Nükleer Anlaşma İran’ın Zaferi Mi?

2bdbb7d09464461da4e5d1e78e52d2dd_18İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi 5 ülke ve Almanya (5+1 ülkeleri) arasında uzun zamandır sürdülülen nükleer müzakerelerinde sonuca varıldı.

İki haftalık görüşme maratonundan çıkan olumlu sonucu AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ortak basın toplantısıyla dünyaya duyurdu. Anlaşmadaki temel maddeler İran’a uygulanan çeşitli yaptırımlar ve ambargolar kaldırılacağını öngörüyor. Dünyanın en büyük 4. petrol rezervine ve en büyük 2. doğalgaz rezervine sahip İran’a bu alanlarda uygulanan ambargolar da kalkmış olacak. İran hava taşımacılığı sektörüne, merkez bankasına ve devlet petrol şirketine yıllardır uygulanan yasaklar da yürürlükten kaldırılacak. Ancak Birleşmiş Milletler’in uyguladığı silah ambargosu beş yıl, füze ambargosu ise 8 yıl daha devam edecek.

Anlaşmanın Nükleer Boyutu

iran_nuclear_scientistOrtak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak adlandırılan anlaşmaya göre İran, gelecek 10 yıl süresince nükleer alanda AR-GE çalışmalarına devam edebilecek ancak 15 yıl boyunca sahip olduğu uranyumu rezervini, nükleer silahlar için kritik seviye olan %3,67’nin üzerinde zenginleştiremeyecek.

Zenginleştirme sürecinde de İran, sadece düşük verimli eski nesil santrifüjleri kullanabilecek. Santrifüj araştırmalar denetlemeler eşliğinde yapılabilecek. 15 yıl boyunca yeni ağır su reaktörü veya zenginleştirme tesisi inşa edemeyecek. Anlaşmanın yürürlükte kaldığı sürece Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da denetleyici olacak ve hakem rolünü üstlenmiş olacak.

Sahip olduğu 10 ton zenginleştirilmiş uranyum stoğunu 300 kilograma inderecek olan İran, ağır su reaktörlerini de hafif su reaktörlerine çevirecek. Özetle İran’ın nükleer programı 10-15 yıl süreyle frenlenmiş oluyor, ki karşılığında İran dünya pazarına açılma ve dünya siyasetine entegre olma fırsatını elde etmiş oluyor.

İran’ın Kapıları Yabancı Yatırımcıya Açılıyor

Yaptırımların kaldırılması ve ticari faaliyetlerin başlaması için öncelikli olarak İran’ın bazı koşulları yerine getirmesi gerekiyor ve bütün bunların ne zaman gerçekleşeceği bilinmiyor.Ancak her ne kadar nükleer anlaşma, yabancı şirketlerin İran pazarında hemen ürün satmaya başlayabilmesi anlamına gelmese de dünya devi şirketler İranlı distribütörlerle görüşmeye başlamış durumda. Apple, Boeing, General Electric gibi tanınmış şirketler bu pazara girmek için görüşmeler başlatanlar arasında.

Ekran Resmi 2015-07-31 15.57.03Anlaşmanın hemen ardından Avrupalı bakanlar da İran’a akın etmeye başlamış durumda. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ile Almanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel İran’ı ilk ziyaret edenler arasında. İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond de geçtiğimiz günlerde İran ziyaretinin yakın zamanda gerçekleşeceğini duyurdu.

Nüfusu 77 milyona ulaşan İran, anlaşmayla birlikte dünya bankalarında rehin tutulan 100 milyar dolarına da kavuşmuş olacak. Kapıların açılması İran’ı cazibe merkezine dönüştüreceği ortada. Ancak daha şimdiden İran bu parayı nereye harcayacağını düşünüyor. Nitekim doğrudan yatırıma harcanan nakit, ülkeyi hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon içerisine de sokabilir.

Türkiye Boyutu

Bundan 5-6 yıl önce Türkiye, İran Nükleer Krizi’nin kilit ülkelerinden biriydi. Batı da İran da Türkiye’nin gözünün içine bakardı. Bugün ise nükleer meselesi anlaşmaya bağlanıyor ve ortada Türkiye yok. Hatta Türkiye’nin adı bile geçmiyor. Daha da ötesi İsrail’in, Suudi Arabistan’ın ve diğer bölge ülkelerinin tepkilerini merak eden kamuoyu, Türkiye’nin anlaşmaya dönük açıklamalarını merak bile etmiyor. Bu da bize gösteriyor ki İran bölge politikalarında yükselirken Türkiye yıldızı sönen, etkisi her geçen gün azalan bir ülke olmuştur.

Anlaşmanın İran açısından en heyecan verici kısmı bu ülkeye dönük ekonomik yaptırımların ve engellemelerin sona erecek olması. Böylece İran tıpkı Türkiye gibi istediği kadar büyük yatırımları çekebilecek, istediği ülke ile istediği miktarda ticaret yapabilecek.

Türkiye-İran ticaretine de ağır darbe vuran ekonomik ambargonun kalkması mevcut 13,7 milyar dolarlık ticaret hacmini 2 yıl içerisinde 30 milyar dolara yükseltebilir. Olası anlaşmalarla İran doğalgaz ve petrolü Türkiye üerinden Avrupa’ya aktarılması da gündemde.

Bunun Türkiye’ye ilk etkisi muhtemelen Türkiye’ye İran’dan alışılmadık para girişlerinin kesilecek olması. İran artık dolambaçlı oyunlar oynamak zorunda kalmayacak. İkinci olarak başta Fransa ve İngiltere olmak üzere Batılı firmalar İran’a akacak ve bu da Türkiye’yi olumlu ve olumsuz yönlerde etkileyecektir. İran ekonomisindeki canlanma Türkiye’ye de bir şekilde yansır ancak aslan payının Türkiye’ye bırakılmayacağı da aşikar.

İç Savaş Korkusu

Benim esas korkum ise İran ile diğerleri karşıtlığının bölgesel bir iç savaşa neden olması. Çünkü böyle bir iç savaş Batı’da birilerinin işine yarar.

Müslümanın Müslümanı yok etmesine ve böylece bölgenin yorulup Batı müdahalesine dilenir hale gelmesi Batılı kimi çevrelerin ideal çözüm formülü. Batı’da liberal ve sosyalist çevreler dahi Suriye tecrübesinden sonra ‘İslami grupları birbirine çarpıştırmak’ temelli formüllere sıcak bakmaya başladılar. Çünkü Müslümanların demokrasi ile ılımlı ve Batı ile uyumlu hale gelebileceğine dair inançlar IŞİD, El Kaide ve diğer bazı örgütler kullanılarak adeta yok edildi.

Özetleyecek olur isek, İran ile yapılan tarihi Nükleer Anlaşma bölgeyi kökten etkileyecektir. Türkiye-Batı ilişkileri de bu etkilenenlerden biri olacaktır.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu