YazarMustafa Harun Güven

Portekiz’in Yayılmacılık Tarihi IV: Ümit Burnu’nun Ötesi

– Serinin önceki yazısı için: Portekiz’in Yayılmacılık Tarihi III: Afrika Kıyılarında Portekizliler yüzlerini Atlantik Okyanusu’na döndüklerinde ve keşiflerine başladıklarında ulaşmak istedikleri yer Hindistan’dı. 1488 yılında Hint Okyanusu’na vardıklarındaysa bu hedeflerine hiç olmadıkları kadar yakın olduklarının farkındalardı. Önceden Afrika’nın nehirlerinde aradıkları geçişi bulmuşlardı ve artık Müslüman denizcilerin kontrol ettiği Kızıldeniz ve ötesinde kendilerine pay arayacaklardı. Her
Devamı

Portekiz’in Yayılmacılık Tarihi III: Afrika Kıyılarında

Önceki yazımda açıkladığım gibi, 15. yüzyılda Portekiz’in keşiflere başlaması için uygun bir zaman oluşmuştu. Yeni kaynaklara olan açlık, keşifleri destekleyecek soylular, gemicilik, haritacılık ve pusuladaki teknolojik gelişmeler Portekizlilerin Atlantik Okyanusu’nu keşfetmesine katkıda bulundu. 1434 yılında başlayan Atlantik serüveni 1488’de, neredeyse yarım yüzyıl sonra, Ümit Burnu’nun geçilmesiyle son bulacaktı. 54 yıl gibi kısa bir sürede binlerce
Devamı

Portekiz’in Yayılmacılık Tarihi II: Keşifler Çağı Başlıyor!

Portekiz’in Septa’yı ele geçirmesinin sebeplerinden birisi de bu şehrin Sahraaltı’ndan gelen karavanların Akdeniz’e ulaşma noktalarından birisi olmasıydı. Ancak bu askeri sefer sonrasında Portekiz istediklerini tam anlamıyla elde edemedi. Oysa soylular arasından kimse 1415 ile başlayan Fas seferlerinden sonra ülkenin içine kapanıp eski ve fakir krallığa geri dönmesini istemiyordu. Portekiz gemileri Fas ve Kuzey Afrika kıyılarında
Devamı

Portekiz’in Yayılmacılık Tarihi I: Fas ile Savaşlar

15. yüzyılın başında İber yarımadasının batı ucundaki Portekiz Kralığı’nın nüfusu 1 milyondan daha fazla değildir. Batı sınırları Atlantik Okyanusu tarafından çizilmişken, doğu sınırlarında ise Kastilya Krallığı bulunmaktadır. Ancak kendi halindeki Portekiz bundan 100 yıl sonra Kuzey Afrika’daki bazı önemli ticaret noktalarını ele geçirecek, Batı Afrika kıyılarını haritalandırıp buradaki krallıklarla ticari ve siyasi ilişkiler kuracak, Hint
Devamı

El Dorado ve Yeni Kıtada İspanyol Koloniciliği

Cenevizli denizci Kristof Kolomb 1492 yılında denize açıldığında yeni bir kıta bulmayı düşünmüyordu. Karayipler’e ulaşıp San Salvador adasına ayak bastığında karşısındaki insanları Hintliler zannetmekteydi ve buralar uzun süre Batı Hint Adaları olarak anıldı. Ancak işin aslı öyle değildi, sonraları bölgeleri haritalandıran Ameriko Vespucci ve Magellan gibi kaşifler yeni keşfedilen toprakların aslında farklı bir kıtaya ait
Devamı

Bağımsızlığa Giden Yolun Başlangıcı: Boston Çay Partisi

Ünlü Fransız general ve sonraları imparator olan Napolyon Bonapart’ın “Para, para, para” sözünü söylediği rivayet edilir. Tarihteki hemen hemen her olayın da temeli budur aslında: ekonomi, ekonomi, ekonomi. Lidyalılar parayı kullanmaya başlamadan önce bile geçerli olan bu kural belki o zamanlar toprak, su kaynakları veya hayvanlar için geçerliydi. Bu kural bugün de geçerli. Altın ya
Devamı

Mehmet Akif Kireççi ile Röportaj: Dünden Bugüne Ortadoğu

Harun Güven, Merve Ersavaş, İzzeddin Oktan, Oğuzcan Ünal ortak röportajıdır.   G.B.: Merhabalar öncelikle Gazete Bilkent Tarih Birimi adına yapacağınız bu röportajı geri çevirmeyip, kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz hocam.   Harun: Ortadoğu Birinci Dünya Savaşı’nda bölgelere ayrılmadan önce, özellikle 1800’lerde Napolyon geldikten sonra, bir modern milliyetçilik anlayışının başladığı bir dönem var. Bundan önce
Devamı

Sezar’dan Kayzer’e

Bir şehir devleti olarak Etrüskler’in hükmü altında gelişmiş, krallarını şehirden kovup cumhuriyeti kurmuş, bu dönemde Akdeniz’i kontrolü altına almış, imparatorluk döneminde en güçlü olduğu zamana ulaşmış olan Roma’dan bahsedince herkesin aklına Jül Sezar gelir. Çünkü bir anlamda Roma, Sezar demektir. Aristokrat bir ailenin üyesi olan Jül Sezar, askeri yeteneklerini politika ile taçlandırmış, quaestor(Finansal ve hukuksal
Devamı