YazarBanu Balıbey

Bosna’nın Bilge Kralı Aliya Ekranlarımıza Misafir Oluyor!

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!” Alak Suresi 1.ayet Çağdaş toplumlarda dinin toplumun ilerlemesini engellediği ve dogmalara yöneltici olduğu görüşü hakimdir. Dinin sorgulamayı kabul etmeyeceği algısı küçük yaşlardan beri bilincimize yerleştirilmiştir. Üstelik küçük yaştaki çocuk bu izlenimi dindar olmayan insanlardan çok dindar olanlardan edinmektedir. Zira sorgulamanın imana zarar vereceği ve bazı soruların cevaplarını yalnızca Yaratıcı’nın bileceğine inandırılmışızdır.
Devamı

Sosyal Medyaya İnsancıl Bir Bakış: “Human Movie Team” Röportajı

Her gün sosyal medyada dünya kadar içeriğe maruz kalıyoruz. Peki bunların kaç tanesi sizi derinden sarsabiliyor? Üzerinde birkaç saniyeden fazla düşündüğünüz oluyor mu? Yoksa yalnız gülüp geçmeli içeriklerle asla düşünmeden, faydalı hiçbir şey öğrenmeden zamanınızı yalnızca çarçur mu ediyorsunuz? Size kaç tanesi insanlığın sorunlarından bahsedebiliyor? Bilgiye erişimin bu kadar hızlandığı bir çağda, üstelik bunu hızlandıran
Devamı

Medeniyet ve Vahşetin Arasında: “Sineklerin Tanrısı”

Kimi eserler bir diğerinin kopyası olmaktan kurtulamazken kimiyse gerek içeriği gerekse de anlatımı yönünden özgünlükleriyle yazın tarihinde farklı bir yer edinmişlerdir. Alegorik anlatımıyla ve insan doğasına dair şimdiye dek kimsenin oralı olmadığı noktaları vurgulamasıyla Sineklerin Tanrısı, özgünlüğüyle adını tarihe kazıyan eserlerden biridir. Ve hatta o kadar özgündür ki yayınlandığı dönemde büyük yankı uyandırmış, insan doğasını
Devamı

Tarihsel Bir Güzelleme: “Casuslar Köprüsü”

Kendinizi Soğuk Savaş dönemiyle ilgili bir sohbetin içinde bulduğunuz zaman, konuşmanın bir yerinde bir şekilde duyabileceğiniz filmlerden biridir Casuslar Köprüsü (Bridge of Spies). Bilindiği üzere, bu dönemde cephe savaşı açılmamış (en azından Amerika ile Rusya arasında) ve savaş tamamen istihbarat örgütleri üzerinden yürütülmüştür. Bu dönemin sinemaya getirisi James Bond serisi ve ardından gelen casusluk filmleri olmuştur.
Devamı

Ümmiye Koçak Röportajı

Mersin Arslanköy’den New York’a uzanan bir başarının öyküsü… Köyünde kurduğu Kadınlar Tiyatro Topluluğuyla köylünün sesi olmuş; yazdığı oyunlar, yönettiği filmlerle “Sinemada En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü kazanmıştır Ümmiye Teyze. Mütevazılığıyla, azmiyle, samimiyetiyle hepimizin gönlünü fethetmiş, aynı zamanda kendine özgü duruşunu hiç bozmamasıyla da güçlü bir mesaj vermiştir hepimize; kalıplara girmek zorunda değiliz hiçbir şekilde.
Devamı

Türk Yazınında Kadın III: Halide Nusret Zorlutuna

Yazı dizisinin önceki kısımları için lütfen tıklayınız: Fatma Aliye Hanım, Halide Edip Adıvar. Türk kadını yazın alanında var olma mücadelesini zamanla kazanmış kazanmasına ancak bu kez önünde kazanılması gereken daha çetin mücadeleler bulmuştur. İmparatorluğun son dönemlerinde artan siyasi olaylar neticesinde yaşanan acılarla, ardından başlayan Birinci Cihan Harbi’nin yaralarını saracak zaman bulamadan Sevr Antlaşması’na dayanarak yapılan
Devamı

Türk Yazınında Kadın II: Halide Edip Adıvar

Türk yazınında kadın, Fatma Aliye’den sonra oldukça ilerleme kaydetmiş, “Hanımlara Mahsus Gazete” gibi yayınlar, Terbiye-i Nisvan gibi kuruluşlarla kadının sosyal hayata katılması desteklenmiştir. Bu dönemde “kadın ve eğitim” sorununa odaklanılmış, kadının anne olarak yeni nesilleri yetiştirmedeki rolü üzerinde durularak eğitimli toplum için eğitimli kadınların yetişmesi gerektiği mesajı verilmiştir. Bunun üzerine seçkin çevrede kadınların eğitimi konusu
Devamı

Türk Yazınında Kadın: Fatma Aliye Hanım

Toplumun gelişmesi kadın, erkek, genç, yaşlı; şu, bu demeden potansiyele sahip her bireyin sahip olduğu potansiyeli toplumun gelişmesi için sarf etmesiyle mümkündür ancak. Toplumda hiçbir kesimin dışlanmadığı, kimsenin potansiyelini kullanmaktan yoksun bırakılmadığı ve imkan tanınan bireylerin de potansiyellerini toplum için kullanmaktan geri durmadığında toplum olma bilincine ulaşılmış demektir. Türkiye ve Dünya tarihi düşünüldüğünde bu bilincin
Devamı

Değişim Seninle Başlar: “Zootopia”

“Dünyayı daha iyi bir yer yapmayı deneyin. Kendi içinize bakın ve değişimin sizinle başladığını fark edin. Sizinle, benimle, hepimizle!” Küçük ve sevimli bir tavşancığın ön yargılarımızı haklayacağını düşünebiliyor musunuz? Bir tavşanı küçük ve sevimli olmanın dışında, mesela güçlüyken ve gerektiğinde diğerlerine hadlerini bildirirken düşünebiliyor musunuz? Yoksa “aslan gibi tavşan” mı canlandı gözünüzde? Ya da aslan
Devamı

Başkasının Kelimeleri ile Konuşmak: “Çalıntı Hayat”

Kelimelerin büyüsüne kapılıp çıkılan bir yolculuktur edebiyat. Okursunuz, okursunuz ve bir yerde bu okuma eylemi o kadar büyük bir zevk vermeye başlar ki içinizde bir kıpırtıyla, sizin adınızın yazılı olduğu kitabı hayal etmeye başlarsınız. Sadece okumak yetmez bir yerde ve kelimelerin sizi götüreceği o durağa ulaşmak için kaleme sarılırsınız. Sadece yazmak yetmez, eşsiz bir eser
Devamı

Hayatın Rengi: “Can Dostum”

Hayat zıtlıklardan ibarettir. İyi kötüyle vardır, karanlık aydınlıkla, siyahsa beyazla. Her şey aksiyle var olur. Bu nedenle değerlidir zıtlıklar çünkü onların oldukları yerde hayat vardır. İnsanlar dost ararken benzerlerine bakınıp dururlar ancak arkasında en fazla güzellik bırakanlardır belki de zıt karaktere sahip insanlarla kurulan dostluklar. İnsan hayatına gördüklerinden, duyduklarından, yaşadıklarından oluşan bir çerçeve çizmektedir ister
Devamı

Uçurumun Kenarındaki Gökdelenler: Çeviri Şiir ve Talat Sait Halman

Şiir nedir? Notaları kelimeler olan bir beste midir yoksa duyguların ve aklın karşı konulmaz davetine icabet etmek suretiyle sergilenen kutsal bir dans mı? Cahit Sıtkı’nın dediği gibi kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatı mıdır yoksa Nazım Hikmet’in tabiriyle musikiden başka türlü bir musiki midir? Nedir? İyisi mi biz “inşadır” diyelim ona. Musiki de, güzel şekil de ancak
Devamı

Damağımızda Kalan Ekşi Bir Tat: “Ekşi Elmalar”

İzlediğiniz zaman dilinizde ekşi bir tat bırakır bazı filmler. Yüzünüzde engelleyemediğiniz bir gülümseme yerleştirirken aynı zamanda boğazınızdaki yumrularla anlaşmaya varmaya çalışırsınız. Ne dram demeye diliniz varır ne komedi, ikisini birden dersiniz: dramatik komedi. Ne acı demeye diliniz varır, ne de pembe bulutlar çizebilirsiniz. Yeşil elmalar çizersiniz, en ekşisinden. Bir aile hikâyesi olarak okuyoruz “Ekşi Elmalar”ı.
Devamı

Ankara Bilgisayar Servisi Sigma Defence