Not: Yazı, filme dair spoiler içermektedir.

72. Cannes Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu ödülüyle ayrılan, konusunun farklılığının verdiği büyüyle Türkiye izleyicisini meraklandıran bir filmdi Küçük Joe. Sinemaseverler olarak, 4 Aralık 2019 Çarşamba günü Küçük Joe’yu “Başka Çarşamba” aracılığıyla izleme şansına eriştik. “Şansına eriştik”, filmin seyirciyi uğrattığı hayal kırıklığı göz önünde bulundurulduğunda, pek de doğru bir tabir sayılmaz aslında. Zira Küçük Joe, film fragmanındaki “Hipnotize edecek kadar tuhaf.” veya “Tehlikeli bir haz.” gibi yorumlarıyla seyirciye verdiği heyecanın yarısını bile film esnasında yaşatmaktan aciz kalmış durumda.

Film, En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülen Emily Beecham’ın canlandırdığı Alice karakterinin ve iş arkadaşı Chris’in, “mutluluk verici” bir bitkinin tanıtımını yapmalarıyla başlıyor. Bitkinin bir fuara katılıp katılamayacağı konuşuluyor, zira bitkinin kendisi ve “fikir” hayranlık uyandırıcı. Bu bitkinin genetik mühendisliğini yapmış olmaktan gurur duyan ikili, bitkiyi bütün detaylarıyla yetkililere tanıtırken bir yandan da seyirciyi bilgilendiriyorlar. “Küçük Joe” ismini Alice’in oğlu Joe’dan alıyor. Kendisi etrafa saçtığı polenleriyle birlikte insanın mutluluk hormonu salgılamasını sağlarken, “annelik hormonu” üretimine de sebep oluyor. Bitkiyle iletişim kurmak, ona gerçek bir bireymiş gibi davranmak önemli. Zira Küçük Joe, ilgi ve alakayla büyüyen, marifetlerini bu şekilde gösteren bir bitki. Fikir ilk bakıldığında gerçekten de ilgi çekici görünüyor, dolayısıyla seyircinin de heyecanı ve filmden beklentisi artıyor. Fakat film, ne yazık ki, seyircinin beklentisine yaklaşamıyor bile. Küçük Joe, gerçekten orijinal bir fikrin, son derece başarısız bir senaryoyla nasıl çöpe atılabileceğinin önemli bir örneği. Filmin senaryosu o kadar basit, o kadar sığ ki; seyirciyi gelecek olan için meraklanmaktan bile mahrum bırakıyor. Küçük Joe beklenenin aksine; düşük bütçeli, sıradan bir gerilim filmi olmaktan öteye geçemiyor.

Filmin yönetmeni Jessica Hausner, gerilim ögelerini arka planda  “rahatsız edici” sayılabilecek seslerle ve “jump-scare” dediğimiz “ekranda bir anda belirip, çıkardığı yüksek sesle seyirciyi aniden korkutan öge” ile sunmaya çalışmış. Son derece sessiz bir sahnede aniden kadraja giren köpeğin havlamasıyla seyirciyi “korkutmaya çalışan” Hausner’ın bu çabası, filmi iyileştirmekten ziyade daha da başarısız kılıyor. Zira Cannes Film Festivali’nde yarışmış bir filmin yönetmeninden, gerilim ögesi olarak böylesine basit bir unsur kullanması beklenmiyor. Ana fikri gereği bünyesinde birçok gerilim ögesi barındırma potansiyeline sahip olan film, ne yazık ki bu potansiyelin yakınına bile yaklaşamamış durumda.

Bütün film boyunca tek tek Küçük Joe’nun etkisine giren insanlar sürüsünü izliyoruz denebilir aslında. Küçük Joe, insanlara salgılattığı hormonlarla birlikte, insanların kendisini sahiplenmesine yol açıyor. İnsanlar Küçük Joe’yu kaybetmemek uğruna yalan söylüyor, entrikalar çeviriyor, yeri geldiğinde insan öldürüyorlar. Fakat bütün bu olaylar, filmin sonunda hiçbir yere bağlanmıyor. İnsanların ruh durumu değişiyor, filmin sonuna kadar bir sürü olay ardı ardına sıralanıyor ve hepsi yaşandığı yerde kalıyor. Filmin sonunda bitkinin yaratıcısı olan Alice de Küçük Joe’nun kölesi haline gelmiş bulunuyor. Jessica Hausner, bütün bu köleliğin ve bağımlılığın hiçbir yere varmaması yetmezmiş gibi, bir de filmin sonunda seyirciyi şaşırtma çabasına giriyor. Filmin son sahnesinde bitkiyle konuşan Alice, Küçük Joe’ya “İyi geceler Küçük Joe.” diyor. Ardından, tamamen “alakasız” bir şekilde Küçük Joe cevap veriyor: “İyi geceler anne.” Filmde “şaşırtma ögesi” olması gereken bu sahne, bu işlevini de yerine getiremiyor ve bir kez daha Küçük Joe’nun ne kadar başarısız bir yapım olduğunu gözler önüne seriyor.

Cannes Seçkisi’nde gösterilme şerefine erişmiş bir film olan Küçük Joe, Türkiye’deki sinemaseverler için bir hayal kırıklığından başka bir şey olamadı ne yazık ki. Film, Türkiye’nin önemli sinema platformlarından biri olan Filmloverss’ın sahibi Utku Ögetürk’ten 2 ½ yıldız (5 üzerinden) alırken, EkşiSinema’nın kurucusu Kaan Karsan’dan 1 ½ yıldız (5 üzerinden) aldı. Metacritic ve IMDB gibi platformlarda ise, şaşırtıcı olmayan bir biçimde, filmin puanları 5,9/10’un üstüne çıkamıyor. Uzun lafın kısası, “Küçük Joe” senenin başarısız sayılabilecek yapımları arasında yerini almış ve adını tarihe yazdıramayacak nitelikte bir film.

 

Kaynakça:

1.Fotoğraf: https://www.sinemaizle.org/bilim-kurgu-filmleri/little-joe/

2.Fotoğraf: https://rogersmovienation.com/2019/11/11/movie-review-a-mothers-love-protects-her-horrific-flora-little-joe/

3.Fotoğraf: http://www.baskasinema.com/filmler/little-joe/

Leave a Reply

1 comment

  1. Anonim

    Son zamanlarda o kadar film izledim bu kadar kötü film görmedim.