İSTANBUL’UN YİTİP GİDEN BİR PARÇASI: KARAKÖY CAMİİ

İstanbul birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, hepsini coğrafyasıyla kucaklamış, imparatorluklara başkent olmuştur. Birbirinden farklı iki dünyayı ayrı zamanlarda benzer aşırılıklarda yaşamıştır İstanbul. Bizans döneminde Hristiyanlarca kutsal görülen eşyaların merkezi olmuş, kendisine hacıları çekmiş ve bir kiliseler kenti olmuştur. Aynı kent, Türklerce fethedildiğindeyse bir İslam beldesi haline gelmiş silüeti minarelerle dolan bir camiler kentine dönüşmüştü. Maalesef ki bu özel şehir tarihi boyunca yangınlarla, depremlerle, isyanlarla veya yağmalarla karşı karşıya kalmış ve harap olmuştur. Buna rağmen kendini hep bir şekilde yenileyen kent, artık dönüşü olmayacakmış gibi görünen bir yolun içine sokulmuştur. Bir kısmı yok edilmiş, kalanları da yok edilmeye devam edilmektedir. Bu yazıda ulaşmak istenilen amaç 1958 yılında Menderes İmarı sırasında yıkılarak bizden ve çocuklarımızdan koparılan Karaköy Camii’yi en azından hatırlarda tutmaktır. O dönemin İstanbul’unda şehir talan edilmiş, onlarca tarihi eser yola gitmiş ve bir o kadarı da plansızlıklardan dolayı yola bile gitmiyorken yıkılmıştır. İşte Karaköy Camii de bu plansızlıklardan birine kurban gitmiştir.


1914 yılında yıktırılan Aziziye Karakolu ve karşısındaki Karaköy Camii, Salt Araştırma

Eski Karaköy kartpostallarında dikkat çeken Karaköy Camii’nin yerinde eskiden Fatih devrinde yapılmış bir tekke bulunmaktaydı. Sonradan camiye çevrilen bu tekke dönemin Sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından 17. asrın ortalarında yıktırılmış, onun yerine fevkani bir cami yaptırılmıştır. İstanbul’un camileri açısından çok önemli bir kaynak olan Hadikatül Cevami’de Yağkapanı Camii olarak geçen bu eser şöyle anılır:
“Fevkânidir.
Banisi Sadr-ı azam Kara Mustafa Paşadır.
İstanbulda vaki medrese ve (bir) minaresiz mescidi daha zikrolunmuştur.
Mahallesi yoktur.”

Fevkâni, Farsça üstte olan anlamına gelmektedir. Bu anlamda fevkâni cami denilince akla herhangi bir şeyin üstünde yükselen camiler gelebilir. Altında bodrum veya dükkan olan camiler bunlara güzel birer örnektirler. Fevkâni cami tabiri başka şekilde merdivenle çıkılan mimariye sahip camileri de akla getirebilir. Eğimli bir arazi üstüne yapılan camileri de bu tanıma sokabiliriz çünkü caminin yapılması için arazi düzlenirken cami yine üstte kalmaktadır. Yazar Hüseyin Ayvansarayî’nin camiyi anlatırken fevkâniliğine vurgu yapmasının sebebi altındaki dükkanların varlığıdır.

Bu cami geçen zamanın ve 1894 Depremi’nin de etkisiyle harap hale gelip vakfa ait altındaki dükkanları da kullanılamaz hale gelince yıktırılmıştır. İşte yazımıza konu olan Karaköy Camii bu yıkımdan sonra yaptırılmıştır. Osmanlı İstanbul’unda harap bir yapıyı yıkıp başka bir şekilde yapma olayı yaygındı. Buna en güzel örnek 1766 Depremi’nde gördüğü büyük ölçüde hasardan sonra farklı bir şekilde yaptırılan Fatih Camii’dir. Günümüzde gördüğümüz Fatih Camii şehri yerle bir eden büyük depremden sonra yaptırılmıştır.

Melchior Lorichs tarafından yapılan bir gravürde Eski Fatih Cami (16.Asır)
Melchior Lorichs tarafından yapılan bir gravürde Eski Fatih Cami (16.Asır)

Pieter Coeck van Aalts tarafından yapılan gravürde eski Fatih Camii
Pieter Coeck van Aalts tarafından yapılan gravürde eski Fatih Camii

1894 Depremi’nden sonra II.Abdülhamit tarafından başlatılan imar ve tamirat çalışmaları Karaköyde de etkisini göstermiştir. Yeni yapılacak cami için görevlendirilen kişi İtalyan Mimar Raimondo D’Aronco olur. İstanbul’a Osmanlı’nın ikinci defa ev sahipliği yapacağı Uluslararası Sergi’nin düzenleneceği binayı tasarlamak için 1893 yılında gelir İtalyan mimar. Gelişinden 1 sene sonra yaşanan büyük deprem bu projesinin sonu ama birçok imar ve tamirat işlerinin başlangıcı olacaktır. Karaköy Camii de bu işlerinden biridir. 1900’e kadar Ayasofya, Sultanahmet, Edirnekapı Mihrimah Sultan, Valide Sultan ve Selimiye gibi selâtin camilerin restorasyonundan sorumlu olmuştur. Aynı zamanda başka birçok caminin, çeşmenin, hastanenin ve okulun onarımında çalışmıştır. Dolmabahçe Sarayı ve onun gibi sahil saraylarının da onarımında çalışmıştır. Art Nouveau akımının önemli temsilcilerinden olan D’Aronco, Abdülhamit’in tahtından edildiği 1909 yılına kadar İstanbul’da yaşamış, birçok eser bırakmıştır. Bunlar arasında İstanbul’un ilk Art Nouveau yapısı Botter Apartmanı, Şeyh Zafir Türbesi, Çeşmesi ve Kitaplığı, Alexandre Vallaury’le birlikte yaptığı Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İtalya Sefaret Binası ve birçok yalı yer almaktadır. Abdülhamit’in gözündeki değeri Yıldız Sarayı bünyesinde ona inşa ettirdiği Saray Tiyatrosu, Limonluk Köşkü ve diğer eserlerden anlaşılabilir.


D’Aronconun mimarlığını yaptığı Şeyh Zafir Türbesi ve Ertuğrul Tekke Camii

Karaköy Camii D’Aronco tarafından 1903-1904 yıllarında tasarlanmıştır. Udine Kent Müzesi’nde camiye dair bazıları imzalı çizimleri ve desenleri bulmaktadır. Çizimler incelendiğinde D’Aronco’nun cephe bezemeleri dışında çizimlerine sadık olduğu görülmektedir. Caminin inşaatına tam olarak ne zaman başlandığı bilinmemektedir. Aralık 1905 tarihli Goad Haritası’nda caminin bulunduğu yerde bir inşaat olduğu not alındığına göre o tarihe gelindiğinde çoktan inşaat başlamıştı. Arşiv kayıtlarında 1908 yılında inşaatta yapılan değişiklik ve eklemelerle ilgili bir sadaret yazısı, inşaatın hala devam ettiğini göstermektedir. Büyük olasılıkla parasal nedenlerle inşaatı uzun sürmüştür. Kendinden önceki cami gibi fevkâni olan Karaköy Camii’ye, imardan sonra kaybolmuş olan Halil Ağa Sokağından girilen L şeklindeki bir merdivenden ulaşılıyordu. Cami altında yer alan 2 kat dükkandan sonra sekizgen kitlesiyle kendini göstermekteydi. Sekizgen kitlenin yüzeyinde yer alan biri uzun ikisi kısa üçlü pencere gruplarıyla T şekline ulaşılmaktaydı. Üçlü pencere gruplarının üstü floral motifli oymalarla süslenmiştir. Karaköy Camii’den günümüze sadece bu floral motifli oymalardan ikisi kalabilmiştir. Caminin sekizgen kitlesi değerli mermerlerle ve köşeleri ise bronz yaldızlarla kaplıdır. İstanbul’un önemli Art Nouveau eserlerinden olan bu caminin içine dair ne bir fotoğraf ne de bir çizim bulunmaktadır. Minber ve mihrabının sadece çizimleri bulunmaktadır. 1958 yılına kadar varlığını sürdürmüş bu caminin içinde hiç fotoğraf çektirilmemiş olması gerçekten çok ilginçtir. Batı köşesinde yer alan minaresi ince uzun pencerelerle aydınlatılmış olup o da mermer kaplıdır. Minare sekizgen şeklinde dikkat çekici bir şerefeye sahiptir. Bu minare Semavi Eyice‘ye cumba şeklindeki minareleri hatırlatırken, İlber Ortaylı’ya Şam’daki Ümeyye Cami’yi hatırlatmaktadır.


Salt Araştırma, Söylemezoğlu Ailesi Koleksiyonu


Artamanoff Koleksiyonu, 1931 yılında Galata Köprüsü’nün solundan Karaköy Camii’nin görünümü

D’Aronco eserinde sekizgen bir kitleyi tercih ederek yapıyı hem genişletmiş hem de her yerden görülebilir hale getirmiştir. Zira cami eski Galata Köprüsü’ne yaklaşmış kayıklardan bile görülmektedir. Caminin batı köşesine konulan minaresi yapının kimliğini öne çıkararak onu Karaköy Meydanı’nda çekilen çoğu fotoğrafın bir parçası yapmıştır.

Yahya Kemalin “Kör Kazma” olarak adlandırdığı Menderes İmarı Karaköy Meydanı’na vurduğunda sene 1958’di. O yıllara kadar büyük ölçüde korunan meydan aşama aşama yıkılmış, birçok sokağını yitirmiştir. Karaköy Meydanı’nı dolduran blok binalar ortadan kaybolmuştur. D’Aronco’nun eseri Karaköy Cami bu hengame içinde yıkılmasına gerek olmadığı halde acelelikle ve büyük bir plansızlıkla yıkılmıştır. Şu an bulunduğu yerden yol geçmemektedir. Yanındaki Ziraat Bankası yıkılmamışken D’Aronco’nun eserinin karşılaştığı bu yıkım, kararın gerekçesizliğini gözler önüne sermektedir. Yıkıma karşı çıkanlara söylenilenlerden biri, caminin sökülüp hiç camisi olmayan Kınalıada’ya taşınacağıydı. Ancak imar ekiplerini kaplayan vurdumduymazlık burada da devam etmiştir.

 

Karaköy’de imara kurban giden binaların görüntüsü, büyük olasılıkla Karaköy Camii’nin kuzeyinde yer alan binaların (Hasan Deposu gibi) yıkıntıları görülüyor

Karşısındaki Seyr-ü Sefain binası ve kuzeyindeki komşu binaları yıkılan Karaköy Camii ölümünü bekliyor

 


Cami yıkılmasaydı bulunacağı yer

Söylenildiğine göre caminin bütün parçaları teker teker numaralandırılıp sökülmüştür. Afife Batur’un ulaştığı bilgilere göre caminin mihrabı ve minberi çeşitli camilere, halısı ve Venedikten gelen avizesi ise Teberrükat Memurluğuna gönderilmiştir. Geriye kalan parçaların ise Kınalıada’ya aktarılması bekleniyordu ancak bu gerçekleşemedi. Afife Batur’a İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğünden bu konuda gelen cevap, kalan parçaların çoğunun taşındıkları mavnadan kayarak Marmara Denizi’ne düştüğü olmuştur. Bu parçaları taşıyan mavnanın yan yattığı da söylenmektedir. Halısı ve değerli avizesinden de bir daha haber alınamamıştır. Afife Batur bu değerli avizenin el altından satıldığını düşünmektedir. Caminin aktarılması gerekilen minber ve mihrabından da haber alınamamıştır. Afife Batur elindeki çizimler ve belgelerle, minberin ve mihrabın aktarıldığı söylenen Mercan’daki Atik İbrahim Paşa Camii’ye gittiğinde denilenlerin doğru olmadığını ortaya çıkarmıştır. Yani caminin bu parçalarının nerede olduğu da meçhuldür. Minberinin Kasımpaşa’daki Sahaf Muhittin Camii’de olduğu söylense de bu iddia henüz doğrulanmamıştır.


Karaköy Camii’nin floral oymalı günümüze kalan taşlarından biri



Karaköy Camii’nin T şekilli pencerelerinin üstündeki floral betimlemeli alınlığı, şimdi Kınalıada Camii giriş kapısının üstündedir

 

Karaköy Cami İstanbul halkında bir iz bırakmış, Karaköy Meydanı’nın koparılamaz bir parçası haline gelmiştir. Birçok yazar camiyle olan anısını yazmış, yıkılmasından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirmiştir.

2003 yılında yazdığı bir köşe yazısında o dönemin Karaköy’ünü anlatan Eser Tutel cami hakkında şunları söylemiştir:
“(Ziraat Bankası Binası)Binanın hemen bitişiğinde, garip mimarisiyle dikkat çeken Karaköy Camii yer alırdı. Babam, her nedense bu küçük camiye cami demez, hep Karaköy Mescidi derdi. ‘Niçin mescit?’ diye sorardım da. ‘Bu mescide cami dersek koskoca Süleymaniye’ye, Sultanahmet’e ne diyeceğiz’ diye yanıt verirdi.”

Caminin akıbeti hakkında da şunları yazmıştır:
“Gelin görün ki, Menderes’in İstanbul’da yeni yollar ve meydanlar açma çalışmaları sırasında 1958’de bir oldu bittiye getirilerek acele tarafından yıktırılıp ortadan kaldırılıverdi. Söylendiğine göre, aynı malzeme ile Kınalıada’da aynı tarzda bir cami inşa edilecekti. Aradan 45 yıla yakın bir zaman geçti, bu söylenenler bir türlü gerçekleşmedi. Gerçekleşmeyince de yoktan yere yıktırılan bu cami ancak eski fotoğraflarda hoş bir anı olarak kaldı. Günümüzde, caminin olduğu yerde yeraltı geçidinin girişi ile bir de büfe yer almakta…”


Artamanoff Koleksiyonu, Karaköy Camii floral süslemeleriyle dikkat çekmekte

Muhafazakâr kimliğiyle tanınan Mehmet Şevki Eygi ise cami hakkında şunları söylemiştir:
“Karaköy’deki o cami ne kadar güzel ve zarifti. Küçüktü ama şiir gibiydi. Bizim milli mimari üslubumuza uygun değildi ama yine de hoştu, güzeldi. Onu tramvayla geçerken hayranlıkla seyrederdim.(Caminin önünde bir tramvay durağı bulunmaktadır) Sonra bir gün çattı geldi ve o güzel cami yıkıldı, yerle bir edildi.”

Menderes İmarı hakkında yazılan en iyi eserlerinden biri olan “Menderes İmarı ve Eski Eser Kaybı” adlı eserin yazarı Behçet Ünsal camiden şöyle bahseder:

“Bu eser Kara Mustafa Paşa Devrinden kalma Yağkapanı Mescidi yerinde yeniden 1878-1879’da (yazar dipnotta inşa tarihinden emin olmadığını ‘sanırım’ diyerek belli etmiştir. Yukarıda bahsedildiği gibi caminin inşasına 1903-1905 yılları arasında başlandığı bilinmektedir) yapılmıştı. Arnuvo stilini taşımakta ve Moresk bir camiye benzemektedir. Bu şekliyle emsali bulunmayan bir son devir örneği ve eseriydi, çokgen planlı, dükkânlar üstünde yapılmış fevkani bir mescid olup dıştan kâmilen mermer kaplanmıştı. Karaköy Köprüsü başında halen Ziraat Bankası olan binanın ilerisindeki sokağın köşesinde bulunuyordu. Şimdi o yer dolmuş durağıdır, 1958’de meydan açılırken sebepsiz yıkıldığı anlaşılıyor.”

2014-2015 yıllarında camiyi yeniden inşa etmek için çalışmalar başlamış olsa da bunlar yarım kalmıştır. Bir süreliğine etrafı levhalarla çevrilen Karaköy Camii arsası yeniden inşa edileceği izlenimini verse de yaşanılan sorunlar yeniden inşaya engel olmuştur. Levhalar sökülmüş, gün itibariyle halen daha boş arazisiyle durmaktadır. Bu boş arazinin üstünde şimdilerde hayvanseverlerin koyduğu kedi evleri bulunmaktadır. Yiyecek ihtiyaçlarını da karşılayan yavru kediler oraya buraya koşturmaktadırlar. Caminin yeniden inşa edilmesi konusuna uzmanlardan farklı tepkiler gelmiştir. Sinan Genim, eserin eskisi gibi inşa edilemeyeceğini ve yakınlarda bulunan camilerin hiçbirinin dolmadığını belirterek bu eserin yeniden inşasına gerek olmadığını söylemiştir. İlber Ortaylı da taşıt trafiğine engel olacağı düşüncesiyle bu fikre sıcak bakmamaktadır. Zeynep Ahunbay ise yapının dışına dair bilgiler olunmasına rağmen bugünün dünyasında o zamanki gibi yapılacağını düşünmemektedir. Ayrıca yapının içine dair yeterli bilgi sahip olunmadığını söyleyerek, yeniden inşaya sıcak bakmamaktadır. Afife Batur ise yeniden yapılmasının taraftarıdır. Ancak bu işin çok riskli bir iş olduğuna dikkat çeker. Caminin planlarının ve fotoğraflarının olduğunu, aslına uygun yapılmasının imkansız olmadığını, bu sırada İtalyanlarla iş birliği yapmamız gerektiğini söylemiştir. Ancak burada önemli olan nokta aslına uygun olmasıdır, popüler talepler uğruna karikatür bir yapı ortaya çıkarsa işler daha da kötüye gidecektir. Öyle ya da böyle, inşa edilsin veya edilmesin Karaköy Camii 1958 yılında İstanbul’dan koparılmış, bir hayalet yapı haline getirilmiştir.

 

 

Kaynakça

Adıgüzel,Hatice. “Bir Tasarımın İzinde: Yeni Bulgular Işığında Raimondo D’aronco’nun İlk İstanbul Projesi
Dersaadet Ziraat Ve Sanayi Sergi-İ Umumisi”. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi.

Ayvansaray-ı Hafız Hüseyin, Hadikat’ül Cevami, İstanbul, 1281,(1865).

Batur, Afife. “Karaköy Mescidi” Dünden bugüne İstanbul ansiklopedisi c. IV,. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal
Tarih Vakfı, 1993.

Batur, Afife. “Yıldız Sarayı’na İlişkin Bazı Belgeler veTürkiye’de Belgeleme Çalışmalarının Sorunları”. TBMM
Milli Saraylar Sempozyumu:15-17 Kasım 1984, YıldızSarayı /Şale:Bildiriler Kitabı, İstanbul:1985.

Eygi Mehmed Şevket. Yakın Tarihimizde Câmi Kıyımı. Tarih Ve İbret Yayınları, 2003. Eyice,

Semavi. Eski İstanbul’dan notlar. Küre Yayınları, 2009.

Eyice, Semavi. İstanbul minareleri. Berskoy Matbaasi, 1962.

Güldal Fatih. İstanbulun 100 Kaybolan Eseri. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları, 2014.

Ünsal, Behçet. “İstanbul’un İmarı ve Eski Eser Kaybı.” Türk Sanatı Tarihi Araştırma ve İncelemeleri 2 (1969): 41-61.
Osmanlı Mimarı D’Aronco: 1893-1909 İstanbul Projeleri. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 2006.

Öz Tahsin. İstanbul Camileri: Cilt I-II. Türk Tarih Kurumu, 2015.

Schiele, Renate, and Wolfgang Müller-Wiener. 19. Yüzyılda İstanbul Hayatı. Roche, 1988.

Tutel, Eser “Ne Güzeldi, Elli Yıl Öncesinin Karaköy’ü!”, Türk Dünyası Dergisi, 2003-02.

“Karaköy Camisi’nin sadece kayıp iki taşını bulabildik”
http://v3.arkitera.com/v1/haberler/2003/01/27/karakoy.htm

Kartpostallarda kalan bir yapı: Karaköy Camiî
https://www.google.com.tr/amp/s/www.dunyabulteni.net/haber/amp/138736

Menderes yıktırdı ‘özel şahsa’ uymadı
https://www.google.com.tr/amp/www.milliyet.com.tr/amp/gundem/menderes-yiktirdi-ozel-sahsa-uymadi-1973142

Resim Kaynakçası

1.Salt Araştırma, Ülgen Ailesi Koleksiyonu, https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/74330
2. https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/110262
3.https://islamansiklopedisi.org.tr/fatih-camii-ve-kulliyesi
4. https://islamansiklopedisi.org.tr/fatih-camii-ve-kulliyesi
5. http://www.ottomaninscriptions.com/information.aspx?ref=list&bid=2909&hid=4445
6. https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/68442
7. http://images.doaks.org/artamonoff/items/show/2163
8.19.Asırda İstanbul Hayatı, Sayfa: 71.
9. https://www.tarihtarih.com/?Syf=4&Fa=2&Id=231554
10. https://www.tarihtarih.com/?Syf=4&Fa=2&Id=231554
11.Yandex haritasında Karaköy’ün görünümü
12. Saffet Emre Tonguç’un sunumuyla Ayrıcalıklı Rotalar Programı, https://www.ntv.com.tr/video/ayricalikli-rotalar/kinaliada-camiinin-karakoyden-baslayan-ilginc-hikayesini-saffet-emre-tongucta,KRCkAn6igEWgDfJPmy5PBQ
13. Saffet Emre Tonguç’un sunumuyla Ayrıcalıklı Rotalar Programı, https://www.ntv.com.tr/video/ayricalikli-rotalar/kinaliada-camiinin-karakoyden-baslayan-ilginc-hikayesini-saffet-emre-tongucta,KRCkAn6igEWgDfJPmy5PBQ
14. http://images.doaks.org/artamonoff/items/show/724
15.http://www.sosyalpaylar.com/istanbul_foto%C4%9Fraflar%C4%B1/stanbul_karak%C3%B6y_eski_siyah_beyaz_foto%C4%9Fraflar%C4%B1_13.html
16.https://www.dunyabulteni.net/genel/karakoy-camii-yeniden-yapiliyor-h209819.html

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu