Şu günlerde sadece sporda değil, siyaset, dış politika, hatta günlük hayatta bile tek şey konuşuyoruz: Ekonomi. Artan döviz kuru ile sırf ülke ekonomisi değil, Euro ağırlıklı giderlere sahip kulüplerimiz de sıkışmış bir hâlde. Abdurrahim Albayrak’ın “Trump’tan bahsediyorum, Allah’ın cezası bizi mahvetti” [1] demesinden anlaşılabileceği gibi siyasi sebeplerle çıkan bu kriz, gelirlerinin önemli bir kısmı Türk lirası üzerinden olan ve çoğu ağır borç yükü altında kalan futbol kulüplerini kara kara düşündürüyor. Peki bu durumun çözümü nedir, izlenecek en uygun yol haritası ne? Yazımızda ‘küreselleşmiş’ dünyadaki ‘endüstriyel’ futbolun bu kronik sorununu Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu, eski GazeteBilkent yazarı Özgü Kokal ile yorumlayacağız.

Soru: Maaş giderleri Euro, futbol gelirleri Türk Lirası ağırlıklı olan ekiplerimiz ne yapabilir? Karşılıklı anlaşma ile, sözleşmelerdeki kuru sabitlemek bir çözüm olarak görülebilir mi?

Özgü: Bir noktaya kadar evet. Bu kadar dalgalı bir piyasada makul bir seviyeden sabitlenen kur, kulüplere geleceklerini daha iyi planlama imkânını verecektir, yayın hakları anlaşmalarının da sabit kur üzerinden yapıldığı göz önünde bulundurulursa. Ancak daha kalıcı çözümler Euro cinsinden verilen sözleşmelerin azaltılması (bir açıdan yerli oyuncu sayısının arttırılmaya çalışılması) ve kulüplerinin gelirlerinin daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesi olacaktır.

UEFA FFP konusunda ciddi bir söylem ama esnek bir tavır takınmakta.

Soru: FFP anlaşmaları imzalayan ve kombine satışları bitme noktasına gelen büyük kulüpler, bu anlaşmaları sürdürebilecekler mi?

Özgü: Akılcı bir yönetim şekliyle FFP anlaşmalarının sürdürülememesi için büyük bir sebep yok. Kulüpler eskiye göre bonservis açısından daha dikkatli de davranıyor. Yine de maaş bütçelerinin azaltılması kulüplerin eğilmesi gereken en önemli konu, forma bile giymeyen futbolculara verilen yüklü sözleşmelerin azaltılması gerekiyor. Ve her zaman piyasanın tek bir kötü sözleşmeyle alt üst olma ihtimali var.

Kulüp yönetimleri zor bir tercih yapmanın eşiğindeler.

Soru: Ekonomik olarak ciddi sorunlar yaşayan kulüplerimiz hangisini öncelemeli: Sportif başarılarla Türk lirası ve Euro bakımından gelir kaynaklarını mı artırmalı, yoksa küçülmeye gidip bu sezon için hedeflerini düşürmeli mi?

Özgü: İki yaklaşımın da kendine göre zorlukları var. Sportif başarının maalesef garantisi yok ve olası başarılar sonunda da gelecek maaş zammı istekleri bu yaklaşımın etkisini azaltabilir. Bir yandan da ülkemizde hedef küçülterek mali durumu düzeltmek neredeyse hiçbir zaman hakkıyla uygulanabilen bir yaklaşım olmadı, taraftar baskısı da cabası. Yine de iyi hazırlanmış bir plan ile 1-2 sene hedef küçültmek kabul edilebilir bir yaklaşım, ancak mali disiplinin bunun sonrasında da elden bırakılmaması gerekiyor.

Soru: Son soru olarak, Ankaragücü kulübü bu kriz sebebiyle yabancı sınırının indirilmesi için çağrı yaptı [2]. Böyle bir girişimin ekonomik ve sportif olarak olası sonuçları ne olur, amacına ulaşabilir mi?

Özgü: Yabancı sınırının kalkmasıyla Süper Lig’de oynanan futbol kalitesinin ne yönde değiştiğini fark etmek zor değil ki öncesinde de kulüpler arasında devamlı sürtüşmelere neden olan bir konu bu. O yüzden yabancı sınırı ile özellikle Avrupa arenasında sportif başarının düşmesi çok olası gözüküyor. Yabancı sınırının olduğu dönemde yerli oyuncuların pek hak etmedikleri yüklü sözleşmelere imza atması da şu an kulüplerin mali durumunun bozuk olmasının sebeplerinden biri. Yabancı sınırı aynı zamanda yerli oyunculara bir nevi forma garantisi sağlamakta, bu da hem kulüp hem de milli takım bazında iyi sonuçlar getiren bir durum olmadı. Sınırlamaların futbolu ileri götüreceğini iddia etmek bu sebeple hiç kolay değil. Yabancı sınırı olmasa dahi kulüplerin daha akılcı transfer politikalarıyla hem maaş yüklerini azaltmaları, hem de başarılı olmaları mümkün. Kulüplerin bunun yanı sıra altyapıyı da, her ne kadar klişe de olsa, daha yapıcı bir şekilde ele almaları, hem mali hem de sportif durumlarının düzelmesine katkıda bulunacaktır.

Yorumların da gösterdiği gibi günümüzdeki zor ekonomik şartlara rağmen yönetimler, hala kendi yollarını çizme imkanına sahip. Süper Lig’den amatör lige doğru giden bir yolculuğa mı, yoksa yeni bir başarı hikayesine mi imza atacaklar, son karar yine onların olacak. Temennimiz bu sıkıntılı dönemden gerek spor, gerekse diğer sektörlerimizin olabildiğince az hasarla kurtulması.

*Kapak fotoğrafı buzzwebzine.fr sitesinden (https://www.buzzwebzine.fr/wp-content/uploads/2018/06/paris-foot-1024×576.jpg), diğer resimler sırasıyla medium.com (https://cdn-images-1.medium.com/max/1444/1*gy6d8RGYyfbs19B7o65NTg.png), ve maxpixel.net (https://www.maxpixel.net/static/photo/1x/Trophy-Fifa-Football-Corruption-Scale-Money-3458063.jpg) adreslerinden alınmıştır.

Referanslar

[1] http://www.milliyet.com.tr/abdurrahim-albayrak-allah-in-galatasaray-2723516-skorerhaber/

[2] https://www.futbolarena.com/mke-ankaragucu/ankaragucunden-flas-yabanci-oyuncu-cagrisi-356154h/

İlgili Yazılar