Tenis tarihine adını altın harflerle yazdırmış iki efsane Rafael Nadal ve Roger Federer’in maçları her zaman unutulmaz ve nefes kesen maçlar olmuştur. İster Wimbledon finali ister Roland Garros finali ya da herhangi bir turnuva finali olsun Nadal&Federer maçları her zaman bir maçtan fazlasıdır.

Fransa Açık 2011

İnanılmaz forehand topspinlere ve atletizme sahip Rafael Nadal ve olağanüstü tekniğe ve müthiş oyun zekâsına sahip Roger Federer’in rekabeti son yılların en büyük rekabetlerinden biridir. Tenisin El Classico’su sayabileceğimiz bu rekabet, uzun süre tenis dünyasını domine etmiş ve uzun yıllar birçok önemli turnuvada zafere bu iki oyuncudan birisi ulaşmıştır. Bu iki oyuncu birbirleriyle yaptıkları maçlarda zafere ulaşmak için deyim yerindeyse varını yoğunu ortaya koymuş ve tenis severlere hayatları boyunca hafızalarından silinmeyecek maçlar izletmiştir.

İkilinin birbirleriyle oynadıkları Wimbledon 2007&2008,Roland Garros 2011 ve Avustralya Açık 2009 finalleri tenis, mücadele ve kazanma arzusu adına her şeyin fazlasıyla olduğu başka bir boyutta olan maçlardır. Özellikle Wimbledon 2008 finali açık tenis tarihinin en özel maçlarından birisidir. Bu maça kadar İsviçreli tenisçi çim kortta 65, Wimbledon da ise 40 maçlık galibiyet serisi yakalamış ve bu final maçının da açık ara en büyük favorisiydi. Maç sona erdiğinde ise son 5 yıldır Federer’in ellerinde yükselen bu kupa bu sefer Nadal’ın ellerinde yükseliyordu. Wimbledon’ın ve çim kortun “Tek Adam’ı” finalde kaybederek ezberleri bozuyor ve tenis otoriteleri “Kral Öldü Yaşasın Yeni Kral!” benzetmesiyle teniste yeni bir sayfanın açıldığı fikrini öne plana çıkarıyorlardı.

Wimbledon 2008 maç sonu

Wimbledon 2008 maç sonu

Çok değil bu turnuvadan 5 ay sonra yine bir Grand Slam finali yine bir epik maç ve yine bir Nadal&Federer rekabeti tenis severleri bekliyordu. 2009 Ocak’ında Avustralya da 14.820 kişi kapasiteli Rod Laver kortunda destansı bir maç oynandı. Nadal nefes kesen maç sonunda sert korttaki makûs talihini ve Federer’i yendi ve kariyerindeki ilk sert kort Grand Slam şampiyonluğuna ulaştı. Maçı unutulmaz yapan oynanan puanların dışında maçın sonunda düzenlenen kupa seremonisinde pekte sık karşılaşmadığımız sahneler oldu. Kort içinde “Buz Adam” soğukluğuyla ve duygularını dışa yansıtmayan yapısıyla bildiğimiz Federer kürsüye çıktığında yoğun duygu boşalması yaşadı ve konuşmasını yaparken gözyaşlarını tutamadı. Onun ardından kürsüye çıkan Nadal çok sık rastlanmayacak samimiyet ve alçakgönüllülükle adeta kendi şampiyonluğunu unutup “Bugün için özür dilerim. Nasıl hissettiğini tahmin edebiliyorum. Bunu unutma sen büyük bir şampiyonsun ve tarihin en iyi oyuncularından birisin.” cümlelerini sarf edip rakibini teselli etmeye çalıştı. Federer’inde, o an yaşadığı duygu yoğunluğuna rağmen Nadal’ın maçtaki muazzam performansından bahsederek onun hakkını teslim etmesi de o anı unutulmaz yapan başka bir davranıştı.  Egoların bu kadar büyük savaş içinde olduğu tenis dünyasında Nadal’ın ve Federer’in bu davranışlarının o an o korttaki herkesin yaptığı gibi ayakta alkışlanacak cinsten olduğunu düşünüyorum.

Bütün yaptıkları kora kor dişe diş maçlara rağmen Rafael Nadal ve Roger Federer isimleri sadece “Ezeli Rekabet” olarak değil hem de “Ebedi Dostluk” başlığı altında da anılıyor.  İkili birçok organizasyonda sık sık bir araya geliyor ve objektiflere samimi ve neşeli görüntüler veriyor. Bunun en son örneği Ekim ayında İspanya’nın Mayorka şehrinde Rafael Nadal Tenis Akademisinin açılışında gerçekleşti. Rafael Nadal’ın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı Akademi’nin açılışında Nadal’ın ailesi başta olmak üzere birçok isim vardı. Federer de Nadal’ın bu önemli anında Nadal’ı yalnız bırakmadı ve her zamanki gibi açılış boyunca iki tenisçi sıcak ve samimi görüntüler verdi. Bu kadar büyük bir rekabetin bu kadar büyük bir dostlukla taçlanmasını görmek bütün tenis severlerin gönüllerini her geçen gün fethediyor. İkilinin rekabeti daha ne kadar üst düzey devam eder bilinmez ama dostluklarının bir ömür üst düzey devam edeceği kesin.

Rafael Nadal Tenis Akademisi açılışı

Rafael Nadal Tenis Akademisi açılışı

Ne yazık ki son yıllarda bu iki efsanenin sakatlıklara ve formsuzluğa bağlı düşüşleri üst düzey Nadal&Federer rekabetini etkiledi. 2011 yılına kadar vasatı aşamayan Sırp raket Novak Djokovic 2011’den sonra adeta yeniden doğdu ve kupalara ambargo koydu. Son zamanlarda Djokovic’in, Nadal&Federer ikilisine karşı yakaladığı inanılmaz üstünlüğü de “Bir Devir Sona mı Eriyor” soru işaretlerini beraberinde getirdi ama yıllar geçsede üstünden Nadal&Federer Ezeli Rekabeti ve Ebedi Dostluğunun hiçbir zaman unutulacağını düşünmüyorum.

 

Kaynakça

Leave a Reply to Cengiz donmezer Cancel Reply

5 comments

  1. Ali Oğuz Bilgiç

    Özellikle günümüzde arkadaş kavramı çok bozuldu çıkar ilişkileri bitene kadar veya Raslaştığımız zaman yüzeysel olarak merhaba demekten ileriye gitmiyor fakat dost anlamı çok farklı bence dost Üzüntünde sevincinde en ihtiyaç duyduğum anda yanında olandır dostluk menfaat ve çıkar ilişkisi içermez uzun süre görüşmesen bile içimde var olandır mesafe ve zaman kavramı içermez dostlık pazara kadar Ölene kadardır

  2. Cengiz donmezer

    Başarılı güzel bir çalışma olmuş bundan sonraki çalışmalarında başarılar dilerim genç gazeteci seni daha iyi yerlerde görmek yazılarını okumak isteriz

  3. Cengiz donmezer

    Güzel bir çalışma olmuş başarılarının devamını diliyorum daha iyi yerlerde görmekten mutluluk duyucagız genç gazeteci kardeşim

  4. Işın Karaaslan Başbuğu

    Çok güzel bir değerlendirme.. Samimi ve motive edici.. Teşekkürler..

  5. Işın Karaaslan Başbuğu

    Değerlendirme, tasvir çok samimi.. Maçları izler gibiyim..