Kahve lekeleri, kurumuş çiçekler… Evin içinde, bir yerlerden tanıdık gelen bir geçmiş kokusu… “Yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, tırnaklarıyla düzeltemiyor insan” demişti Didem Madak. Bu satırları okuduktan sonra kitaplarımın arasında çikolata kağıtları biriktirmeye başladım. Bazılarının üzerinde gecenin bir yarısı akla gelen dizeler… Ara sıra kitaplığımdan hiç okumadığım bir kitap çıkarıyorum. İçinden kurumuş, küçük kır çiçekleri
Devamı