Bank Asya 1.Lig’de 28.Hafta

Bank Asya 1.Lig’de sona doğru bir adım daha yaklaştığımız 28.haftada birbirinden zorlu karşılaşmalar oynandı. Ligin zirvesinde bulunan Samsunspor, kendi evinde ilk 6 hesapları yapan Karşıyaka’yı mağlup ederek, hem rakibinin ilk 6 hesaplarına gem vurdu, hem de zirvedeki yerini sağlamlaştırarak, şampiyonluk yolunda büyük bir adım attı. Samsunspor’un ensesindeki takımların ise, hem ilk ikiye girmek için, hem de dağın zirvesine doğru tırmanırken, yapılacak bir hatayla olduğu seviyenin de altına düşme riskinden uzak durmak için, kıyasıya mücadeleleri devam etti. Gaziantep BB Kartal deplasmanından, Mersin İdman Yurdu kendi evinde Rizespor’dan, Boluspor Güngören Belediyespor’dan, ligin sürpriz ekibi Tavşanlı Linyitspor da Denizlispor’dan 3 puan koparırken, haftanın karlı takımlarından oldular. Ligin dibinde ise, Adanaspor son dakikada yediği şanssız golle Kayseri Erciyesspor’a karşı 2 puanı Adana 5 Ocak Stadı’nın çimlerine bırakırken ve ligin dibine doğru sessiz ilerleyişi devam ederken, Giresunspor Diyarbakır deplasmanından aldığı 2 gollü galibiyetle derin bir oh çekti. Şimdi lafı fazla uzatmadan iki tane karşılaşmanın teknik analizine geçelim. Bu hafta Kütahya ve Mersin’e uzanacağız.

Tavşanlı Linyitspor 1-0 Denizlispor

Sezon başlarken herkesin bu ligde mevcut kadrosu ve hocasıyla kesinlikle kalıcı olamayacağını ve küme düşecek olan iki takım arasında mutlak suretle yer verdiği Tavşanlı Linyitspor, herkese gereken cevabı vermeye devam ediyor. Düşük bütçeli kadrosu ve aynı zamanda amatör liginden beri takımla birlikte olan 6-7 oyuncusuyla sezon içerisinde kendinden kat kat değerli takımlara kafa tutan Kütahya ekibinin karşısında, bu kez ligin en pahalı takımı Denizlispor vardı. Tavşanlı Linyitspor için, artık bu haftalar bir karar verme zamanı. Ya ilk 2 gerçeğini zihinlerine kazıyacaklar ve onun uğruna ellerinden gelen ne varsa sergileyecekler ya da “Yok arkadaş, bizim hedefimiz ilk 6. Bu saatten sonra Play-Off’ta şansımızı deneyeceğiz.” deyip, o hedefe doğru yönelecekler. Sene başından beri iddialı konuşmaktan kaçınan Mustafa Reşit Akçay’ın bundan sonraki periyotta hiçbir futbolseveri kandırmaya gücü yetmez. Bu Tavşanlı’nın şakasının olmadığının zaten geçtiğimiz haftalarda aldığı sonuçlarla farkına varmıştık, ancak artık Denizlispor maçı benim gibi birçok futbolsever için son noktaydı. Denizlispor cephesinde işler bu maç öncesinde hiç iyi gitmiyordu. Ligin ilk yarısı boyunca fırtına gibi esen ve hatta o yıldızlar topluluğu kadrosu yetmiyormuş gibi, Adem Sarı, Ceyhun gibi isimleri de kadrosuna katan Denizlispor, ikinci yarıda adeta yere çakıldı. Arka arkaya alınan kötü sonuçların ardından, kazanamamanın verdiği psikolojik baskıdan etkilenen futbolcuların artık kendilerine de güvenlerinin kalmadığı açıkça ortada. Bu sıkıntıyı bu karşılaşma boyunca da yaşadılar. Zaten özellikle iç saha karşılaşmalarında, Mustafa Hoca’nın “Kendi evinin horozu olma” felsefesinin de getirileriyle, rakibine hiçbir boş alan bırakmayan Tavşanlı Linyitspor’a karşı, Denizlispor’un teknik oyuncuları hiçbir varlık gösteremediler. Öyle ki; maçın 30.dakikasında Ceyhun Eriş’in sergilediği agresif tavırlar ve ekranlara yansıyan surat ifadesi, her şeyin özetiydi. Bir de bunun üstüne, maçın 33. dakikasında Mehmet Akyüz’ün attığı mükemmel frikik golü, Denizlispor için kalan dakikaların ne kadar zor geçeceğinin habercisiydi. İkinci yarıda da, oyunun her alanında yılmadan uygulanan hareketli defans anlayışı, Denizlispor’un etkili ataklar geliştirmesini engellerken, Tavşanlı’ya da tehlikeli kontratak şansları tanıdı. Bu pozisyonlarda, Debola’nın ağır kalması dolayısıyla, Tavşanlı Linyitspor ileride çoğalamadı ve 2. golü bulup rahatlama fırsatını da elinin tersiyle itmiş oldu. Karşılaşma Tavşanlı Linyitspor’un 1-0 üstünlüğüyle sona ererken, ligin bundan sonraki periyodunda Denizlispor’un değil, bu mütevazı ilçe takımının konuşulacağı gerçeği ortaya çıkmış oldu.

Mersin İdman Yurdu 3-0 Çaykur Rizespor

Bu maç kağıt üzerinde haftanın en kritik karşılaşması olarak görünüyordu. Bütün Bank Asya yorumcularının buluştukları ortak paye, karşılaşmanın son derece çekişmeli geçeceği ve kaybeden tarafın, puan makası bu kadar darken, çok fazla şey kaybedecek olmasıydı. Ancak bu yorumlar yapılırken unutulan en çarpıcı nokta, Mersin ekibinin yakaladığı müthiş iç saha performansı ve bunun tam tersine Çaykur Rizespor’un son haftalardaki tatmin etmeyen futbolunun yanı sıra yetersiz gözüken dış saha performansıydı. Karşılaşma beklediğim gibi, Mersin İdman Yurdu’nun yoğun baskısıyla başladı. Zaten defalarca söylediğim gibi, müthiş bir hücum hattına sahipler. İleride Tonia, Nduka ve Adem Büyük’ten oluşan üçlü forvet hattıyla son derece etkili olan Mersin ekibinde, bu üçlüyü besleyecek nitelikte olan oyuncuların da takım içerinde mevcut olması, özellikle Mersin’e deplasman maçlarına gelen takımların ellerini kollarını bağlıyor. Bu karşılaşmada, ilk dakikalarda defans ile forvet hattı arasındaki bağlantıyı kuramıyorlarmış gibi görünseler de, daha sonraki dakikalarda bu bütünlüğü sağlamayı başararak, karşılaşmanın 13. dakikasında Adem Büyük’ün attığı golle 1-0 öne geçmeyi başardılar. Rizespor’da, Ercan Albay’ın hücuma hiç katkı vermemesi ve Koray gibi, Mutlu gibi önemli orta saha oyuncularının da etkisiz oyunları; ileride bireysel oyun oynama yeteneğine pek de fazla sahip olmayan Gökhan Kaba’nın Mersin savunması arasında eriyip gitmesine neden oldu. İlk yarının son anına kadar maçın kontrolünü elinde tutmayı başaran Mersin İdman Yurdu için, ikinci yarı çok daha rahat geçti diyebilirim. Çaykur Rizespor tamamıyla beraberlik golünü atma düşüncesi içerisinde, maçın temposunu artırmaya yönelik bir futbol ortaya koymaya çalıştı, ikinci 45 dakikanın ilk düdüğüyle birlikte. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı ve Rizespor belki de kendi tuzağına düşmüş oldu. Maçın temposu arttıkça, çok net olarak görüldü ki; Rizesporlu futbolcular fiziksel olarak kendi çıkardıkları tempoya karşılık veremediler. Bu bir anlamda gaz pedalına sonuna kadar yüklenen bir sürücünün aracın kontrolünü kaybetmesiyle eş değer bir olgu. Böyle bir futbol anlayışıyla Mersin İdman Yurdu’nun ekmeğine yağ süren Rizespor; 61. dakikada Adem Büyük ve 69. dakikada Fatih Şen’in attığı klas gole engel olamayınca, karşılaşmadan 3-0 mağlup ayrıldı. Bu galibiyetle beraber, Mersin İdman Yurdu, şu anki görüntüsüyle Samsunspor’dan sonra ilk 2’ye en yakın takım olduğunu kanıtlarken, Rizespor’un ilk 6 içerisindeki takımlar arasındaki en zayıf halka olması gerçeğini de ortaya koymuş oldu.

Ligde diğer oynanan karşılaşmaların sonuçları ise şöyle;
Kartalspor 2-3 Gaziantep BB
Adanaspor 2-2 Erciyesspor
Altay 1-3 Akhisar Bld. Genç
Boluspor 3-0 Güngören Belediye
Samsunspor 3-0 Karşıyaka
Diyarbakırspor 0-2 Giresunspor

29. hafta karşılaşmalarının analiziyle birlikte olmak dileğiyle, herkese iyi haftalar…

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu