YazarNida Nur Erdoğan

GEÇMİŞE MEKTUP

Sana 20 yıl sonrasından sesleniyorum henüz bedenine iliştirilmemiş çocuk ruhum. Kalbimin iç cebinde hassasiyetle taşıdığım bu narin hayat hikayesi, artık bana ait değil. Ben, hiç ayak basılmamış bir kentte ve yalnızlığın hanesinde, şimdi sana; beni, seni, bizden kopmuş o çocuğu anlatacağım. İnzivaya çekildiğim rıhtımımda büyüyüşümü izleyeceğim bir daha; müdahale edemeden, dokunamadan, değiştiremeden ve en kötüsü
Devamı

KALABALIK YALNIZLIĞINIZ

En son ne zaman yalnız kaldınız? Ya da ne zaman acılarınız feryat ettiğinde ruhunuzun amansız çığlıklarını dinlediniz? Çaresizdiniz değil mi? Başınızı koyacak bir omzunuz, sımsıkı tutacak bir eliniz, koskocaman sarılacağınız kimse yoktu yanınızda ve kimse duymadı değil mi sesinizi? Çünkü bağıramadınız, elinizi uzatsanız tutabileceğiniz insanlara bile seslenemediniz, ağladınız çoğu zaman ve sesinizi duyurabilecek umutlar aradınız
Devamı

“NİSAN” ARTIK YABANCI BİR “İNSAN”

Kucağına düşerken en sevdiğim zamanların, yerle bir olmuş bedenime uzaktan bakıyorum ikinci kez. Ellerimi tutmayan baharsa şimdi, yere düşmekten daha çok canımı acıtan şey Nisan oluşu aylardan. Yıllarca kendini tek avuttuğu limandan, evinden ve yurdundan böyle kovulurmuş meğer insan. Öyle bir vahşet rüyaları kabusa çevirmiş ki son 13 aydır; en sevdiğim mevsim, en sevdiğim ay
Devamı

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu