Şu Sivas’ın Elinde Sazım Çalınmaz

Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü

Bir türkü çığlıkla ateşe düştü.

Her Alevi katliamından, Alevilere yapılan her zulümden sonra olduğu gibi, 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’ndan sonra da yine türküler yazmışız. Bizi yakmışlar ama türkülerimizi yine yakamamışlar. Okuyun, dinleyin bütün türkülerimizi; çünkü acılarımızı okur, dinlersiniz. Sivas’a gidin ve Alevi köylerini gezin; görürsünüz ki dağların en kuytularına kaçmışız, her köyde ozanlar acı dolu türkülerimizi söylemiş. Ama gelin görün ki bir gün bir arkadaşınıza Alevi olduğunuzu söylediğinizde şaşırır çünkü aklına Alevilere yapılan zulümler gelmez bile ve der ki “Hayret sen iyi bir insansın.” Çünkü o sanıyor ki Aleviler iyi olamazlar ya da sesli söylemese de şu da ‘aklına’ gelir: “ Ana bacı tanımıyorlar; cemevi cümbüş evi; mumsöndü yapıyorlar.” Ama bilmezler ki Cem’e katılabilmek için iyi insan olmak zorundasındır; birinin canını aldıysan bir nevi aforoz edilirsin. Günde beş vakit Cem yapılmaz ama nefes aldığın her saniye boyunca her canlıya saygı duyman; eline, beline, dilline sahip olman; kadına hak ettiği değeri vermen, doğayı sevmen gerekir. Denilenler kadar da sapkın bir din değilmiş Alevilik değil mi? İnsan yakanlarla yaşadığımız şu topraklarda asıl sapkının kim olduğu söylemek o kadar da zor olamaz değil mi?

Alevilere uygulanan sapkın katliamlardan sonra bile Alevilerin katliam yaptıklarını, zulme zulümle karşılık verdiklerini, insanların diri diri yakıldığı katliamın davasında suçluların cezalandırıldığını duymamışsınızdır. Ancak yüce hukuk sistemimizde insan yakmanın zaman aşımına uğradığı duymuşsunuzdur.  İnsanları yakan, fiilli katliama katılmasa da bu zihniyetten zevk alanların hala aramızda gezdiğini bilmek, devletin her kurumunda çalışabildiğini görmek açık açık dalga geçmektir. Aleviler hâkimlik sınavlarında elenirken onları yakanları meclise sokmak sapkınlıktır. Madımak’ta yanarken yardım için haykıran insanlara yardım edebilecekken etmeyen yan binadaki varlıklar da otelin önünde zevkten dört köşe olan yaratıklar da sapkındır. Yani neymiş güzel kardeşim sen Alevi olduğunu öğrendiğin arkadaşına mumsöndü yapıyor musunuz diye sormadan önce bunu bir düşün. Sana evinde ailen tarafından Aleviler hakkında neler anlatılıyor da bir Alevi gördüğünde öcü görmüş gibi mi oluyorsun bilmiyorum ama sana asıl gerçeklerin anlatılmadığı düşünüyorum. Okuyup büyük adam olmadan önce kime sapkın kime insan denilir bunu öğren yeter. Sivas’ı, Maraş’ı, Çorum’u, Gezi’yi ve daha nicelerini unutma yeter. Her siyasi dönüm noktasında Alevilere yanaşıldığını, övüldüğünü ama seçimler, siyasi dönümler geçtikten sonra Alevilerin nasıl yerildiğini, aşağılandığını, yapılan ikiyüzlülükleri gör ve unutma yeter.

Aleviler yüzyıllardır bu topraklarda yaşam savaşı veren, birlikte yaşamak için çabalayan insanlardır. Bazen sıra arkadaşın ya da karşı komşun bazen de yanarken, öldürülürken yardım etmediğin bir aydındır, sanatçıdır ve hayatta iyi insan olmayı dini, ibadeti belleyendir. Cuma namazından çıkıp insan yakanlardan değillerdir.

Madımaklar, Maraşlar devam ediyor. Her defasında devletin gözü önünde, devletin yardımıyla, bizzat devletin kendisiyle… Ve zamanla değişen tek şey ise Hızır Paşaların isimleri oluyor.

 

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu