Yaşamdan Son Kare: Salvador Allende

Salvador Allende, Büyük Okyanus kıyısı boyunca uzanan Şili’nin seçim ile başa gelmiş ilk sosyalist devlet başkanıdır. Yanda gördüğünüz fotoğraf ise Allende’nin hayatta olduğu son karedir. 1970 yılında Şili’nin 29. devlet başkanı

olarak başa geçen Allende, 1973 yılındaki askeri darbeye kadar görevini sürdürmüştür. Tıp doktoru ve başarılı bir parlamenter olan Allende, yönetimde olduğu kısa sürede bir çok reforma imza atmıştır. “Sosyalizm gibi sosyalizm” anlayışıyla hareket eden başkan, sosyalizme barışçıl yollardan geçmeyi hedeflemiş, hali hazırda var olan sosyalist yönetimlere bir alternatif oluşturmuştur. Hükümetin yanlış politikaları ve Amerika Birleşik Devletleri’nin istikrarsızlaştırma stratejileri sonucu Allende hükümeti 1973 yılında General Pinochet önderliğindeki askeri darbe ile son bulur. Tüm sonuçlara rağmen, yönetimde kaldığı kısa süreç içerisinde Salvador Allende demokrasi anlayışını geliştirmiş ve yüceltmiştir.

 

Salvador Allende Kimdir?

Salvador Isabelino Allende Gossens, 26 Temmuz 1908’de Valparaiso’da dünyaya geldi. Şili’nin üst sınıfındaki bir aileden olan Allende’nin büyükbabası Şili Radikal Partisi’nin kurucularındandı. Ailesinin siyasi geçmişi nedeniyle erken yaşlardan politik düşünce dünyası da gelişmeye başladı. Eduardo de la Barra Lisesi’nde eğitim gören Allende, Marksist düşüncelere olan ilgisini de burada geliştirdi. Genç Allende 16 yaşındayken Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt oldu. Burada da siyasi görüşleri şekillenmeye ve gelişmeye devam etti. Aktif bir öğrenci olan Allende, Öğrenci Federasyonu başkan yardımcılığına kadar yükseldi. Okuldaki politik aktiviteleri çok geçmeden göze batmaya başladı. Bu durumun sonuçları sonradan kendini göstermeye de başlayacaktı. Dönemin devlet başkanı Carlos Ibanez hakkında yaptığı eleştiriler okuldan uzaklaştırmasına ve sonradan tutuklanmasına neden oldu. Durum her ne kadar karanlık görünse de, 1931 yılında Ibanez yönetiminin ekonomik sebepler sonucu devrilmesi ile bertaraf edilmiş oldu. Allende, politik hayatına bu süreçten sonra da durmaksızın devam etti. 1932 yılında mezun olmasının ardından 1933 yılında sosyalist bir parti olan Partido Socialista’nın kurucularından biri oldu. Allende parti içerisinde bir çok farklı görevde yer aldı. Çalışkanlığı ve özverisi ile parti içinde övgüler topluyordu. Demokrasinin ve halkın iradesinin yılmaz bir savunucusu olan Allende’nin asıl hedefi ise parlementoya girmekti. Bu hedefi 1937 yılında gerçekleşti ve milletvekili olarak seçildi. Buradan itibaren siyasi hayatı yükselişe geçti. Takip eden beş yıl içerisinde sırayla sağlık bakanlığı, Sosyalist Parti genel sekreterliği ve senatörlüğe yükseldi. Siyasi hayatında adım adım ilerleyen Allende seçilmeden önce üç kez sol partilerin ortay adayı olarak başkanlık seçimlerine girdi. Ne var ki bu denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Yakınlarının ve Allende’nin bizzat kendi açıklamaları gösteriyor ki bu yenilgiler Allende üzerinde bir yılmışlığa neden oldu. Şaka yolu ile de olsa bir başka seçime daha katılmayacağından söz etti. Bu dönemde Allende’nin

kişisel hayatında yeni gelişmeler olmaktaydı. Allende, ruh eşine, hiç beklemediği bir o kadar da talihsiz bir olayın ardından rastladı. 1939 yılında Şili şiddetli bir deprem ile sallandı. Şili’nin güneyinde gerçekleşen bu deprem 40.000 kişinin canını aldı ve bir çoklarını evsiz bıraktı. Allende’nin Hortensia Bussi ile tanışması da bu talihsiz olayın sonrasında gerçekleşen yardım kampanyalarının birine denk gelir. Bu kampanyaları sırasında gönüllü olarak çalışan Allende ve Bussi birbirlerine aşık olurlar ve bir yıl içerisinde dünya evine girerler. Bu evliliğin sonucu Isabel Allende, Beatriz Allende, Carmen Paz Allende adlarında üç çocukları olur. En son 1964 yılında başkanlık seçimlerine aday olan Allende, sol cephenin oluşturduğu Halk Birliği tarafından 1970 yılında bir kez daha aday gösterilir. Bu seçim diğerleri gibi olmaz ve Allende seçimi kazanır. Bu olay  Şili için olduğu kadar dünyanın geri kalanı için de bir dönüm noktasıdır. Allende bu seçimi kazanarak, seçimle başa gelmiş ilk Marksist başkan ünvanına kavuşur. Bu olay solcu kesim tarafından büyük bir sevinçle karşılanır. Emekçi halkın kalbini kazanan Allende’nin zaferi halk tarafından coşkuyla kutlanır. Allende’nin altı yıl sürecek olan başkanlık dönemi böylece başlamış olur.

Yeni Başkan Yeni Yönetim

Yeni başkan yanında yepyeni bir yönetim şekli de getirdi. Allende önderliğinde kurulan hükümet tavize yer olmayan sosyalist bir yönetimi uygulamaya koydu. Öncelik işçi sınıfıydı. Allende’nin nihai amacı bir işçi cumhuriyet kurmaktı. İşe herkesin mallarına el konularak başlandı. Böylece eşit bir mal dağılımı ile sosyalist ilkeler karşılanmaya başlayacaktı. Sosyal ve ekonomik eşitlik adına yoksullara yardımlar başladı ve memur maaşlarına üst sınır getirildi. Tüm bu hamleler elbette ki bir takım kimseleri rahatsız etmeye başlamıştı. Bundan önce yönetimde söz haklarını olan toprak sahipleri ayrıcaklıklarını kaybetmişlerdi. Allende bu dönem de bir çok tehdit olmaya başlasa da geri adım atmadı. Allende’nin aklında yepyeni bir devrim fikri vardı. Bu devrim silahlar konuşmadan diplomasi ile gerçekleşecekti. Bu amaç ile Küba ve Çin ile de diplomatik görüşmelere başladı. Bir diğer ekonomik hamle devletin özel işletmeleri satın olması oldu. Bu hamle ABD’yi yakından ilgilendiriyordu. Öyle ki Şili’deki bir çok bakır madenin işletmesi ABD’li firmaların elindeydi. Allende’nin bu hamlesi ABD tarafından hoş karşılanmadı. Bu hoşnutsuzluk Amerikan ambargosuna kadar gitti. Ambargonun yanı sıra Dünya Bankası ve IMF’nin de yardımları son buldu. Bu durum belki de Şili’nin ekonomisine vurulan en büyük darbe oldu. Şili ekonomisi 1972 yılında en karanlık dönemlerinden birini yaşamaya başladı. Temel gıda eksikliği ve esnafın kepenk kapaması adeta yaşamı durdu. Tüm bunlar yaşanırken yeni bir seçim kapıdaydı. Sağ cephe Allende’nin düşeceğine inansalar da sanıldığı gibi olmadı. Genel seçimlerde Halk Birliği oyların %45’ni olarak yerini güçlendirdi. Tüm zorluklara rağmen Allende barışçıl bir politika izleyeceğini ve esaslarından ödün vermeyeceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

 

 

11 Eylül 1970 Darbesi ve Veda Konuşması

1973 genel seçimleri sonucunda Allende’nin demokratik yollar ile kazanan taraf olduğu  kesinleşmişti. Ne var ki ülkenin durumu hiç parlak değildi. Ekonomik kriz hiç olmadığı kadar şiddetlenmiş bunun üzerine kamyoncuların başlattığı grev de eklenmişti. Enflasyon önü alınamaz şekilde yükseliyordu. Temel gıda maddeleri alabilmek için insanlar saatlerce kuyrukta beklemek zorunda kalıyorlardı. Hükümet, krizi dindirmek için çaba gösterse de bir sonuç alınamadı. Ülkede bir terör ortamı oluşmuştu. Bu dönemde Amerikan’nın kışkırtmaları ve halkın sefaleti devlette bir histeri yaratmasına rağmen Allende politikalarından geri adım atmayıp uygulamalarını sürdürmeye devam etti. İşler bu noktadan sonra geri dönülmez bir yola girmişti. Kamyonculardan sonra otobüs şoförleri de greve başlamıştı. Allende bu durum karşında sert tavrını korudu ve faşistlere yardım edenlere müsaade edilmeyeceği konusunda demeçler verdi. Kepenk kapatan esnaf polis zoruyla dükkanlarını açmaya zorlandı. Bu durum polis ve esnaf arasında çatışmalara neden oldu. Süreç, adım adım halk ve devlet arasındaki bütünlüğü bozmaya, sosyalist devlet ilkelerini saptırmaya başlamıştı. Barışçıl bir politika anlayışıyla yola çıkan Allende, ekonomik baskılar, içerden ve dışardan gerçekleşen istikrarsızlaştırma eylemleri ve de gerçekleşen bir dizi başarısız politikanın sonucunda kaçınılmaz bir sona yaklaşmıştı. Tüm bu olaylar neticesinde 11 Eylül 1970 tarihinde başını General Augusto Pinochet’in çektiği bir  askeri darbe gerçekleşti. Son ana kadar odasında kalan ve teslim olmayan Allende aynı gün hayatını kaybetti. Ondan geriye başında baretiyle parlamentoyu terk ederken çekilen yazının kapak fotoğrafında olan son kare kaldı. Günümüzde Allende’nin çatışmada mı öldüğü yoksa intihar mı ettiği hala kesin olarak bilinmemekte.

65 yaşında hayatını kaybeden Salvador Allende, hayatını Marksist düşüncenin hedeflerine ve halkının özgürlüğüne adamıştır. Sosyalist bir devletin silahsız bir devrimle kurulabileceğini kanıtlayarak benzeri olmayan bir başarıya imza atmıştır. Son anına kadar teslim olmayan Allende ölümünden saatler önce radyodan yaptığı konuşmasında Şili halkına şu sözlerle veda eder:

“Ülkemin emekçileri; Şili’ye ve onun kaderine inanıyorum. Başkaları ihanetin galip gelmeye çalıştığı bu karanlık ve acı anın üstesinden gelecekler. Bilin ki, er ya da geç büyük bulvarlar tekrar açılacak ve özgür insanlar daha iyi bir toplumun inşası için üzerinde yürüyecekler.

Yaşasın Şili! Yaşasın halk! Yaşasın emekçiler!” 

Siber Güneş

 

KAYNAKÇA

1- Salvador Allende: Physician, Socialist, Populist, and President – Sara K. Tedeschi, Theodore M. Brown, and, Elizabeth Fee

2- Salvador Allende: His Political Life and Afterlife – Peter Winn 

3- Debray, Regis. Conversations with Allende: Socialism in Chile.

Görseller:

Öne Çıkan Görsel: http://www.radiohc.cu/en/noticias/internacionales/115354-grandson-of-chile%27s-salvador-allende-demands-henry-kissinger%27s-arrest

1.Görsel: https://www.bbc.com/news/world-latin-america-13499336

2.Görsel: https://www.telesurenglish.net/news/Salvador-Allende-The-Forgotten-Precursor-20180626-0026.html

Leave a Reply

Ankara Bilgisayar Servisi Sigma Defence