakteri Julie (Juliette Binoche), kocası ve çocuğunun ölümünden sonra çektiği acıyı hafifletmek için kendini geçmişinden soyutlamaya, bir bakıma tüm sosyal bağlarını kopararak “özgür” olmaya çabalar, ancak en sonunda mutluluğun özgürlükten ziyade sevgi ile ilintili olduğunun farkına varır. Bleu, her açıdan Kieślowski’nin ustalık eserlerinden biri. Filmin en güçlü yanı Julie’nin iç çatışmalarını abartısız ama bir o kadar da dokunaklı ve vurucu bir biçimde seyircilere yansıtan başrol oyuncusu. Ayrıca üç filmin içinde sanat yönetmenliği en başarılı olan filmin Bleu olduğuna inanıyorum. Filmin akışı biraz yavaş olsa da sahnelerdeki sanatsal bütünlüğün biz seyircilere verdiği estetik haz, filmden sıkılmamızı engelliyor. Özellikle film boyunca özgürlüğün sembolü olan mavinin ustaca kullanımı hayranlık uyandırıyor. Buna ilaveten üçlemenin müziklerini besteleyen Zbigniew Preisner, en güzel eserlerini bu film için bestelemiş. Bu eserlerden Song for the Unification of Europe’u Batı Sanat Müziği’nin modern bir başyapıtı olarak değerlendiriyorum.

  • Blanc (Beyaz) – 1994

Blanc

Batılı film eleştirmenleri en çok Bleu’yü beğenseler de, benim bu üçlemedeki en sevdiğim film Blanc (Beyaz). Ana teması eşitlik olan film, ana karakter Karol’un (Zbigniew Zamachowski) eşi Dominique (Julie Delpy) onu terk ettikten sonra çektiği maddi ve manevi sıkıntıları ve bunun sonucunda eşinden intikam almak, yani bir nevi acı çektirme konusunda onunla “eşit” olmak için yaptığı planı anlatıyor. Filmi beğenmemin en temel sebebi Bleu ve Rouge’da felsefi düşünceler ve psikolojik bunalımlara eğilen Kieślowski’nin Blanc’ta bunların yanına bir de politik ve sosyal sorunları eklemesi. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra liberal kapitalist düzene geçerek Rus etkisinden uzaklaşıp yönünü Batı’ya çeviren Polonya’nın yaşadığı dönüşüm sancıları filmin arka planını oluşturuyor. Tek bir bireyin ruhsal buhranıyla bir toplumun yaşadığı derin kültürel çatışmayı ancak Kieślowski gibi tecrübeli ve gözlem yeteneği yüksek bir yönetmen bu kadar ustaca harmanlayabilirdi. Bleu ve Rouge’dan farklı olarak, Batı Avrupa sinemasından çok post-komünist Doğu Avrupa sinemasının özelliklerini taşıyan Blanc’ı dikkatli bir şekilde izlerseniz Polonya’yı hedef alan pek çok eleştiri görebilirsiniz. Örneğin bir sahnede ana karakter ağabeyine neden kuaför dükkânının eski tabelasını kaldırıp yerine neon ışıklı bir tabela koyduğunu sorunca ağabeyinin cevabı “Burası artık Avrupa” oluyor. Bu ve bunun gibi nice dokundurmalarla Kieślowski biz seyircilere Polonya’daki Batılılaşma sürecinin yüzeysel değişikliklerle sınırlı kaldığını etkili bir biçimde aktarıyor.

  • Rouge (Kırmızı) – 1994Rouge

Rouge (Kırmızı), ana karakter Valentine (Irène Jacob) ile ondan çok farklı bir kişiliğe sahip olan emekli hâkim Kern (Jean-Louis Trintignant) arasındaki sıra dışı bağ üzerinden kardeşlik kavramını işliyor. Bu filmi üçlemenin diğer iki filmine kıyasla başarısız bulmamın sebebi, filmde heyecan unsurunun eksik olması ve ana karakterin öteki filmlerdeki ana karakterlere kıyasla oldukça silik ve yavan bir figür olmasıydı. Ancak tabii ki Rouge bir Kieślowski filmi olarak pek çok güçlü yana sahip: Oyuncular karakterlerine hayat verirken çok doğallar ve filmin sanat yönetmenliği en az öteki filmlerindeki kadar başarılı. Ancak yine de seriye daha etkili bir kapanış filmi yapılabilirdi diye düşünüyorum.

Görsel Kaynaklar

“[Trois couleurs: Bleu Blanc Rouge Film Afişi, 1993.]” Fotoğraf. Kaynak: https://masterpeter.wordpress.com/movie-reviews/1-trois-couleurs-bleu/ (13 Kasım 2016 tarihinde ziyaret edildi).

“[Trois couleurs: Bleu Film Afişi, 1993.]” Fotoğraf. Kaynak: https://masterpeter.wordpress.com/movie-reviews/1-trois-couleurs-bleu/ (13 Kasım 2016 tarihinde ziyaret edildi).

“[Trois couleurs: Blanc Film Afişi, 1994.]” Fotoğraf. Kaynak: https://aworldoffilm.com/2014/01/30/trois-couleurs-blanc-1994-krzysztof-kieslowski-niall-mcardle/ (13 Kasım 2016 tarihinde ziyaret edildi).

“[Trois couleurs: Rouge Film Afişi, 1994.]” Fotoğraf. Kaynak: http://papystreaming.com/fr/p/trois-couleurs-rouge-2/ (13 Kasım 2016 tarihinde ziyaret edildi).

Leave a Reply

1 comment

  1. Krzysztof Kieślowski

    Çok güzel bir inceleme olmuş teşekkürler.

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu