Şampiyon Olamayan Formula 1 Efsaneleri

Formula 1, tarihi boyunca birçok efsane yarışlara ve efsane pilotlara tanıklık etmiştir. Michael Schumacher, Alain Prost, Mika Hakkinen, Ayrton Senna gibi şampiyonların hikayeleri hiçbir zaman dillerden düşmez. Fakat çoğu kimse bu şampiyonların dışındaki pilotları tanımaz. Çünkü hayatta ikinciler hatırlanmaz. Bu bir kural olmasa da hayatın hemen her alanında bu cümlenin bir geçerlilik payı vardır. Fakat Formula 1 tarihinde öyle pilotlar vardı ki; şampiyon olmasalar bile ettikleri mücadele ile isimlerinden söz ettirmeyi başarmışlardı. Ben de onlardan birkaçını bu yazımda kaleme almaya çalıştım.

David Coulthard - 2004

David Coulthard – 2004

David Coulthard: 1994-2008 yılları arasında yarışan İngiliz pilot kariyeri boyunca 247 yarışta yer aldı. 62 kere podyuma çıkarken bunların 13’ünde en üst basamaktaydı. 90’ların sonlarında Hakkinen ve Schumacher ile çekişmişti. Fakat sezon sonunda şampiyonluk kupasını hiç göremedi.Kariyerine Williams-Renault takımında başladı ve burda geçirdiği iki senenin ardından McLaren’a transfer oldu. Başarısız geçen 1 sezonun ardından 1997’de sezonu takım arkadaşı Mika Hakkinen’in önünde bitirmeyi başardı. 1998 ve 1999’da ise yarışlarda arka arkaya girdiği mücadelelerde başarılı bir performans gösterse de sezon sonu puan tabloları bu başarısını yansıtmıyordu. Mika Hakkinen’in şampiyonluk kutlamalarını seyretmekle kaldı. 2000’de her zamankinde çok daha güçlü gelmişti. İlk iki yarışta damalı bayrağı görememesine rağmen sonraki 10 yarışın 9’unda podyumda olmayı başardı. Sezonun en büyük şampiyonluk adaylarından biriydi. Fakat Michael Schumacher sezonun son 4 yarışını birden kazanarak şampiyonluğu McLaren’dan söküp almıştı.

David Coulthard

David Coulthard

2001’de ise Ferrari aracı çok hızlıydı. Schumacher 17 yarışın 9’unu kazanıp 5’inde ikinci geldi. Diğer takımlar ise kalan puanları paylaştılar. Coulthard toplam puanda ikinci sırada olmasına rağmen 123-65’lik bir mağlubiyet almıştı.

2002’de Mika Hakkinen’in emekli olmasıyla David Coulthard takımın birinci pilotu oldu. Yükselen Ferrari gücü o sene Monaco harici bütün yarışları domine ederek şampiyonluğa ulaştı. O Monaco yarışı da Coulthard’ın tek galibiyeti oldu. 2003’te takım arkadaşı Raikkonen’in çok gerisinde kaldı ve kendisini unutturdu. Yıllar geçtikçe düşen perfomansının sonunda McLaren ile yolları 2004 sezonu sonunda ayrıldı ve 2005 sezonu için Red Bull ile anlaştı. Burada 4 sezon yarışan İngiliz pilot sadece 2006 Monaco’da podyum görebildi. 2008 yılında 37 yaşında Formula 1 kariyerini sona erdirdi.

 

Mark Webber - Red Bull

Mark Webber – Red Bull

Mark Webber: 2002’de Minardi’de başlayan F1 kariyerine 2013’te Red Bull’da son verdi. 217 yarışta  42 kez podyuma çıktı, 9 kez damalı bayrağı ilk geçen isim oldu. İlk sezonunda Minardi’ye tarihinin ilk puanlarını kazandırarak dikkatleri üzerine çekti. Sonraki sezon Jaguar’a geçen Avustralyalı pilot burada geçirdiği iki sezonda takım arkadaşının önünde kalmak dışında bir başarı elde edemedi. 2005’te Williams ile ilk podyumuna çıktı fakat takip eden sene yine başarı gelmedi. 2007’de RedBull’a transfer olurken büyük bir beklentisi yoktu ama ilerisi için bilmeden çok güzel bir yatırım yapmıştı. 2009’da Brawn GP’nin domine ettiği sezonda ilk yarış birinciliğini elde etti. 2010’da son yarışa kadar şampiyonluk Webber – Vettel – Alonso üçlüsü arasında gidip gelmiş fakat son yarışta Alonso ve Webber önemli puanlar bırakırken yarışı birinci sırada noktalayan Sebastian Vettel tarihin en genç Formula 1 şampiyonu ünvanını alıyordu. 2011 ve 2012’de RedBull, birinci pilotu olan Vettel’in istekleri doğrultusunda hareket edip Webber’i önemsemeyince bu iki sezon Avustralyalı pilot için pek de parlak geçmedi ve Vettel üst üste 3. şampiyonluğuna ulaştı. 2013’te de RedBull aynı tutumu devam ettirince Webber yarış dahi kazanamadı ve sezon sonunda Formula 1’i bıraktığını ilan etti. Özellikle Vettel ile beraber olduğu yıllarda iki takım arkadaşının birçok kez yan yana geldiği anlarda, Webber’in en az Vettel kadar inatçı ve saldırgan olduğunu kanıtlayan mücadelelere şahit olduk. Özellikle 2010 yılında şampiyonluğu Webber de Vettel kadar hak etmişti. Lâkin RedBull’un Vettel’i savunup Webber’i üvey evlat gibi bir kenara atması sonuncunda tekrar geri gelecek gücü bulamadı.

Juan Pablo Montoya: Kolombiyalı pilot çok kısa süren Formula 1 kariyerine rağmen agresif sürüşü ve mücadelesiyle F1 izleyicilerinin akıllarında yer edinmeyi başaran isimlerden biri. 2001-2004 arasını Williams’ta , 2005 ve 2006 sezonlarını McLaren’da geçirdi. Üstün mücadelesi ve hızına rağmen şampiyonluğa o kadar da yaklaşamadı bile. F1 tarihinin en hızlı pilotları arasında olup hâlâ kırılamayan tur rekorlarının mevcut olduğunu söylemek lazm. Bir Formula 1 yarışında ulaşılan en yüksek hız rekorunun da sahibidir. 2005’teki İtalya grandprix’sinde 376 km/sa hıza ulaşmıştır.

Juan Pablo Montoya - Williams-BMW

Juan Pablo Montoya – Williams-BMW

O senelerde altında bir Ferrari olsa belki de Schumacher yerine Montoya’yı şampiyon olarak görebilirdik. Williams yılları Ferrari’nin üstün olduğu zamana denk geldiğinden şampiyonluk adına pek bir iddiası olamamıştı. McLaren Mercedes yılları da McLaren’ın düşüşte olduğu döneme denk gelmişti. Neticede; Juan Pablo Montoya şampiyon olamasa da şampiyonluğu fazlasıyla hak eden bir Formula 1 kariyerine sahip.

 

Rubens Barichello: 19 yıllık uzun kariyerinde 1 kez bile şampiyon olamayan bir başka efsane… 1993’te kariyerine Jordan’da başlayıp ilk podyumunu 1 sene sonra gördü. 1997’de Stewart’a transfer olan Brezilyalı pilot, buradaki ilk senesinde yalnızca 3 yarışta bitiş çizgisini görebildi ve bunların bir tanesinde ikinci oldu. Sonraki sene de takımın dayanıklılık sorunları devam etti ve Barichello 5 kez damalı bayrağı görebildi. 1999 senesi biraz daha parlaktı. Alınan puanlar ve podyumlar tatmin ediciydi. Yarışlarda Hakkinen ve Schumacher ile girdiği mücadelelerde kolay lokma olmadığını ispatladı. Bu gücü, Ferrari tarafından fark edildi ve 2000’de kırmızı tulumu giydi. Kendisi adına şampiyonluğu yakalamak için iyi bir fırsat olabilirdi fakat Schumacher’in üstün sürüşü karşısında pek fazla direnemedi.

Rubens Barichello

Rubens Barichello

Yarış esnasındaki ikili mücadelelerde Ferrari motoru ile birçok kez galip gelmeyi başarsa da skor tablosunda şampiyonluk hiç görünmedi. Şampiyonluğa en çok 2004 sezonunda yaklaşmıştı ama sezon sonunda takım arkadaşından 30 puan gerideydi. Başarısız geçen 2005 yılından sonra Ferrari’den ayrılarak Honda takımına geçti. Burada şampiyonluktan çok uzak 3 sene geçirdikten sonra Ross Brawn takımı satın alarak 2009’da Brawn GP’yi kurdu. Ross Brawn‘ın bu yeni projesi griddeki en hızlı otomobili getirmişti. Bu sefer de ilerleyen yaşı, genç takım arkadaşı Button’ı geçme imkanı vermedi. Bu sezon onun için ya tamam ya devam sezonuydu. En hızlı otomobilin avantajını kullanamayarak yine şampiyonluğu göremedi. 2010 ve 2011 sezonlarında Williams adına yarışan Barichello kayda değer bir başarı yakalayamadı ve 2011 sonunda emekliliğini açıkladı.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu