Rus Siyasetinin Dinamikleri: Neo-Avrasyacılık

“Rusya bir Avrasya ülkesidir.” Vladimir Vladimiroviç Putin

Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin

Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin

Avrasyacılık fikri; 20.yüzyılın başlarında ortaya çıkan, temelde Rusya’nın Batı’ya ait olmadığını savunan bir görüştür. Avrasyacılığın iki önemli evresinden birisi olan “Klasik Avrasyacılık”, medeniyet tasavvurunda Asya kültürüne yakın fakat Roma-Germen kültürüne muhalif bir tablo çizmiştir. Yani bazı düşünürlerin iddia ettikleri gibi Rusya Federal Devleti’nin Roma-Germen İmparatorluğu’nun varisi olduğu tezini şiddetle reddetmektedirler. Klasik Avrasyacılığın en önemli temsilcilerinden birisi olan Gumilyev’in “Rusya eğer kurtulacaksa bu ancak Avrasyacılık sayesinde ve onun bir Avrasya devine dönüşmesi sayesinde olacaktır.” sözü, bu ideolojinin devlet için tek çıkış noktası olduğunun vurgusudur.

1920’lerde yaygınlaşan Klasik Avrasyacılık düşüncesi, Trubetskoy’un ifadesiyle hayat tarzı ve kültür bağlamında Rusya’nın en büyük düşmanının Roma-Germen kültürü olduğunu söyleyerek Batı’ya karşı katı bir tutumun olduğunu ifade etmektedir. Buna göre, Rus toplumunun bundan bir an evvel kurtulup dönüşmesi elzemdir. 20.yüzyılın başlarında kendisini kültürel ve toplumsal alanda daha çok hissettiren bu fikir, “Neo-Avrasyacılar” zamanında politika alanında da kendisini hissettirmiştir.

Bugün ise Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in temel yönetim felsefesi bu fikre dayanmaktadır. Putin’in, dış politikada önceliğini eski Sovyet bölgeleriyle entegrasyon olarak açıklaması bunun en önemli göstergesidir. Bu doğrultuda bir ‘Avrasya Birliği’nin kurulması hedefini 1994’te Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, 2003’te ise Putin dile getirmiştir. Bu doğrultuda atılan adımlara bakıldığında fikrin somutlaşma süreci daha net görülebilir. “Rusya bir Avrasya ülkesidir.” sözü ile fikrini oldukça açık bir şekilde dile getiren Putin’in dönemindeki en önemli uygulamalarından birisi; 2011 yılında Rusya, Kazakistan ve Belarus arasında imzalanan Gümrük Birliği anlaşması ile gümrük kontrol noktalarının kaldırılmasıdır. Hatta Vladimir Putin bu anlaşmayı, 1991 yılı Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra bu coğrafyadaki en önemli gelişme olarak yorumlamıştır. Daha sonra Kırgızistan da Gümrük Birliği anlaşmasına dâhil olmuştur. Bölgedeki ikinci önemli gelişme ise Tek Ekonomik Alan (TEA) uygulamasıdır. Rusya, Kazakistan ve Belarus arasında 2012 yılında imzalanan TEA, bölgedeki ekonomik entegrasyonu, sermaye ve işgücünün bu coğrafyada serbest dolaşımını önemli derecede pekiştirecek bir uygulamadır.

Siyasi ilişkiler açısından düşünüldüğünde ise Neo-Avrasyacılık fikri, Rusya Devleti’nin yayılmacı hamlelerine meşruiyet zemini kazandırabilmek ve bölgedeki alan hâkimiyetini tekrar kazanabilmek için savunduğu bir ideoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu minvalde, uzun vadede kurulacak bir “Avrasya Birliği” temel amaçtır. Eski Sovyet coğrafyasındaki ülkelere öncelik verilmesine rağmen; Putin, Avrasyacılık fikrinin Sovyetler’e geri dönüş olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan tarzda açıklamalar yapmıştır. Ayrıca Putin, bundan tam 5 yıl önce (4 Ekim 2011) “İzvestiya” gazetesinde yayımlanan bir makalesinde “Avrasya Birliği”nin özgürlük, demokrasi ve liberal ekonomi değerleriyle örtüşeceği mesajını vererek, bu birliğin “Büyük Avrupa’nın” bir parçası olacağını ifade etmiştir. Bu açıklamalarla Putin, bölgedeki Avrupa ve Batı yanlısı hamleleri ile bilinen Ukrayna ve Gürcistan’a da mesaj göndermiştir.

Avrasyacıların emellerinin sunulduğu Rusya merkezli Avrasya Devleti haritası.

Avrasyacıların emellerinin sunulduğu Rusya merkezli Avrasya Devleti haritası.

Neo-Avrasyacılık ideolojisi 1990’lardan bu yana etkili olan ve “Büyük Avrasya Devleti” gibi bir ideali olan düşüncedir. Merkezine Atlantik karşıtlığını koyan düşüncenin temsilcilerinden bazıları, Klasik Avrasyacılar’ın düşüncelerine zıt bir şekilde Avrupa ile ilişkileri geliştirme taraftarıdır. Hatta ve hatta Moskova-Berlin-Paris hattının kurularak işbirliğine gidilmesi gerektiğini söyleyen Neo-Avrasyacılar da vardır. Teorik olarak ılımlı ve yumuşak olan bu düşünceye bölgedeki güven, Gürcistan ve özellikle Kırım müdahalesinden sonra yitirilmiştir. Pratik olarak incelendiğinde, Rusya’nın tavırları 70 yıl hâkimiyeti altında tuttuğu bu topraklara tekrar hükümran olma gibi hülyaları barındırıyor. Bu hülyaların altında ise somut olarak “Büyük Avrasya Birliği” yatmaktadır.

Kaynakça

HAS, K. (2011, Kasım 16). USAK: www.usakgundem.com adresinden alındı

HAZIR, Ü. N. (tarih yok). Rus Siyasal Hayatında “Neo-Avrasyacılık”. Akademik Perspektif.

KARABAĞ, M. (2009, Ocak 27). BİLGESAM. http://www.bilgesam.org/incele/1075/-beyaz-rusya-ile-olan-iliskiler-orneginde-moskova%C2%92nin-h%C3%A2kimiyet-kurma-savasi/#.VC6tvMt_sbw adresinden alındı

KARABAĞ, M. (2009, Mayıs 20). Rus Emperyalizmi İçin Yeni Bir İdeoloji: Neo-Avrasyacılık. BİLGESAM: http://www.bilgesam.org/incele/1071/-rus-emperyalizmi-icin-yeni-bir-ideoloji–neo-avrasyacilik/#.VC6kMst_sbw adresinden alındı

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu