Paranoyanın Pençesinde Bir Şehir: Salem Cadı Mahkemeleri

1692 yılında sömürge Massachusetts’te bulunan Salem kasabası tarihin en karanlık toplu katliamlarından birine şahitlik etti. Salem cadı mahkemeleri günümüzde korku hikayelerine konu olsa da döneminin acı bir gerçeği olmaya devam ediyor. Bu karanlık dönem boyunca yüzlerce insan cadılıkla yargılandı ve 14 kadın, 5 erkek ve 2 köpek cadılık suçundan idam edildi. Herkesin aklındaki soru ise bir yıla yakın süre boyunca devam eden bu toplu histerinin nasıl ortaya çıktığı. Bu soruya cevap bulmak adına gelin 1690’lı yılların Salem’ine ufak bir yolculuğa çıkalım.

Salem bölgesi, günümüzde ABD’nin batısında bulunan Massachusetts eyaletinin bir parçası idi. ABD bu dönemde henüz sömürge yıllarını yaşamaya devam ediyordu. Göçmenler yeni yerlerinde sıkıntılar yaşarken, yönetimin varlığı ve etkinliği de sorgulanmaya başlanmıştı. Avrupa’dan sonra karşılarına çıkan bu uçsuz bucaksız topraklar, insanları geniş arazilere yayılarak yerleşmeye itti. Salem de balta girmemiş ormanların yanına kurulan kasabalardan biri oldu. Daha öncesinde böylesine bir yabani doğayla karşılaşmamış olan göçmenler, sık ormanlara “Şeytanın İni” ismini verdiler. Belki de bu gizemli topraklar, insanların kalbine ilk korku ve paranoya tohumlarını ekmiş oldu. Salem’deki cadı vakalarına geçmeden önce tüm bu cadılık furyasının nereden çıktığına değinmekte de fayda var. Cadılık iddaları, Salem’den yüzyıllar önce, Avrupa’da ortaya çıkmıştı. 1300’lü yıllarda, Avrupa’daki bir grup Hristiyan, şeytanın kendi işlerine yapmak adına insanların arasına elçilerini gönderdiği savunuyorlardı. Bunlar da cadılardan başkası değildi. Bu görüşün yaygın olduğu dönemlerde bir çok insan cadılık suçlamaları ile idam edildi. Salem’ı diğerlerinden farklı kılan ise Salem’ın bu trendi çok geç yakalamasıdır. Tüm dünyanın tam da bu sapkın düşünceden sıyrıldığı zamanlarda, Salem’da beklenmeyen olaylar yaşanmaya başladı. Bu sıra dışı olaylar tarihin daha önce tanıklık etmediği türde bir toplu histerinin ilk adımları oldular.

Ocak 1692 yılında, Salem’de Peder Samuel Parris’in kızı Elizabeth ve yeğeni Abigail’de bir takım fiziksel anormallikler gözlenmeye başlandı. İki genç kız olağan dışı kas kasılmaları yaşarken ilginç sesler çıkarıyor ve sinir harbi geçirerek her yeri yıkıp döküyorlardı. Dönemin şifacıları bu durumu doğa üstü etmenlere bağladılar. Bu sıra dışı olaylar karşında halkın tepkisi giderek artıyordu. Tüm bu baskıların altında hastalık belirtisi gösteren kızlar kendi durumları için kasabada yaşayan üç kadını suçlu gösterdiler. Bu kadınlardan biri Pederi Parris’in kölesi Sarah Good, bir diğeri evsiz bir kadın olan Sarah Osborne ve sonuncusu da fakir ve yaşlı Tituba’ydı. Üç kadın yakalandı ve günlerce kasabanın ileri gelenlerince sorgulandılar. Sarah Good ve Sarah Osborne tüm suçlamaları reddetti ancak Tituba’nın anlatacakları başkaydı. Yaşlı kadın cadılık suçlamalarını kabul etti ve nasıl şeytanla anlaşma yaptığına dair ayrıntılı bir ifade verdi. İfadesinde siyah kedilerden ve köpeklerden, kara giyimli bir adamın ona yaklaşık kitabını imzalamasını istediğinden bahseden Tituba, kitabı imzalayarak şeytanın işlerini yapmayı kabul ettiğini de kayıtlara geçirdi. İfadesinde onun gibi cadılığı kabul eden başka kadınların olduğu da belirtildi. Bu ifadenin üzerine üç kadın hapse atıldı ve cadı avı da resmen başlamış oldu. Cadıların tesbit edilmesi ve yargılanması için özel bir mahkeme kuruldu. Bu özel mahkemeler  Suffolk, Essex ve Middlesex olmak üzere üç bölgeyi kapsıyordu. Bu cadı avı süresince eyaletin bir çok yerinde cadılıkla suçlanan insanlar ölüm cezasını mahkum edildi. Bu toplu histeri, Vali Phipps’in kendi annesinin ve eşinin de sorgulanması üzerine son buldu. Vali, eşini ve ailesini serbest bıraktırırken tüm gelecek tutuklamaları da yasakladı. Bu korkunç süreç boyunca 200’ü aşkın insan katledilmiş oldu. Olayları takip eden yıllarda, insanlar, 1692 yılında Salem’de gerçekleşen olayları açıklamaya çalıştılar. Öne atılan hipotezlerin arasında en ilginç olanı Profesör Linnda Caporael’in çalışmalarından geliyor. Ünlü psikolog Caporael’in çalışmalarına göre Salem’de toplu histerinin nedeni halüsinojen bir mantar olabilir. Çavdar bitkisinde sıkça görülen Ergot mantarı, yapılan çalışmalara göre, insanlarda kas kasılmalarına, histeriye ve halüsinasyonlara neden oluyor. Caporael’in çalışmasına göre, Salem’de gerçekleşen tam da bu. Bu teori, neden kadınların ve özellikle kölelerin cadılıkla suçlandığını açıklar yönde. Çavdardan yapılan ekmeklerin, Salem’deki insaları toplu bir histeriye süreklemiş olması kuvvetle muhtemel. Teoriler, her ne kadar ilgi çekici olsa da, günümüzde hala, cadı avına neyin neden olduğunu bilmiyoruz. Salem, hepimizin aklında bir gizem olmaya bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

 

 

 

 

 

                                                                                          Siber Güneş.

 

 

 

KAYNAKÇA 

1- Schiff, Stacy. “The Witches of Salem: Diabolical doings in a Puritan Village”. The New Yorker. Annals of Terror. September 7, 2015. https://www.newyorker.com/magazine/2015/09/07/the-witches-of-salem?verso=true. 

2- Jeff Wallenfeldt. “Salem Witch Trials: American History”. Encyclopedia Brittanica. https://www.britannica.com/event/Salem-witch-trials.   

3- Jess Blumberg. “A Brief History of the Salem Witch Trials.” October 23, 2007. https://www.smithsonianmag.com/history/a-brief-history-of-the-salem-witch-trials-175162489/. 

4- Spanos, Nicholas P. “Ergotism and the Salem witch panic: A critical analysis and an alternative conceptualization.” Journal of the History of the Behavioral Sciences 19.4 (1983): 358-369. 

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu