Üyesi olduğum Bilkent Siyaset Platformu ile geçtiğimiz günlerde özellikle 17 Aralık sürecinde adını sıkça duyduğumuz eski AKP Kütahya Milletvekili İdris Bal’a yeni kurduğu Demokratik Gelişim Partisi‘nin  genel merkezinde ziyarette bulunduk. Bu ziyarette kendisiyle bir röportaj yapma fırsatı buldum. Sadece siyasetçi kimliğiyle değil akademisyen kimliği ile de beni oldukça etkileyen bir sohbet oldu.

Sorulara gayet samimi cevaplar verip hem geçmişe hem de geleceğe dair birçok önemli açıklamalarda bulunan İdris Bal’ın yeni kurduğu partinin başarılı olup olmayacağını zaman gösterecek fakat şunu söylemeliyim ki kendisi bilgi birikimi ve siyaset üslubu ile mecliste fark yaratan bir vekil olmaya devam edecektir.
22396189

 

AKP’den ayrılma noktasına nasıl geldiniz, AKP’de sizi rahatsız eden şey neydi?

İdris Bal: Ben siyasete girerken şöyle düşündüm; bir sepette ne kadar kıymetli eşya varsa o sepet o kadar kıymetlidir.Benim için partinin adı önemli değildi isteğim şey siyasete düşüncelerimle,raporlarımla ve eleştirilerimle katkı sağlamaktı çünkü benim aynı zamanda bir akademisyen kimliğim vardı ve zannediyordum ki AKP’de bu hayal ettiğim siyaseti yapabilecektim yani AKP’nin içine girmeden önce buna elverişli bir parti imajı çizdiğini görmüştüm.

Yanılmış mısınız?

İdris Bal: Evet kesinlikle, AKP bir döneme kadar dünyanın en güzel laflarını söylüyordu; hukuk, demokrasi, çoğulculuk, Avrupa Birliği konularında oldukça pozitif yaklaşımlarda bulunuyordu durum böyle olunca ben de kendime en yakın parti olarak AKP’yi gördüm. Fakat 2010’dan sonra korkunç bir değişim başladı ve gerçek yüzünü göstermeye başladı. Ben o zaman şunu gördüm; kendi doğrularına göre devleti ve toplumu şekillendirmeye başladılar devlet kurumlarını baskı altına almaya başladılar. AKP’nin ikinci yüzünü beğenmedim ve diğer birçok arkadaşlarım seslerini çıkartamazken ben çözüm süreci, Gezi Parkı, kadın-erkeklerin aynı evde kalamaması ve dershaneler konularında eleştirilerimi dile getirmeye başladım. Benim düşündüğüm AKP de Erdoğan da böyle değildi.

Nasıl birisi Erdoğan size göre?

 İdris Bal: Ben eskiden rüyamda görsem AKP’yi ve Erdoğan’ı eleştireceğime  inanmazdım çünkü ben Erdoğan’ı garibanın yanına giden, gecekonduya gidip oruç açan, bağdaş kuran yani bizden biri gibi mütevazi kibirsiz, istişareye açık biri zannediyordum fakat içeri girince bir de gördüm ki kibirden gururdan kafası göğe değmiş sadece kendisi de değil etrafındaki herkes. Kendisi dini ve milli değerleri çok iyi kullanıyor öyle iyi kullanıyor ki şaşarsınız. Erdoğan gittiği yerlerde, yerdeki bayrakları show yapmak için alıp cebine koyuyor da neden kendi ülkesindeki karargahının bayrağı indirilirken umrunda olmuyor?

126014 (1)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geçmiş geride kaldı bugüne gelecek olursak Demokratik Gelişim Partisi adında bir parti kurdunuz, neden demokrasi ve gelişim ?

İdris Bal: Kime sorarsanız sorun Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan şey demokrasidir, hukuk hırpalanıyor, medya baskı altında bu yüzden demokrasi diyoruz. Türkiye hala gelişmekte olan bir ülke daha birçok eksiği var, mesela hızlı tren ülkemize daha yeni geldi, bu teknolojiler gelişmiş ülkelerde on yıllardır kullanılıyor eğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslayacak olursak Türkiye’nin daha çok ama çok eksiklikleri var. Demek istediğim bizim hala gelişmeye ihtiyacımız var bu yüzden adımız Demokratik Gelişim Partisi.

dgp-video-3337

Logonuz  tam olarak neyi ifade ediyor?

 İdris Bal: Bizim logomuz iftira terörüne, yolsuzluğa, hukuksuzluğa yani yanlışların tümüne dur diyor. Bakın bizim avucumuz açık biz şeffaflık diyoruz, yargı bağımsızlığı diyoruz, özgürlük diyoruz, kutuplaşmaya hayır diyoruz ve biz iddia ediyoruz ki şeffaflıktan kimse rahatsız olmaz sadece ve sadece hırsızlar, arsızlar ve yolsuzluk yapanlar rahatsız olurlar. Biliyorsunuz dostlarımızı uğurlarken arkalarından el sallarız bu yüzden aynı zamanda barışı da simgeliyor.

Nasıl bir parti olacak Demokratik Gelişim Partisi? Şu an mevcut partilerin dışında yeni kurulan da birçok parti var, sizin diğerlerinden farkınız ne olacak?

İdris Bal: Biz din üzerinden, Atatürk üzerinden, milli simgeler üzerinden siyaset yürütmeyeceğiz biz projelerimizle siyaset yapıp halka bu şekilde gideceğiz, proje siyaseti yapacağız. Biz tüm inançlara ve görüşlere saygılıyız biz tarihimizle de halkımızla da barışığız bu yüzden asla ama asla ayrımcılık yapmayacağız. Bir diğer önemli özelliğimiz ise şeffaflık ve parti içi görüşlere önem verilmesi, bakın gelişmiş demokrasileri incelediğinizde liderlerin partisi olmaz partilerin lideri olur biz tek adamlığa, tek düşünceye tamamen karşıyız. Ve son olarak da biz siyaseti zenginleşme aracı olarak görmüyoruz, biz siyaseti fedakarlık alanı olarak görüyoruz, kazancının bir kısmını havuza atıp doğruluktan uzaklaşıp zenginleşenlerin bizim partimizde yeri yok. Dürüst ve çalışkan insanları aramızda görmek istiyoruz.

Seçimlere 1 seneden az bir süre kaldı, yetişebilecek misiniz?

İdris Bal: 2015 seçimlerine girmek istiyoruz kesinlikle, hızlı bir şekilde teşkilatlanıyoruz şu an. Sokakta yürüdüğümüzde toplumun her kesiminden insan bizi durdurup arkanızdayız, yolunuza devam edin diyorlar, eğer bunları görmesek biz bu yola çıkmazdık zaten hukuk ve demokrasi flaması altında kalkınmaya davet eden bir parti olarak önümüzdeki seçimlerde başarılı olacağımızdan hiçbir şüphem yok.

Çok geniş bir seçmen profiline hitap etmek istediğinizi anlıyorum konuşmanızdan fakat hiç kırmızı çizgileriniz yok mu?

İdris Bal: Biz radikallerle, Pkk’lılarla, Pkk sempatizanlarıyla bir arada olamayız. Doğu Perinçek çizgisinde milliyetçiliği de suistimal eden insanlarla iş yapamayız. Onun dışında İslamı suistimal edip radikal terörizme yönelenlerle de işimiz olmaz.

Partinizin herkesi kucaklıyoruz politikası gittikçe kutuplaşan Türk toplumunda işe yarayabilecek mi?

İdris Bal: Türkiye’nin geldiği noktada kucaklayıcı bir vizyona ihtiyaç var, belki şu an insanlar şu ya da bu nedenden dolayı kutuplaştırılıyor olabilir ama birileri kutuplaştırıyorsa biz o kutupları kırıp insanları kaynaştırmalıyız. Ülkeyi sevmek budur, herkes fabrikadan çıkmış tuğla gibi olamaz Alevi de olabiliriz Sünni de olabiliriz ya da farklı dinlere, ekollere inanıyor olabiliriz bunlar Türkiye’nin birliğidir. Birileri Türkiye’yi kutuplaştırıyorsa biz de onlara inat kardeşlik diyeceğiz, hukuk diyeceğiz. Bunları samimi bir şekilde savunduğumuz için alternatif olarak halkımız tarafından ilgi göreceğimize inanıyorum. Biz iddialıyız bu ülkeyi yönetmeye talibiz.

AKP’nin seçimlerde başarıyla çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İdris Bal: Öncelikle AKP 17 Aralık sonrasında ikilem arasında kaldı ‘kabul edip yargı önüne mı çıkalım’ yoksa ’psikolojik savaş’ mı yapalım? Benim bildiğim Erdoğan kadrosuna ve kendisine güvense bu işin tadını çıkarırdı. Mesela 4 bakanı değil 20 bakanı feda ederdi ve ardından da halka ‘”12 yıldır biz iktidardayız içimize çürük elmalar gelmiş olabilir onlardan kurtulduk’’ derdi ve halkın alkışlarıyla %50’leri bile bulabilirdi. Bunu yapamadılar çünkü benim şahsi kanaatime göre çok ciddi bir kirlenme vardı bu yüzden psikolojik savaşa giriştiler. Bu psikolojik savaşın adına da Yahudiler, Amerikalılar ve onlarla iş birliği yapan paraleller ismini verdiler. Bu paralel meselesi Türkiye’nin yeni makkartizimidir. Köşeye bir tane kazan koydular adına paralel dediler kızdıklarını beğenmediklerini o kazanın içine atıyorlar. Kimse kaçamıyor bundan ne Chplisi ne Mhplisi hatta ve hatta Almanya cumhurbaşkanı bile kaçamıyor, biliyorsunuz kendisi de Erdoğan tarafından paralelci ilan edildi.

Neden başarılı oldular konusuna geleceksek, öncelikle bu toplumun %10-%15’i Twitter, Youtube gibi yerlerde aktif ve bu tür iddialar da oralarda paylaşıldığından dolayı halkın çok büyük bir bölümü pek ne olup bittiğini anlamadı. Daha çok televizyon ve gazetelerden takip ettiler, ki oraların çok büyük bir kısmının havuz ve yandaştan meydana geldiğini göz önünde bulundurursanız burada bir iletişim kopukluğu oldu, sizin belli iddiaları bilmeniz önemli değil halkın yüzde kaçının bildiği önemli.

 Partiniz Gülen Cemaati’nin desteği ile mi kuruldu? Hükümete yakın kanalların iddiası bu yönde?

İdris Bal: Bu ülkede Alman cumhurbaşkanına Alman imamı denildi , bu ülkede CHP’ye MHP’ye paralel denildi bu ülkede Tusiad başkanına paralel denildi lütfen öncelikle bunu göz önünde bulunduralım. Benim yerimde şu an bir ateist vatandaşımız, Yahudi vatandaşımız, Ermeni vatandaşımız bulunsaydı, partiyi o kursaydı ve de o parti ümit vaat etseydi ona da ‘’paralel yapı o kadar profesyonel ki takiyye yapıyor, görüntüyü kurtarmak için başa ateist vatandaşı, Yahudi vatandaşı koydu ama perdenin arkasında onlar yönetiyor’’ derlerdi. Bundan hiç şüpheniz olmasın aynen bu ifadeleri kullanırlardı. Ben hepsine hodri meydan diyorum, daha önce de söyledim; benim siyasete herhangi bir cemaatin, Koç Grubunun, Sabancı Grubunun ya da başka bir grubun desteği ile kontenjanı ile girdiğimi ispat etsinler ben vekillikten de istifa ederim dedim. İkincisi ben ve arkadaşlarım diyoruz ki asla ama asla irademize ipotek koydurtmayız, bu şahsımıza saygısızlıktır, milletimize saygısızlıktır ve bizi yaratana saygısızlıktır. İnsan olmanın hakkını vermek iradenize sahip olmanızla olur. Piyonlar sormadan iş göremez, ben MİT yasasından itibaren dik durmuş uyarılarda bulunmuş, rapor hazırlamış her türlü baskıya rağmen görüşümü söylemiş birisiyim.Kimse beni susup susup da dershane meselesinden ya da 17 Aralık sürecinden sonra konuşmaya başlayanlarla bir tutamaz. Ben Gezi’de de eleştirdim, çözüm sürecinde de, kadın ve erkeklerin aynı evde kalamaması mevzusunda da.

Gülen Cemaatine bakış açınız nasıl peki?

İdris Bal: Birileri benim ordumdaki, karargahımdaki bayrağı indirirken bir diğeri benim bayrağımı, Atatürk’ü, kültürümü, İstiklal Marşımı,dilimi 160 ülkeye götürüyorsa ben onları takdir ederim. Bir siyasetçi toplumun her kesimiyle diyalog halinde olmalıdır aksi durumda kucaklayıcı olamaz. İzzettin Doğanla da görüşürüm, Süleyman Efendi cemaatiyle de görüşürüm, gayrimüslimlerle de görüşürüm herkesle görüşürüm.

Kim bu ülke için bir çivi bile çakıyorsa biz onun yanındayız ama kim terör peşindeyse kim hırsızlık, yolsuzluk, yalan peşindeyse biz onun karşısındayız. Herkesle diyalog içerisinde olabilmeyi bir zafiyet değil bir meziyet olarak görüyorum, istişare ve fikir alışverişi başka bir şey emir alma talimatı uygulama başka bir şeydir bunları birbirine karıştırmamak lazım.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu