Türkiye’nin başkenti Ankara’nın göbeğinde yine bir bomba patlatıldı. Yaşanan bu menfur saldırıda hayatını kaybeden tüm askeri ve sivil personelimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize sabır ve baş sağlığı diliyorum.

Son birkaç ay içerisinde yaşadığımız kaçıncı felaket, toprağa verdiğimiz kaçıncı can; artık yetişemiyoruz. Ülkede barış isteyen, her türlü kültürel farklılıklara rağmen bir arada yaşamayı canıgönülden arzulayan bizlerin çektiği acıların haddi hesabı yok. Birilerinin bölge üzerinde kurduğu hain planlar, bu tarz büyük çapta gerçekleştirilen terör eylemleri yüzünden bir bir hayata geçiyor ve bize bu kanlı oyunda düşen rol sadece ölmek.

Gerek Suriye’deki iç savaş ilk patlak verdiğinde gerekse IŞİD ile mücadele noktasında dünya devletlerinin verdiği tepkiler doğrultusunda öncülük etmeye çalıştık. Yaşanan her bölgesel olayın küresel düzleme taşınmasında kilit rol oynadık ve gelişmelere tepki veren ilk ülkelerden olduk. Bunun neticesinde Suriye’deki iç savaşın Türkiye’nin de meselesi haline gelmesine sebep olduk.

Suriye'de çıkar grupları bbc.com/turkce

Suriye’de çıkar grupları
bbc.com/turkce

Suriye’de devam eden iç savaşın farklı siyasi,etnik ve mezhepsel grupları karşı karşıya getirdiği bir gerçektir. Ülke bölgesel ve küresel aktörler için bir mücadele sahası haline gelmiştir. İzlediğimiz mezhepçi temele dayanan müdahaleci politikalar bizi de bu mücadelenin içine çekti. Artık Suriye’deki rejim ile Türkiye’deki siyasal sistem arasında ciddi geçişkenlik var, bağlar artık daha derinde.

İki ülkeden birinde yaşanacak siyasal bir değişim diğerinin kaderini de doğrudan etkileyecektir. Çünkü Türkiye’yi Suriye yapacaklar diye korkanlar, Suriye’de durumun bu hale gelmesine bizzat sebebiyet verenlerdir. Nitekim Sayın Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada bu durumu dile getirmiştir.[1]

Erdoğan: "Suriye artık iç meselemiz" bbc.com/turkce

Erdoğan: “Suriye artık iç meselemiz”
bbc.com/turkce

  • Son dönemlerde artan Türkiye-YPG çatışmalarına ilk tepki ABD’den geldi ve ateşkes çağrısı yapıldı. Aynı şekilde en son çağrı da ABD Dışişleri Bakanlık sözcüsü John Kirby’den geldi ve çağrı yine aynı: “Ateşi kesin!”[2]
  • Diğer yandan ise Rusya geliyor. Suriye’de Esed rejimini açıktan verdiği destekle ve düzenlediği hava operasyonlarıyla bilinen Rusya’nın Türkiye’ye karşı tutumu da aynı. Ateşkes!

Türkiye ile YPG arasında artan gerilime bir diğer tepki ise Fransa’dan geldi ve mesaj yine aynı içeriği taşıyor; ateşkes. Küresel aktörler tarafından yapılan uyarıların ve demokratik yollarla çözüm çağrıların samimi olup olmadığı tartışılır. Önce Cenevre’de sonra Münih’te yapılan görüşmeler bir anlamda ılımlı olunduğunun göstergesidir.

Kerry-Lavrov arasındaki Münih Görüşmesi bbc.com/turkce

Kerry-Lavrov arasındaki Münih Görüşmesi
bbc.com/turkce

Fakat artık Türkiye’nin yapması gereken; Suriye’deki meselenin silah yoluyla çözülemeyeceğini anlayıp ona göre bölgedeki politikalarını belirlemek zorunda olduğudur.Çünkü bu durum yukarıda bahsetmeye çalıştığım Türkiye-Suriye arasındaki siyasi geçişkenliği tehlikeli bir biçimde giderek artırıyor. Suriye’deki herhangi bir faktöre Türkiye tarafından atılan her mermi karşılığını buluyor. Önce Suruç’ta, sonra Ankara’nın göbeğinde…

Yeter, artık ölmeyelim! Tüm dünya bir araya gelmiş ve Suriye’deki iç savaşa diplomatik yoldan çözüm ararken Türkiye inatla sorunu askeri yoldan çözmeye çalışıyor. Bölge için yapılan sakinleşme çağrıları[3] boşa çıktıkça ya sivil vatandaşımız ya da askerimiz ölüyor. Kimin öldüğünün hiçbir önemi yok, hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız ve gidenlerin ardından teşhir edici yorumlarda bulunmak her şeyden önce ölen insana hakarettir, saygısızlıktır. İnsan hayatı ise bu kadar ucuz değildir.

Biz halklara düşen her türlü terör eylemi karşısında ortak hareket edip net bir şekilde terörün karşısında olduğumuzu belirtmektir. Fakat öte yandan yönetenlerimizin de yapması gereken şeylerin başında bizzat kendi vatandaşlarının bangır bangır “Yanlış yapıyorsunuz!” haykırışlarına kulaklarını daha fazla tıkamayıp gözlerini de açıp politikalarını gözden geçirmektir. Dış politikalarımızın daha fazla “patlamamasını” önlemeyi amaçlayan stratejiler üretmektir. Atılacak her türlü demokratik adımı desteklemeye ve bünyesinde bulunmaya ihtiyacımız vardır. Bu stratejik manevrayı Batılı devletler istiyor diye değil, kendi insanımızın can güvenliğini sağlamak için yapmalıyız.

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160210_erdogan_abd

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160219_abd_tepkiler

http://tr.sputniknews.com/abd/20160214/1020860591/abd-turkiye-ypg-bombardiman.html

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu