140920-kobani-0738_1906d66592adacc6100a5b5a510620b8

Şüphesiz ki Türkiye günümüze gelinceye kadar büyük badireler atlattı, çamurlara saplandı, çıkarmak seneler sürdü. Nitekim, Türkiye’nin istikrar ve gelişiminde farklı desenlerden oluşan milyonlarca insanın emeği mevcut. Bu münasebetle onu tehlikeye atma mevzuuunda hassasiyetle durulması elzemdir.

fft81_mf2278544Kobani’nin düşmek üzere olduğu şu saatlerde, son yüzyıldaki en tehlikeli ve en acımasız terör gruplarından biriyle sınır komşusu olmanın eşiğindeyiz. Söylenecek her sözün, atılacak her adımın manaları tarihe geçecek nitelikte. Tezkerenin çıkması tartışıladursun, Suriye ve Irak gibi ülkeleri ayakta tutan tüm dinamikleri yerle bir olmuş bir coğrafya; Türkiye’yi onlarca yıl geriye götürebilecek tüm özelliklere haiz. Her yönüyle güneydoğu komşularımız, Türiye’nin Afganistan’ı veya Vietnam’ı olmayı, Türkiye’nin var olan enerjisi ve kaynaklarını tüketmeyi bekliyor.

Şimdiden Suriye’nin yeniden imarının maliyeti 80 milyar doları buluyor. Kaldı ki, Suriye halkının yüzleşmek zorunda kaldığı psikolojik travmanın tedavisi yüzyıllar sürek gibi duruyor. Sayıları 2 milyona yaklaşan Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkemize maliyeti resmi kaynaklara gore 10,2 milyar lirayı çoktan aştı. Mülteci sayısı doğumlar ve devam eden göçler neticesinde 2015 sonunda 3 milyonu aşacağı tahmin ediliyor.

A Syrian refugee holds a baby in a refug...A Syrian refugee holdBazı yorumcuların söylemlerinde bu sığınmacıların akrabalarımız olduğu, yarım ekmeğimizi onlarla bölüşebileceğimiz ifade ediliyor. Edebi planda kulağa hoş gelen bu sözlerin ne yazık ki reel dünyada pek geçerliliği yok. Avrupalı ülkelerde mültecilik ve doğal afetlerde fonlar oluşturulur ve problemden kaynaklanan ekonomik yük topluma eşit paylaştırılır. Türkiye için ise sistemli bir politikanın varlığı dahi tartışmalı bir konu. Dolayısıyla ekonomik yük böyle yorumlar yapan insanların değil, dar gelirli ailelerin üzerine biniyor.

Savaştan belki de canını zor kurtarmış, sadece karnını doyurmanın peşinde koşan mülteciler, istihdam alanlarını hızla kapatıyor ve özellikle güneydoğu şehirlerinde işsizlik hızla artıyor. İşsizlik oranı artmakla kalmıyor, mevcut mesleklerin maaşları da hızla düşüyor.

Dahası mültecilerin talebe fazla yüklenmesi, arza katkılarının ise sınırlı olması bölgesel enflasyonu yükseltiyor. Böylelikle yoksul kesimin gelir-gider dengesi derinden sarsılmış oluyor. Bu açıdan mevcut savaş ve istikrarsızlığın bir sure daha hesaba katılarak, Türkiye’nin acil olarak sığınmacılara istihdam sağlamalıdır. Dünya tarihindeki geçmiş deneyimlerden ders alınarak en verimli yöntemlere başvurulması gerekiyor. Aksi takdirde her sığınmacı yalnızca Türk ekonomisine değil birlik ve beraberliğimize de gölge düşürecek. Hamiyetperver Şanlıurfa ve Kahramanmaraş halkının tepkileri bu probleme de tercüman oluyordu.

Bazılarının “IŞİD Zamları” şeklinde yorumladığı zamlar gündemimizde yer bulmaya başladı bile. Elektrik ve doğalgaza yapılan %9’luk zam da bunlardan sadece biri. Türkiye başka bir bölgeden kaynak bulamazsa mültecilerin yükü kaldırılamaz bir hal alacaktır.

turkeytankskobaniBütün bunların yanında tezkere gibi ekstra bir yük ekonomimiz üzerine yüklenecek. Zannediyorum ki ne hükümetimiz, ne de müttefiklerimiz Suriye’ye girdiğimizde neyle karşılaşabileceğimizi veya soruna nasıl bir çözüm oluşturabileceğimizi tahmin etmekten uzak. Henüz tezkerenin teknik konuları belirlenmiş olmasa da uluslararası destek veya uluslararası bir örgütün şemsiyesi altında olmaksızın gerçekleştirilecek bir operasyon başladığı anda ekonomimizin buna tepkisi çok sert olabilir.

Askeri harekatların çok masraflı olduğu su götürmez bir realite. En temel olarak, bir saat havada kalan savaş uçağının harcadığı yakıtın maliyeti 50-100 bin lira aralığında. Bu maliyete cephane de dahil değil.

salih-muslim-pyd

Önceki günlerde PYD başkanı Salih Müslim, Türkiye’nin PYD’ye silah geçişini engellediğini itham etmiş, ardından gizlice Türkiye’ye getirilmişti.

Son olarak değinmeye çalıştığım yüklere bir de kriminal etkileri eklemek gerekir. Eğer bir dış harekat olarak başlayan sureç içerisinde çatışmalar sınırımızın içine taşınırsa bu bir iç savaşa dönüşebilir. Son günlerde hükümetin PKK özelindeki yorumların değişmesi, PKK’nın bu konuda istekli olduğunu ve Türkiye’yi böyle bir bataklığın içine çekmeye gayret ettiği yorumlarına sebep oluyor.

Peki yapılması ve yapılmaması gerekenler nelerdir? Öncelikle IŞİD kesinlikle küçümsenmemelidir. Çünkü böyle bir askeri müdahalede harcadığınız maliyet çoğu zaman elde ettiklerinizden daha ehemmiyetlidir. Karşınızdakilere ağır kayıplar yaşatabilirsiniz, ancak ne bedeller ödediğimiz daha önemli olacaktır.

İkinci olarak, bütün bölge coğrafyasıyla olan ilişkileri tekrar hareketlendirmek gerekiyor. Üretilecek yeni bir düşmanın varlığı bu süreçte yapılmaması gereken şeylerin başında geliyor. Şam ve Bağdat ile yıkılan köprüler yeniden kurulmalı, Tahran, Riyad ve Kahire ile sorunlar giderilmelidir. Avrupa Birliği üzerindeki olumsuz Türkiye algısı kırılmalı, seneler içerisindeki kazanımlar neo-ittihatçı zihniyetin şahsi düşmanlıklık ve fantazilerine feda edilmemelidir.

ahmet-davutoğlu-türk-bayraği

Bu dönemde Başbakan Davutoğlu’ndan beklenen bakanlığının ilk yıllarındaki dinamizmi değişen bölgesel şartlara göre revize etmesidir.

Özgüvenli bir dış politika istiyor, bütün bir bölgeyi kucaklamak istiyorsak bunun sadece beyan kuvvetiyle gerçekleşmeyeceğini bilmek gerekir. Ustaca politikalar üretilmeli, tedbirli ve mütedeyyin davranmanın pısırıklık ve korkaklık olmayacağını kabullenmek gereklidir.

Son olarak öncelikli hedefin göç dalgasını sonlandıracak, en azından hafifletecek tedbirler almak olmalıdır. Bu politikaları sistematik hale getirecek bir Mülteci Bakanlığı’nın kurulması zorunlu hale gelmiştir. Yükün uluslararası örgütlerle paylaşımı, sınırın ötesinde güvenli adacıkların oluşturulması gibi seçeneklerin içi doldurulmalıdır.

Unutulmamalıdır ki IŞİD özelindeki bölgesel yıkım karşısında Türkiye savaş dışında tutulamaz ve büyük tehlikelerden uzak kalmayı beceremezse, hayallerini kurduğumuz ekonomi, sağlık ve eğitim alanlarındaki mefkurelerimizi toprağa gömme riskiyle yüzleşebiliriz.

 

 

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu