Türkiye Basketbol Ligi’nde Final Heyecanı Başlıyor

Türkiye Basketbol Ligi’nde play-offlarda damalı bayrak göründü. Önce çeyrek finalde Türk Telekom’u, ardından yarı finalde Trabzonspor Medical Park’ı geçen Anadolu Efes ile Banvit’i ve Euroleague’de final four oynayan Fenerbahçe Ülker’i saf dışı bırakan Pınar Karşıyaka arasındaki final serisi bugün saat 20.00’da Abdi İpekçi Spor Salonu’nda başlayacak ve 4 galibiyete ulaşan takım sezonu şampiyonlukla noktalayacak. Şimdi de takımların bu noktaya nasıl geldiklerini ve final serisini kısaca değerlendirelim:

ANADOLU EFES CEPHESİ

Euroleague’de çeyrek finalde Real Madrid’e elendikten sonra lige yoğunlaşması gereken Anadolu Efes bunu büyük oranda başarmış gözüküyor. Çeyrek finalde Ankara’da aldığı yenilgi ile taraftarlarını biraz heyecanlandırsa da saha avantajını kullanarak Türk Telekom’u rahat geçen Ivkovic’in öğrencileri, yarı finalde de, çeyrek finalde sezonun istikrarlı takımı Darüşşafaka Doğuş’u sürpriz biçimde eleyen Trabzonspor Medical Park ile karşılaştı. Kendi sahasındaki ilk 2 maçı kazanarak deplasmana gitmeden önce avantaj yakalayan Efes, Trabzon’daki maçta da dönem dönem zorlansa da maç sonunda tecrübesini konuşturarak galip geldi ve 3-0 ile finale ilk yükselen takım oldu.

Anadolu Efes'in kilit oyuncuları Janning Lasme ve Cedi bir arada.

Anadolu Efes’in kilit oyuncuları Janning Lasme ve Cedi bir arada.

Anadolu Efes’in form grafiğinde sezon sonuna doğru gözlemlediğimiz yükselişin en önemli sebebinin; takımın sezonun başarılı olduğu dönemlerde doğru yaptığı şeyleri hatırlaması olduğunu söyleyebilirim. Kendisini Euroleague’de de TBL’de de önemli galibiyetlere taşıyan savunmasını play-off ilerledikçe daha iyi uygulayan ve hücumda tıkandığı dakikalarda savunması ile ayakta kalan Anadolu Efes’in bu noktaya gelmesindeki en önemli faktörün Ivkovic’in takım düzenlerini daha iyi oturtması ve sahada çoğunlukla enerjisi yüksek oyuncularla yer alması olduğunu söyleyebilirim (Bu amaçla takımın jokeri olan Milko Bjelica’dan vazgeçmesi önemli bir karar oldu).  Final serisinde de Anadolu Efes’in Pınar Karşıyaka’nın kilit oyuncularını (başta Dixon ve Palacios) olmak üzere iyi savunması ve tempoyu düşürebildiği kadar aşağı düşürerek Pınar Karşıyaka’yı set hücumuna zorlaması gerekiyor. Bu noktada da Efes’te oyun kurucular Heurtel ve Janning’in tempoyu kontrol etmesi, Draper’ın ve zaman zaman da Doğuş’un Pınar Karşıyaka’nın beyni olan Dixon’u durdurmaları gerekiyor. Pota altında da Karşıyaka’nın atlet uzunu Palacios’un savunması konusunda ona yakın tarzda bir uzun olan Lasme’ye büyük görev düşüyor. Ivkovic’in de sezon boyunca kanaatimce vermesi gerekenden fazla süreyi verdiği, hücumda zaman zaman katkı yapsa da savunma anlamında takımı bir adım geriye götüren Krstic’e verdiği süreyi azaltıp onu çoğunlukla Karşıyaka’da Cemal Nalga’nın oyunda olduğu dakikalarda kullanması mantıklı olacaktır. Özetlemek gerekirse; Anadolu Efes’in şampiyonluğa giden yolu sert savunma yapıp Pınar Karşıyaka’ya sevdiği açık alanı vermemekten ve rakibin kilit oyuncularını yavaşlatmaktan geçiyor.

PINAR KARŞIYAKA CEPHESİ

28 yıl aradan sonra finale yükselen Pınar Karşıyaka ise çeyrek finalde Banvit’i saha avantajını kullanarak 2-1 ile geçerken yarı finalde de Euroleague’de Final-Four oynayarak büyük bir başarıya imza atan, ancak Final-Four’dan sonra deyim yerindeyse “kontağı kapatan” Fenerbahçe Ülker ile karşılaştı. Serinin ilk maçında rakibini İstanbul’da uzatmada mağlup ederek saha avantajını ele geçiren İzmir temsilcisi, İzmir’e 1-1 lik skorla geldi. 3.maçın büyük bölümünü domine eden taraf Karşıyaka olurken Fenerbahçe Melih Mahmutoğlu’nun üç sayılık basketleri ile önce maçı uzatmaya götürdü, ardından da uzatmada kazanma noktasına getirdi. Ancak 14 saniye kala son top savunmasında Obradovic’in anlaşılmaz biçimde sahadaki tek uzun olan Oğuz Savaş’ı kenara alması ve maç boyunca hücum ribauntlarında başarılı olan Karşıyaka’ya ribaund davetiyesi çıkarması sonucunda Karşıyaka son topta iki hücum ribaundu ile sonuca gidiyor ve finale çıkmasına sadece bir galibiyet kalıyordu. 4.maçta da 3.maçın benzeri şekilde Fenerbahçe’nin “ruhsuz” oyunu karşısında hırslı oyunuyla sahada bütün istediklerini uygulayan ve seyircisiyle bütünleşerek aldığı farklı galibiyet ile finale çıkan Karşıyaka uzun yıllar sonra final oynayacak olmanın coşkusunu yaşıyor. Karşıyaka’nın final yolculuğunu tamamlamadan önce son bir parantez de Fenerbahçe serisindeki hakemlere açmak istiyorum. Seri boyunca özellikle İzmir’deki maçlarda hakemlerin takdir haklarını düzenli olarak Karşıyaka’dan yana kullandığını ve Karşıyaka’nın zaman zaman normalin üzerine çıkan sertlikteki savunmasına izin verirken Fenerbahçe’nin en ufak sertliğine düdük çalmaları pek de anlaşılır değildi. Ancak kabul etmek gerekir ki, hakem kararlarının Fenerbahçe’nin mağlubiyetine ya da oyununa bir bahane olması imkânsız, bir Fenerbahçeli olmama rağmen Karşıyaka’nın daha doğru basketbol oynadığını ve sezonu kafasında bitirmiş rakibine göre finali daha çok istediğini, finale çıkmayı sonuna kadar hak ettiğini söylemeliyim.

Fenerbahçe'yi 2.maç hariç sürklase eden Pınar Karşıyaka oyuncuları, final sevincini seyircisiyle kutluyor.

Fenerbahçe’yi 2.maç hariç sürklase eden Pınar Karşıyaka oyuncuları, final sevincini seyircisiyle kutluyor.

Pınar Karşıyaka’nın oyun tarzı sete sette genel olarak Dixon’un organize ettiği hücumlarda hızlı set temposu ile bulunan dış şutlara dayanıyor. Giren çıkan hemen hemen her oyuncunun dış şut tehdidi olması Karşıyaka’yı oldukça tehlikeli bir takım haline getiriyor ve rakiplere ciddi eşleşme problemleri yaratıyor. Hücumdaki gücünün önemli kısmını Dixon-Palacios-Gabriel-Diebler yabancı dörtlüsünden alan Karşıyaka’da hem tehlikeli bir şutör olan, hem de gerektiğinde tempoyu yükseltebilen Bobby Dixon ile sert savunması-dış şut özelliği ve atletikliğiyle komple bir pivot olan Palacios ayrı bir övgüyü hak ediyor. Fenerbahçe serisinde mücadele ve takımı ateşleme noktasında önemli rol olan ve Ufuk Sarıca’nın da seri ilerledikçe daha çok güvendiği Erkan Veyseloğlu ve Soner Şentürk de serinin kilit oyuncularından. Şut atan bir uzun olan ve Fenerbahçe serisinde özellikle ilk maçta rakibe zor olan yaşatan Barış Hersek de formda olduğu takdirde Kaf-Kaf’ın başka bir kozu. Özetlemek gerekirse; Karşıyaka kendi oyun tarzını Anadolu Efes’e ne kadar kabul ettirebilirse, tempoyu olabildiğince arttırıp maçları yüksek skorlarla bitirebilirse şampiyon olma şansı artacaktır. Aksi takdirde, Anadolu Efes’in seriyi son maça dahi bırakmadan galip geleceğini düşünüyorum.

Türkiye Basketbol Ligi’nde final serisi bugün akşam 20.00’da Abdi İpekçi’de oynanacak maçla başlayacak. İki takıma da başarılar derken hak edenin kazanacağı bir seri olması dileğiyle.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu