Bir Vicdan Muhasebesi: Müslüman Kardeşler

Supporter of Muslim Brotherhood's presidential candidate Mohamed Morsy kisses his picture during a celebration of his victory at the election at Tahrir Square in Cairo

Azzam Tamimi, Ortadoğu’nun modern tarihini; İslami eğilimleri olan ve koloniyalizmden kurtulmayı savunan ulusal hareketlerin liderliğinin akabinde, seküler elitlerin ele geçirdiği despotik tek parti yönetimler, ve ardından da tekrar kolonyalistlerin siyaseti yönlendirdiği bir entropiler (dönüşümler, değişiklikler, çöküşler) fasit dairesi olarak özetler. Müslüman Kardeşler cemiyetini ise bu turnikedeki geçişleri en ağır şekilde defalarca hissetmiş yegane kadim topluluk vazifesi gördüğünü ifade etmektedir. Farklı dönemlerde farklı methodlar ile düşünce dünyası preslenmiş, diline pelesenk vurulup susturulmuş bu hareketin mensupları için darbe mahkemesi tarafından alınan 529 idam kararı Tamimi’nin haklılığını ne yazık ki bir kez daha ortaya koyuyor.

Bugün terennüm edilmesi gereken şeyler, Müslüman Kardeşler’e ağıt yakma mesabesinde kalmamalıdır. Bu münasebetle ifade edeceğim şeylerdeki temel niyet; Mısır’ın sosyolojik yapısını, siyasal eğilimlerini, askeri kadrolanmasını hesaba katmadan söylenecek hicran türkülerinin ötesine geçmektir. Mısır halkıyla olan kadim kardeşliğimiz hatırına, nazarları muhasebe ve feraset eksenine yönlendirme ve fikir sancıları çekmeyi; her gün daha da derinleşen problemlere karşı bir çözüm olarak telakki ediyorum.

Pro-Egyptian Military Supporters Rally At White House

Tarihi serüveninde Müslüman Kardeşler, faklı kesimler tarafından farklı yaftalamalara maruz kalmıştır.

Hiç şüphesiz Müslüman Kardeşler, siyasi deneyim ve tecrübesi zayıf olan bir halk hareketi. Benna döneminden itibaren sivil halk hareketi olan İhvan, siyasi geçmişi itibariyle ise deneyimsiz ve tecrübesiz olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte bürokrasi koridorlarında, en üstten en alta memuriyetlerde, askeri rütbelerde Nasır, Sedat ve Mübarek rejimlerinden yadigar seküler düşünce yapısına sahip isimler mevcut. Hükümete geldiği günlerde Vahhabiler tarafından batı piyonu, İsrail hükümeti için El-Kaide bağlantılı Selefi örgüt, rejim için ise terörist ilan edilen Müslüman Kardeşler’in meşru yöntemlerle kurduğu meşru hükumet için elbette bu iddiaları izale edip güven ortamı sağlamak hiç kolay değildi.

Bir yıl geçmedi ki Mursi için ters rüzgarlar esmeye başladı. O günlerde Mursi’nin çıkıp herkesi kucaklamasını hicranla bekledim diyebilirim. Keşke Müslüman Kardeşler’in samimi insanları toplumun bütün kesimlerine kulak veren, hassasiyetlerine saygı duyduklarını bildiren ve demokrasinin seçimlerden ibaret olmadığını hatırlatan ifadeler kullanılabilmiş olsaydı.Belki bir erken seçim veya Tunus’taki gibi teknokrat bir hükümet kurulmuş olabilseydi, olabilseydi de darbe gerçekleşmese ve bugün Yahudi holokostu benzeri idam kararları alan darbe mahkemelerinin kurulmasına da fırsat verilmemiş olsaydı!

Lider, üstün idrâki, cesâret ve kararlılığı, sabır ve metânetiyle her zaman çevresinin tek dayanağı ve ümit kaynağı olması gereken şahsiyettir. Müslüman Kardeşler son yıllarda her ihtimali en ince detaylarına kadar düşünüp geleceği imar edebilecek üstün İslami ve siyasi yeterliliğe sahip üst akıllardan ne yazık ki uzaktır. Şimdi sorulması gereken soru; darbeden önceki günlerde Mursi’ye meydanlardan “Dik Dur!” diyerek akıl verenlerin bugünkü önerilerinin ne olacağıdır. Acaba istişaresiz alınan kararların toplumu uysallığa mı yoksa kutuplaşmaya mı sürüklediğidir.

Evet, İhvan en optimist ifadeyle 20 yıl kaybetmiştir. Bunun bir müsebbibi de üç asırdır insan yetiştirememiş, geleceğin mimarı ilim adamları çıkaramamış ve en önemlisi de kendini doğru ifade ve davranışlarla anlatamamış İslam coğrafyasıdır. Her ideolojinin kendisine muhalif karşıt doğrular üreteceğini unutarak ideolojileşen bir din ve dinleşen ideolojiler üretmeye başlayan Müslümanlardır. Ve yine müsebbib, modern düşünce sistemleriyle muhatap olduğunda “şunu bir anlayalım” diyerek karşılaştığı değerleri sorgulamak yerine, bir “sevk-i tabii” ile dönüp kendi dinlerini ve tarihsel tecrübelerini sorgulayan coğrafyadaki öz güven bunalımıdır.

 

Leave a Reply

2 comments

  1. selahattin

    BU SEFER O ÖZGÜVENİ BULACAKLAR. ÇOK GÜZL BİR YAZI OLMUŞ.

  2. Takunyalı führer

    Özgüveni bulması için dünyadaki temsilciliklerinin bitmesi lazım güzel yazı metin bey

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu