Muhalefetin merakla beklenen "çatı adayı" Ekmeleddin İhsanoğlu

Muhalefetin merakla beklenen “çatı adayı” Ekmeleddin İhsanoğlu

 

Kılıçdaroğlu genel başkan olduğundan beri bir türlü uzlaşamayan CHP içindeki ulusalcılar ve yenilikçiler ilk kez bir konuda tam anlamıyla uzlaşmış durumda. Cumhurbaşkanı seçimlerinde muhalefetin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismi açıklanalı daha 24 saat bile olmadı lakin an itibariyle duyduğum “Böyle aday mı olur! Allah kahretsin!”  nidaları partiyi birleştirmiş gözüküyor. Öyle ki CHP’nin iki zıt kutbunu temsil eden Hüseyin Aygün ve Nur Serter sırasıyla birer açıklama yaparak partinin cumhurbaşkanı adayını çok ağır bir dille eleştirdi. Doğrusu İhsanoğlu’nun Nur Serter ve Hüseyin Aygün’ü birleştirmeyi başarması gelecek için kendisine daha fazla güven duymamı sağladı.

İşin latifesi bir yana, saatlerdir partiye sayıp sövmekle meşgul CHP’li dostlarıma biraz sitem etmek niyetindeyim. Bu yazımı da bir nevi mektup mahiyetinde onlara hitaben kaleme alıyorum.

Derdiniz ne sizin kuzum?  Ne bekliyordunuz? Deniz Baykal’ın, İlker Başbuğ’un, Emine Ülker Tarhan’ın aday gösterilmesini filan mı?

Tamam anlıyorum, Ekmeleddin İhsanoğlu sizin hassasiyetlerinizin hiçbirisini karşılamıyor, göğsünüzü gere gere “benim cumhurbaşkanım” diyebileceğiniz bir isim değil. Ne sosyal demokrasi, ne Atatürkçülük, ne laiklik noktasında hiçbir güven telkin etmiyor… Tüm bunların farkındayım elbet.

Peki siz Türkiye’nin gerçeklerinin farkında mısınız?

CHP için Deniz Baykal’ı veya İlker Başbuğ’u aday göstermek dünyanın en kolay, en sancısız işi olurdu. Tüm tabanın desteğini alır, büyük bir gururla CHP seçmenine takdim edilir. Seçim günü gelince de %20 oy oranını alır otururdu. Sonuç: hezimet. Peki artık siz yenilmekten sıkılmadınız mı?

Siyaset realizm gerektirir, siyaset rasyonalite gerektirir. Siyasette “şerefimizle kaybedelim.” tarzı romantik tiratlar işe yaramaz. Kaybetmek için seçime girilmez. CHP 30 Mart yerel seçimleri ile birlikte artık kaybetmek için seçimlere girmemesi gerektiğini öğrendi. CHP artık kibirden arınmış bir farkındalık içerisinde. Kendi tabanının ve oy potansiyelinin Türkiye seçmenindeki karşılığının çok yetersiz olduğunu çaresizce idrak etmiş durumda. Siyasette farkındalık içinde olmak bir erdemdir. Özellikle CHP gibi uzun yıllar “tüm Türkiye’yi kendisi gibi zannedenlerin partisi” için bu çok önemli bir adım.

Hem nereden biliyorsunuz İhsanoğlu’nu zamanla sevmeyeceğinizi? “Google’dan ismini arattığımız adam mı Erdoğan’ı geçecek?” diyorsunuz ama bence İhsanoğlu’nun en büyük avantajı az tanınıyor olması. Olabildiğince siyaset dışından, mümkün mertebe temiz bir isim. Gerçi birkaç gün içinde aynı anda darbeci, Ergenekoncu, paralelci, dış mihrak vs.. olacağına eminim ama Erdoğan’ın bile hakaret ederken zorlanacağı bir isim.

Ankara’da ki Mansur Yavaş hamlesi de ilk etapta partililer tarafından çok yadırganmış ama zamanla çok benimsenmişti.

Mansur Yavaş’ın adaylığı açıklandığı zaman, “Ben bu faşiste oy moy vermem.” diye çıkışan nice arkadaşımın 30 Mart gecesi açılmayan sandıklar, bin bir türlü Gökçek düzenbazlığı karşısında Mansur Yavaş’ı kendi ailesinin bir ferdi gibi destekleyip, koruduğunu hatırlıyorum. Mansur Yavaş için “Denizlere küfür etmiş bu çakma solcu.” diyenlerin 30 Mart yaklaştıkça, “Amma da sempatik adam yahu.” diyerek onu sahiplendiklerini biliyorum. İhsanoğlu için de  böyle olmayacağını nereden biliyorsunuz?

KIRGIN ATATÜRKÇÜLERE, ÖFKELİ SOSYAL DEMOKRATLARA NAÇİZ BİR HATIRLATMA

Biliyorum kızıyorsunuz ama çatı adayın soldan ziyade milliyetçi/muhafazakar camiaya daha yakın olması doğru ve gerekli bir hamleydi. Çantada keklik gibi gözükmek hoş bir durum değil tabii ki ama Türkiye’de Atatürkçülerin, sosyal demokratların çatı aday dışında gidebilecekleri başka bir yer yok. Ne yapacaksınız, gidip Erdoğan’a mı oy vereceksiniz? Yoksa Abdullah Öcalan’ın belirleyeceği BDP/HDP adayına mı? Yoksa Erdoğan’a oy vermenin başka bir yöntemi olan “oy kullanmama” yolunu mu tercih edeceksiniz? Kızsanız da, sövseniz de, öfkelenseniz de gidip oyunuzu çatıya atacağınızı biliyorum. Zira üzülerek ben de itiraf ediyorum ki gidecek başka bir yerimiz yok.

Ancak milliyetçi/muhafazakar camia için durum böyle değil. Eğer çatı aday içlerine sinmezse oylarını Erdoğan’a verebilirlerdi. Burada özellikle MHP, BBP ve Saadet seçmeninin fire vermemesi çok önemli. MHP, cemaat ve diğer milliyetçi/muhafazakar odakların birleşmesiyle ortaya çıkacak bir potansiyel ile CHP’nin birleşmesi Erdoğan’a karşı ciddi bir tehdit oluşturacak ve kim bilir belki de ona kimsenin beklemediği ağır bir yenilgi yaşatacak.

Tek yol bu dostlarım, üzgünüm. Yoksa hiç seçim yapıp masrafa girmeye gerek yok, verelim uzun adama Çankaya’nın anahtarını girsin otursun oraya şimdiden.

 

tr → en

Leave a Reply

1 comment

  1. Benim Cumhurbaşkanım

    Hukuka saygılı, işte ehilse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.
    Geleni onayan noter değilse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Atatürk’ün makamına lâyıksa,
    Demokrat, centilmen, dürüst, laikse,
    Kalbinde kin değil, sevgi büyükse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Kemalist ilkeden ilham alırsa,
    Adaleti mülke temel bilirse,
    Ahmet Necdet Sezer gibi olursa,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Önce kendi kurallara uyarsa,
    Mazlumun sesini hemen duyarsa,
    Sanat sever, sanatçıyı sayarsa,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Bayrak gibi sallamazsa türbanı,
    Gösterişsiz keser ise kurbanı,
    Adaletle kucaklarsa her yanı,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Laiklik sistemin özüdür derse,
    İnancı bireysel kabul ederse,
    Bilim rehber deyip, önde giderse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    İnanca saygılı, aydın görüşlü,
    Özü sözü doğru, vakur duruşlu;
    Eğer seçilmişse adil yarışlı,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Tam bağımsızlığı sever, korursa,
    Küresel zalime karşı durursa,
    Yurduna, dünyaya güven verirse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Saygı sunmak için Anıtkabir’e,
    Hastalanmaz!, gider ise ha bire;
    Giden için başvurmazsa cebire,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Paralel devlete karşı çıkarsa,
    Yolsuzluk yolunu bulup tıkarsa;
    Yengeç sepetine eli sokarsa,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Devletin çivisi çıktığı zaman,
    Karanlık güçlere vermezse aman;
    Hukukla bir çare bulursa hemen,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Dikta heveslisi olmamalıdır,
    Yandaşa avanta bulmamalıdır.
    Hiç çaldırmamalı, çalmamalıdır,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Geride durursa oğlu ve kızı,
    Yalansız olursa eylemi, sözü;
    Halka açık ise kulağı, gözü,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Kamu yararına çalışmalıdır,
    Yergiye, övgüye alışmalıdır.
    Halk ile her yerde buluşmalıdır,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Ölçü almamalı mezhebi, ırkı,
    Kimse duymamalı devletten korku.
    Üst kimlik bilmeli yurdunda Türk’ü,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Gaziye, şehide kelle demezse,
    Yetimi düşünüp haram yemezse,
    Halkı azarlayan söz söylemezse,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Vatana, ulusa verirse değer,
    Nevzat’ın saygısı göklere değer.
    Yeminine sadık kalırsa eğer,
    İşte odur benim cumhurbaşkanım.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu