Yüreğimizi bir kalkan bilip kampüse çıktık, Coffee Break’lerde oturduk çocuklarla konuştuk, sıkıldık, dertlendik, sevgilimizle buluştuk, bugün de ölmedik.

78 kuşağının önemli isimlerinden Ahmet Erhan. Henüz 23 yaşındayken Alacakaranlıktaki Ülke şiiriyle Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü kazandı. Cemal Süreya, Halil Kocagöz, Behçet Aysan Şiir Ödülleri’ne layık görüldü farklı şiirleriyle. Sahibinden Satılık adlı şiiriyle 2008 yılında Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nü aldı. Şair yaşamı ve tüm eserleriyle 2005 yılında Dionysos Şiir Ödüllerine değer bulundu. İki sene önce kaybettiğimiz Erhan’ın bütün şiirleri, geçtiğimiz şubat ayında “Burada Gömülüdür” adlı iki ciltlik kitapta toplandı. Şiir seven ya da sevmek isteyenlerdenseniz eğer, Ahmet Erhan’dan daha iyi bir şiir durağı bulamazsınız. Alın bir kitabını, okuyun günlerce, sevin şiirlerini, ardından koyun rafınıza.

Uzun yıllar Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı Erhan. Adana Demirspor bünyesinde sürdürdüğü futbol hayatı sakatlanmasıyla yerini şiir yazma sevdasına bıraktı. Hangi duyguların ağırlığıyla, hangi siyasi olayların gölgesinde karaladı dizelerini Ahmet Erhan bilinmez. “Ahmet Erhan şucuymuş, vah vah!”, “Ahmet Erhan buna inanıyormuş, oturduğu yerden konuşuyor işte!” Aşinasınızdır böyle yargılamalara. Şairin ruhundan dökülenleri ideolojilere sığdırmak ister şiirsizler. Oysaki söz konusu şair oldu mu, şiir oldu mu çıkarıp bir kenara koymanız gerekir tüm önyargılarınızı.

“Sen hiç Bob Dylan dinledin mi

Hiç dün gece dinledin mi

Şarabı rakıyla karıştırıp

Saatler moruk saatler… ne olmuş saatlere

Kurmayıveririz bir gün”

Yeni bir müzik grubu keşfettikten sonra okuyun bu dizeleri. Dertli bir gecenin sabahında okuyun. Yorgunluğun kemiklerinize kadar çöktüğü bir günde, ertesi gün derse gitmemeye karar verdiğinizde okuyun. Kurmayıverin bir gün saatleri. Birer Ahmet Erhan şiiri olun siz de. Ahmet Erhan şiiri olmak, Ahmet Erhan’ın sözcükleriyle “parmak hesabıyla bir ömür yaşamak”…

Ankara’nın en kalabalık yerlerinde, Kızılay’da mesela, bir Ahmet Erhan şiiri yaşıyoruz her gün.

“Kentin en kalabalık yerlerinde

Dört nala koşan bir at gibi

Çılgınlığa akan yalnızlığa ölüme

Yazılmış şiirleri yeniden yazmak bütün

Hayatı teyellemek yepyeni bir güne

Ve sonra sökmek uzun uzun”

Bir Ahmet Erhan şiiri gibi hissediyoruz aslında her gün, farkında bile olmadan. Kulaklarımızı tıkasak da, bakışlarımızı kaçırsak da asla varlığının ağırlığından kurtulamayacağımız acılarla çevrili bir coğrafya burası. Dört tarafı acıyla çevrili bir coğrafya… İyi ki şairleri var bu coğrafyanın, iyi ki Ahmet Erhanları var. O şairlerle dile geliyor bu topraklar.

“Yurdumuz gibi yaralıyız, ne eksik ne fazla.

Derin bir uçurumuz, bütün haritalarda.

Geceleri çığlıklar giriyor düşlerimize.

Dirlik nedir bilmedik, yalan yanlış tarihimizde.

Öyle şairler olur ki bazen, tek şiirleri yeter onlara bağlanmanıza. Tek dizeleriyle yer edinirler hayatınızda tüm edebi kişilikleriyle. Ahmet Erhan da öyle bir şair işte. Bir kitabını alıp, hiç olmazsa bir şiirini bulup internetten bir şans tanımanızı tavsiye ederim Ahmet Erhan’a. Satırlarında her gün tanık olduklarımızı, her gün içimizde yaşadıklarımızı bulacaksınız.

 

Kaynakça:

ERHAN Ahmet, “Burada Gömülüdür”, 1. & 2. Cilt.

http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/158–kahir-cagi-nda-bir-ahmet-erhan-anisi.html

Leave a Reply

1 comment

  1. Mualla Betül Özkan

    Mualla Betül Özkan

    Şiirlerle birlikte kaynaşmış çok güzel bir yazı olmuş Oya, severek okudum. Emeğine sağlık.

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu