Anıtkabir’in Nöbetçileri ve Konjonktürel Şehadet

10 hazTarih, 4 Haziran 1960. Milli Birlik Komitesinin gazetelerde yer alan tebliğine göre, 27 Mayıs askeri darbesinin önemli kilometre taşlarından 28 Nisan tarihli Ankara ve İstanbul öğrenci olaylarında, dönemin hükumeti yüzlerce protestocu öğrenciyi katletmiştir. Birçok yerde yapılan arama çalışmalarına rağmen cesetlere  ulaşılamamasının sebebi ise, “cinayetleri yapanların kendi suçlarını örtmek, cesetleri yok etmek için akla hayale gelmeyecek canavarca tedbirlere” başvurmasıdır. Milli Birlik Komitesi, yaptığı araştırmalarda “…şehitlerin gizli yerlere gömüldükleri, ıssız yerlerdeki kuyulara atıldıkları, bir kısmının buzdolaplarına konulduğu ve bir kısmının da hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılarak toz haline getirildiği” sonuçlarına ulaşmış, cesetlerin bulunması için tanıklardan ve ailelerden yardım istemektedir.

Tarih, 9 Haziran 1960. Milli Birlik Komitesinin araştırmaları sonucunda bulunan 2 protestocu öğrencinin naaşları, törenle İstanbul’dan Ankara’ya gönderilmekte. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz ve İstanbul Erkek Lisesi öğrencisi Nedim Özpolat’ın naaşları Cerrahpaşa Hastanesinden Beyazıt’a omuzlarda götürülürken, kortejin dilinde dönemin öğrenci hareketiyle özdeşleşmiş marş:

Olur mu böyle olur mu/ Kardeş kardeşi vurur mu/ Kahrolası diktatörler/ Bu dünya size kalır mı

İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampusünde düzenlenen törende konuşan rektör Sıddık Sami Onar, cesetleri bulunamayacak dahi olsa, daha başka ölülerinin de bulunduğunu, üniversitenin ideallerini şehadetleriyle yaşatan bu 2 gencin cenaze merasiminin ise sembolik mahiyette olduğunu söylerken törene katılan kalabalık, marşı devam ettirerek Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel’e teşekkürlerini sunuyor:

Kılıcını vurdu taşa/ Taş yarıldı baştan başa/ Şanı büyük Cemal Paşa/ Askerinle binler yaşa

Sultanahmet Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından cenazeler, mayın tarama gemisiyle Kadıköy’e geçiriliyor. Kadıköy’de cenazeler, kendilerini selamlamak için alçak uçuş yapan savaş uçakları ve boğazda demirlemiş 12 parça deniz filosu eşliğinde Haydarpaşa’dan yola çıkarken halk, “inkılabın şehit kahramanlarına yaşlı gözlerle rahmetlerini yolluyor.” Meydana açılan pankartta ise, gençlerin kanlarıyla yazdıkları çarpıcı bir ifade: “Ruhlarınız cennete, adlarınız tarihe”

11 hazTarih, 9 Haziran’ı 10 Haziran’a bağlayan gece. Hürriyet şehitlerini Ankara’ya götüren hususi tren, yol üzerindeki Hereke, İzmit ve Eskişehir istasyonlarında da halk tarafından karşılanıyor; İnönü, Sakarya ve Eskişehir şehitliklerinden getirilen topraklar teslim alınıyor.

Tarih, 10 Haziran 1960. Ankara Garı’ndan alınan kortej, cenaze namazı kılınmak üzere kendilerini bekleyen diğer 3 hürriyet şehidinin yanına, Cebeci’ye gidiyor. Cebeci  Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından kortej, alçak uçan savaş uçaklarının ve her 5 dakikada bir  Cebeci’den yapılan top atışlarının eşliğinde Anıtkabir’e doğru yola çıkıyor. Yol boyunca Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni selamlayıp, 2 buçuk saatlik yürüyüşün ardından Anıtkabir’e ulaşıyor. Marş, Harp Okulu Bandosunun çaldığı matem marşı, katılımcıların dilindeki slogan ise “Katillere ölüm!”

Tarih, 10 Haziran 1960, saat 16.30. Anıtkabir’de düzenlenen törenin ardından defin işlemi başlıyor. Merasim Bölüğü’nün havaya 3 el ateş açması sonrası Anıtkabir’in Çankaya’ya bakan kısmına kazılmış 5 mezardan ilkine Teğmen Ali İhsan Kalmaz indiriliyor. Ali İhsan Kalmaz, 27 Mayıs gecesi, Ankara’nın stratejik noktalarından Büyük Postane’yi teslim almaya çalışırken, Postaneyi korumakla görevli polisle çatışan Harbiyeli gruptan. Çatışma esnasında, Harbiyelilerin emrindeki bir jandarmanın hedefi şaşıran kurşunuyla vurulup hayatını kaybediyor.

Merasim Bölüğü, havaya 2. kez 3 el ateş açıyor. Bu sefer mezara indirilen naaş, 11 yaşında vefat eden Ersan Özey’e ait. 27 Mayıs sabahında darbeyi kutlamak için arabayla çıktıkları gezide, babasının dur ihtarına uymaması üzerine askerin arabaya açtığı ateşte, babasının yanında hayata veda ediyor.

Merasim Bölüğü’nün 3. kez açtığı 3 el ateş sonrası sıra Malatyalı Turan Emeksiz’de. 28 Nisan’da Beyazıt’ta çıkan olaylarda ölen Emeksiz’in ölüm sebebi, daha sonra verdikleri bu rapordan dolayı yargılanan ancak raporlarının arkasında durarak beraat eden doktorların otopsi raporuna göre, yerden seken polis kurşunu. Otopside, sert bir zemine çarpma sonucu eğilmiş mermi kovanı vücudundan çıkarılan Emeksiz’in heykeli, halâ İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde.

Dördüncü kez 3 el ateş ile İstanbul Lisesi öğrencisi Nedim Özpolat defnediliyor. Nedim Özpolat’ın ölüm sebebi ise, Yassıada Başsavcısı Altay Ömer’e göre, 28 Nisan olaylarında yer alan üniversiteli ağabeylerine destek için çıktıkları protesto yürüyüşünde, olayları yatıştırmaya gelen askeri coşkuyla karşılayıp bir tankın üzerinden diğerine atlarken yere düşüp paletlerin altında kalması.

Son kez havaya 3 el ateş ve Sökmen Gültekin’in defni. Harbiye 1. sınıf öğrencisi Gültekin’in ölümü ise, 27 Mayıs gecesi darbeye hazırlanırken elindeki Thomson tabancanın ateş alması ile gerçekleşiyor.

Saat 17.00. Defin işlemi sona eriyor. Dini merasimden sonra şehitler dönemin gazetelerine göre Atatürkle baş başa, Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel’e göre ise, “Atatürk’ün ayakları dibine nöbetçi” bırakılıyor.

resim3

Tarih, 23 Ağustos 1988. Merasim Bölüğü tekrar Anıtkabir’de, ancak bu seferki merasim, 28 yıl öncesininkine kıyasla bir hayli sessiz ve şatafatsız. Çıkarılan 2549 sayılı kanun uyarınca “…Anıtkabirde Atatürk’ün ve ayrıca en yakın silah ve mesai arkadaşı İsmet İnönü’nün kabirleri muhafaza edilir. Anıtkabir alanı içine başkaca hiçbir kimse defnedilemez”.  28 yıl önceki konjonktürde hürriyet şehitleri  ve Anıtkabir’in nöbetçileri olarak defnedilen 5 gencin cesetleri artık siyaseten kullanılmış, misyonunu tamamlamıştır. Ailelerinin gözyaşları içerisinde mezarlarından çıkarılan kemikleri torbalara konulur ve Devlet Mezarlığına defnedilmek üzere gönderilir. Bu sefer yolculuğa dillerinde marşlarla eşlik eden kalabalıklar bulunmamaktadır.


KAYNAKÇA

2549 Sayılı Kanun, madde 1.

Milliyet Gazetesi, 10 Haziran 1960 nüshası. http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/Arsiv/1960/06/10

Milliyet Gazetesi, 5 Haziran 1960 nüshası. http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/GununYayinlari/SbtIgQeviRzNA3dcB1g4og_x3D__x3D_

Milliyet Gazetesi, 11 Haziran 1960 nüshası. http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/GununYayinlari/yd7pcxbLWYKIMjcdKEE7hw_x3D__x3D_

TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı, 1960 Darbesi ve 1971 Muhtırasını İnceleme Alt Komisyonu Tutanağı. http://www.tbmm.gov.tr/arastirma_komisyonlari/darbe_muhtira/docs/tutanak_son/27_may%C4%B1s_alt_komisyonu/27_may%C4%B1s_alt_komisyonu/13.06.2012/%C5%9Eefik%20Soyuy%C3%BCce-13.06.2012.pdf

Yıldıray Oğur, “Ölümsüz”, “asla unutulmayacak” gençlerin hikâyesi… . http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yildiray-ogur/578676.aspx

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu