Duygularımızı aktarabilmenin belki de en güzel yolu müziktir. Kendi düşüncelerimizi ifade ederiz ama sözcükler bizim dilimizden dökülmez, başka birinin cümlelerini kendimizi anlatmak için kullanırız. Bunun en güzel örneklerini en yoğun yaşadığımız duygularda, durumlarda görürüz: Aşk ve ölüm.

Aşk Şarkıları, 2007 yapımı romantik bir film. Ancak bu filmi, bu denli basite indirgemek haksızlık olur. Aşkın, paylaşmanın, kaybın, iyileşmenin ve yeniden sevmenin şarkılar yardımıyla anlatıldığı, sinemanın bize kazandırdığı mucizelerden biri.

Filmin ilk kısmında çok aşık bir çifti görüyoruz. Birbirlerine olan sevgileri izleyici tarafından kolaylıkla fark edilebiliyor.

“Yağmur özensiz düşüyor,
Kara bulutlar ağır ve heybetli.
Sonsuza dek seni severdim
Bu yağmurda ve tüm getirdiklerinde.”

Sonrasında, kadın ve erkeğin bu ilişkiden farklı beklentileri olduğu hissettiriliyor. Adam, sakin ve dingin ilişkilerinin devamını dilerken kadın sıradanlıktan sıkılıyor ve yeni heyecanlar arıyor. Bir anlaşmazlık ve huzursuzluk hâli, Paris’in üzerini kaplayan kara bulutlar ve dinmek bilmez bir yağmur gibi filmin atmosferini ele geçiriyor.

Devamında geçici olduğunu düşündüğümüz bir çözüm ile karşılaşıyoruz: bir insan. Çevrelerince ve ana karakterimiz tarafından hoş karşılanmayan bu kişinin aslında filme tek katkısı, adamın sevgilisini ne kadar sevdiğini ve bunun için kabul edebileceklerinin belki de bir sınırı olmadığını göstermek.

Henüz filmin yarısına gelmeden karakterlerimizden birini kaybediyoruz ve sinematografi daha da mavi bir renge bürünüyor. Karakterlerin, onları birbirine bağlayan kişi olmayınca nasıl bir iletişimsizlik içinde yaşamlarına devam etmeye çalıştıkları aktarılıyor.

“Kış günlerim seni unutarak geçti.

Her saniyesi acı vericiydi.

Her dakikası, hıçkırıklarla geçti.

Nasıl savaştığımı gör,

Ne kadar kaybettiğimi gör,

Kan ve gözyaşları ile.”

Özellikle karakterin ölümünün belirli aralıklarla ekrana gelmesi, izleyicinin aklından çıkmaması ve geride kalan karakterlerin onu sürekli hatırladığının belirtilmesi açısından başarılı bir teknikti. Yasın şarkılar ve iyi oyunculuklar ile anlatımı, izleyiciye “hissettirebilmek” yani “sanat olabilmek” bağlamında güçlü duygular yaşatıyordu. Şarkı sözleriyle ölümün arkada kalanlar için zorluğunun anlatımı çok güçlüydü. Filmin sonunda, yeniden sevme kabiliyeti kazanıldığında bile izleyicinin aklından çıkmayacak sözlerdi bunlar: Kan ve gözyaşları ile.

Kaynakça: Aşk Şarkıları (Les Chansons d’amour), Christophe Honoré, 2007, film.

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu