Sera Tokdemir: Bilkentli Olmak Ayrıcalıktır

Bilkent’i en iyi şekilde temsil eden ve gurur kaynağı olan mezunlarımızdan Sera Tokdemir’e sorduk. Kendisi de yoğun çalışma temposu içinde fırsat bulup sorularımızı yanıtladı. Sera Tokdemir’e ve siz GazeteBilkent takipçilerine teşekkür ediyoruz. Keyifli okumalar.

sera_02

Sera Tokdemir Hakkında

11 Nisan 1981 yılında hayata gözlerini açan Sera Tokdemir, üniversitemizin Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu (TOMYO) mezunudur. Oyunculukla ilgili çalışmalarına Zirve Sanat Merkezi’nde tiyatro, şan ve diksiyon eğitimi alarak başladı ve ilk tecrübesini tiyatroyla yaşadı. 2009 yılında Ayla Algan yönetiminde Plato Film Okulu’nda  oyuncu yönetimi, beden dili, dublaj, sinema-dizi-reklam oyunculuğu eğitimi aldı. Birçok dizi ve film projesinde yer alan Sera Tokdemir’in çalışmalarının bazıları film kategorisinde Aşk Geliyorum Demez, Çakallarla Dans, Bana Bir Soygun Yaz ile Su ve Ateş; dizi kategorisinde ise Kanıt, Hayat Devam Ediyor, Ben de Özledim ve şimdilerde rol aldığı Analı Oğullu dizisidir.  

 

Soru-Cevap

GazeteBilkent: Neden Bilkent’i tercih ettiniz? Özellikle de TOMYO’yu.

Sera Tokdemir: Bölüm olarak özel bir tercih değildi; okulda çalışkan bir öğrenci olmama rağmen, sınavlara hazırlık aşamasında biraz tembellik ettiğim için çok da yüksek olmayan puanımla seçebileceklerimin içinde ilk tercihimdi. Kabul edildikten sonra COPE sınavlarında yakaladığım başarıyla hazırlığı atlayarak kendimi bir anda kampüste buldum. İyi ki de buldum.

GazeteBilkent: Bilkent’te unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Sera Tokdemir: Bilkent’te yaşadığım hiçbir şeyi unutmadım ki… İlk aklıma geleni paylaşayım yine de. Doğu kampüs, nizamiye yakınında her zaman köfte yediğimiz bir köfteci minibüsü vardı. Bir gün sabaha karşı, yurttaki oda arkadaşımı yoğun yağan kara rağmen ikna edip köfteciye sürüklemiştim benimle birlikte. Çok geç olduğu için yurttan gizli gizli çıkmıştık ve geri dönememiştik. Odeon’un ilk mezunlarından olmak, hep sakladığım şeref belgem ve yıllığım da güzel birer anı benim için.

GazeteBilkent: Mezun olduktan sonra okuduğunuz bölüm dışında, Bilkent’in size kazandırdığı birtakım artılar olduğunu düşünüyor musunuz? Bir başka deyişle “Bilkentli” olmak size ne gibi avantajlar sağladı? (sosyal hayat, arkadaşlar, vizyon vb.)

Sera Tokdemir: Bilkent, hem eğitim hem kampüs olarak dünya üniversiteleri arasında çok iyi bir yerde ve bu ailenin bir bireyi olmak her zaman mutluluk ve gurur verici. “Bilkentli olmak ayrıcalıktır.”

GazeteBilkent: Bu alanda çalışmaya nasıl karar verdiniz? Serüveniniz nasıl başladı?

Sera Tokdemir: Üniversiteden sonra tiyatro eğitimi almıştım. O yıllarda evlenince, anneliğe başladım ve ne lisansını yaptığım Turizm’le ne de oyunculukla ilgili herhangi bir girişimde bulunmadım. Boşandıktan sonrasında, kamera önü eğitimi almaya başladım ve eğitimimin ikinci ayında gelen teklifle oyunculuk serüveni başlamış oldu.

GazeteBilkent: Biz izleyiciler hep ortaya konan ürünle muhatabız. Bu işin arka planında gene olarak ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Sera Tokdemir: Sabah­la­ra ka­dar, sı­cak so­ğuk demeden, hastalansak dahi setlerde olabilmeliyiz. Kamera arkasında ve önünde ciddi bir emek var. Yaşadığım hiçbir şeyi zorluk olarak görmüyorum. Hepsi bir sonraki adıma giden bir adım benim için ve her bir adım kendi içinde yol alıyor gibi. Her meslekte yaşanan zorluklar kadar mutlaka oluyordur ama mühim olan çözüm yolu bulmak ve belki ondan da öte çözüm yollarının olduğuna inanmak.

GazeteBilkent: Böyle büyük projelerde rol alırken aynı zamanda anne olmanın verdiği birtakım sorumluluklara sahipsiniz. Bu yönden zorlandığınız zamanlar oluyor mu?

Sera Tokdemir: Hiç olmuyor. Oğlum Boran çok olgun ve anlayışlı bir çocuk. Birçok anne çalışma hayatının içinde ve çocuklarımızla bu dengeyi kurmak, kısa ama kaliteli geçirilen zamanlarla mümkün olabiliyor. Ve tabi ki Boran’ın yanında olamadığım zamanlarda annemin ve ailemin özverili emeği, sevgisi belki de var olabilecek zorlanmaları en aza indiriyor.

GazeteBilkent: Eski bir tiyatro oyuncusu da olarak, dizi ve tiyatro oyuncusu olmak arasında bahsedildiği kadar da büyük farklar var mı?

Sera Tokdemir: Seyirciyle bire bir iletişim halinde olduğumuz için tiyatronun anlık he­yecanı, ha­ta af­fet­mez­li­ği, al­kı­şı var. Kamera oyun­cu­lu­ğu­ da hiç kü­çüm­se­ne­cek bir ye­te­nek değil. De­vam­lı­lı­ğı olan pro­je­ler­de tu­tar­lı bir ka­rak­ter ya­rat­mak ve düzenli olarak insan­la­rın ev­le­ri­ne mi­sa­fir ol­mak da ayrı bir heyecan.

GazeteBilkent: Geleceğe yönelik ne gibi planlarınız var? Ben de Özledim ekibiyle bir proje daha düşünür müsünüz?

Sera Tokdemir: Hayallerim her zaman var ama planla yaşayan biri değilim. O an içinde olduğum projeye odaklanarak,maksimum fayda sağlamaya çalışıyorum. Şu an, BKM’nin yapımcılığını üstlendiği Analı Oğullu dizimizin çekimlerine devam ediyoruz. Sonrasında kısmetimde ne var ben de henüz bilmiyorum. Hayırlısı olsun.

 

GazeteBilkent ekibi olarak değerli mezunumuza mutlu ve başarılı bir kariyer diliyor, sorularımızı samimi bir şekilde cevapladığı için tekrardan teşekkür ediyoruz.
sera_10

Leave a Reply

3 comments

  1. Entel Adam

    Anladığım kadarıyla başka mezun kalmadı. Dönüp dolaşıp aynı kadını haber yapıyorsunuz.

  2. Yasin Bilen

    Önceki yazı bilgilendirme niteliğindeydi bu ise röportaj şeklinde. Sanırım dönüp dolaşıp yazmak böyle olmaz. Başka mezunlarımızla yazılarımız elbette var. Mezunlar bölümüne bakarsanız görebilirsiniz. Ayrıca önerileriniz varsa mail yoluyla bildirebilirsiniz. Teşekkürler.

  3. Entel Adam

    Cevap yok ama laf sokma çabası var. Ne diyeyim, bence siz bir bakın mezunlar bölümüne.

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu