Döviz Piyasasının Yaramaz Çocuğu :Türk Lirası (2)

Bir önceki yazımda, 2013’ün sonları ve 2014’ün başları itibariyle, dolar ve euro’yu TL karşısında rekor seviyelere götüren sebepleri incelemiştim. Gelişmekte olan ülke piyasalarındaki kayıplar, 17 Aralık süreci, danışmanlık şirketlerinin değerlendirmeleri ve Merkez Bankası’nın tavrı yazının ana başlıklarıydı. Bu yazımda ise sizlere, Türk Lirası’nın ileri yönlü hareketinin sebeplerini açıklamaya çalışacağım.

 

imagesErdem Başçı’nın Ocak ayındaki son toplantıda verdiği kararlar ve Moody’s ve Fitch’in yapmış olduğu değerlendirmeler sonrası düz bir çizgide devam eden ve yön arayışında olan Türk Lirası’na, 2014 yılı uğurlu geldi diyebiliriz. Amerikan Merkez Bankası(FED)’in 2014 yılı içerisinde yayınlamış olduğu tutanaklardaki veriler ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin açıklamaları, diğer tüm gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de seyrine yön verdi. Euro bölgesindeki çalkantılar ve son olarak, Draghi’nin Haziran ayındaki olası bir müdahalenin sinyalini vermesi, gelişen ülke piyasalarının yüzünü gülümsetti. FED’in açıkladığı tutanaklarda, istihdam verilerindeki düşüş, 2015 yılı için büyüme oranlarındaki beklentinin düşmesi ve de tahvil alımlarındaki azalış sebebiyle gelişmekte olan ülkelere olan ilgi, biraz da olsa arttı. Bu sayede, Türk Lirası’ndaki Şubat ayı itibariyle başlayan yukarı yönlü hareket devamlılığını sürdürdü.

 

kırım main

Ayrıca, bildiğiniz üzere geçtiğimiz aylarda Rusya’nın Ukrayna’ya halen devam eden askeri ve siyasi bir müdahalesi söz konusuydu. Rusya’nın bu çalkantılı dönemi yatırımcılar tarafından pek de olumlu karşılanmadı. Yılın ilk çeyreğinde Rusya’dan sermaye çıkışı 60 milyar doların üstünde oldu. Geçen yılın tamamında, Rusya’dan sermaye çıkışı 63 milyar dolar olmuştu. Bankacılar, bu sermaye çıkışının yaklaşık 5 milyar dolarlık bir kısmının Türkiye’ye aktarıldığını düşünüyor. Türk Lirası’ndaki, özellikle mayıs ayındaki yukarı yönlü hareketliliğin önemli sebeplerinden birinin de bu olduğu düşünülüyor.

2014 yılının ilk çeyreğindeki bu gelişmelerden sonra, 14 Mayıs perşembe günü itibariyle, dolar ve euro’da yılın geride kalan kısmının en düşük rakamlarını gördük. Dolar/TL ve Euro/TL pariteleri, 2.06 ve 2.85’lik rakamları gördü ve haftayı 2.078 ve 2.860’la kapatarak aşağı yönlü hareketindeki istikrarını sürdürdü. Mayıs ayının son haftasında, Dolar/TL ve Euro/TL tekrar yükselişe geçip 2.12 ve 2.89’luk rakamlara çıktı. Bu ani yükseliş, piyasayı biraz tedirgin etse de son AMB toplantısında faizi -0.10’a çeken Mario Draghi gelişmekte olan ülke piyasalarının ekmeğine yağ sürdü diyebiliriz. Açıklamanın hemen ardından 6 Haziran itibariyle Dolar/TL ve euro/TL,  yaklaşık %1’lik kayıplarla, haftayı 2.07 ve 2.83’lük değerlerle kapattı. Umarız yıl boyu bu istikrar sürer ve TL, dolar ve euro karşısında kaybettiği itibarı eskisinden daha iyi seviyelere çeker.

AMB -> Avrupa Merkez Bankası

resimler için ->

 -http://www.tcmb.gov.tr/evds/pgm/dovef/satimyeni.html

-http://www.bloomberght.com/piyasa/USDTRY%20Curncy

-http://www.zamgeldi.com/page/2

-http://www.wadsam.com/eurozone-crisis-ecb-unveils-bond-buying-plans-1121/

-http://www.aljazeera.com.tr/haber-analiz/ukraynada-kim-ne-istiyor

 

Önceki Yazı ->

Döviz Piyasasının Yaramaz Çocuğu: Türk Lirası (1)

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu