7. Bilkent Uluslararası Tiyatro Günleri Kültür - Sanat

7. Bilkent Uluslararası Tiyatro Günleri

7.Bilkent Tiyatro Günleri 17-22 Haziran tarihleri arasında Bilkent MSSF’de gerçekleşti. Davetli 8 okul ile birlikte 150’ye yakın katılımcıdan oluşan festivalde bu sene sahnede Haliç Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Anadolu Üniverstiesi, Kocaeli Üniversitesi tiyatro öğrencileri yer aldı.

Bu üniversitelerin yanı sıra Çin’den Şangay Tiyatro Akademisi‘nin katılımıyla da uluslararası bir nitelik kazanan festival; 3 yıldır Colombia, Makedonya, İran ve İsrail gibi yabancı ülkeleri de bünyesinde barındırıyor. 2012’den beri düzelenen Tiyatro Günleri‘nin birincil amacı oyun gösterimleri, atölye çalışmaları ve forumlarla geleceğin oyuncularını bir araya getirmek.

Aynı zamanda cast direktörleri, yapımcılar ve tiyatro yönetmenlerinin de festivale gelmesi, bölüm öğrencilerinin oyunculuk sektörünün koşulları üzerine alanında deneyimli sanatçılarla  fikir  alışverişinde bulunmasını sağlıyor.

Her geçen yıl adını daha çok duyuran Bilkent Tiyatro Günleri’ne yalnızca konservatuvar, güzel sanatlar bünyesinde açılmış oyunculuk bölümlerinin mezun olacak sınıfları, istisnai durumlarda da 3.sınıf öğrencileri, katılabiliyor. Başvuran okulların oyunlarının değerlendirilmesinde oyunun Bilkent sahnesine uygunluğu, teknik, dekor ve ışık açısından önem arz ediyor.  Bu noktada, kriterlerin daha çok tekniksel açıdan olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Şubat ayı itibariyle toplantılara başlayan festival komitesi, katılımcı ekiplerin yurt ve yemek işleriyle ilgileniyor. Okulun eğitim sürecinde olduğu dönemde bütün ekibin Bilkent’te konaklamasını sağlamak zor olduğundan, festivali Haziran ayında yapmayı tercih ediyorlar.

Tiyatro Bölüm Başkanı Jason Hale tarafından yönetimi yapılan workshoplar, farklı okulların öne çıkan eğitmenleriyle çalışma ve çeşitli oyunculuk yöntemleri öğrenme açısından öğrencilere katkıda bulunuyor. Festivale katılımın yoğunluğu nedeniyle bölüm harici öğrencilere açık olmayan bu çalışmalar aynı zaman da katılımcıların temel oyunculuk derslerini de almış olmasını gerektiriyor.

Festivalin 4.gününde sahnelenen Özgürlüğün Bedeli oyununun ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin tahliye kararını öğrendik. Bu  üzücü durum karşısında öğrenciler ve sanatseverler olarak MSGSÜ öğrencilerini alkışlarımızla destekledik. Festival Komite Başkanı 2017-2018 dönemi 3.sınıf Tiyatro Bölümü öğrencisi Turgay Korkmaz da “Mimar Sinan Üniversitesi festivalimizden seçim nedeniyle 4. Gün ayrılmak zorundaydı. O gün bütün komite arkadaşlarımızla onları yolcu etmek için bahçedeydik ve o anda tam onlarla vedalaşırken okullarının tahliyesi haberi geldi. Bu durum gerçekten hepimizi üzdü. Konservatuar okumak sadece 4 sene öylesine bir mekana girip çıkmak değildir. O 4 yılda o okuduğunuz binada çok şey yaşarsınız; orası ana kucağı ve baba ocağı gibidir, mezun olduğunuzda darda kaldığınızda yine orayı hatırlarsınız. Sözün özü o gün onları alkışlamak yetmez biz öğrenciler ya da Festival Günleri deyimiyle geleceğin oyuncuları olarak Mimar Sinan Üniversitesi öğrencilerinin sonuna kadar yanındayız. En azından tahliye kararı şu an için durduruldu. Arkadaşlarımız için en güzel olanı okullarında kalmalarıdır.” diyerek sosyal medyada da yoğun tepkilere neden olan bu karara ilişkin düşüncelerini aktardı.

Büyük Romulus, Kiss Me Kate, Roberto Zucco , Çehov Yalıda, Şahmeran Büfe, Özgürlüğün Bedeli, Fırtına ve Wandering in the peony pavilion oyunlarını içinde barındıran programda aynı zamanda Bilkent ‘in 2018 mezunlarının oyunu Devinim ve Öfke; 3.sınıfların oyunu Japon Kuklası  da yer aldı. Festivale dair en çok hoşuma giden detaylardan biri  ikinci kez izleme şansını yakaladığım Devinim‘e dair oldu. Bir sanat eserini her yeniden okumada, izlemede, dinlemede yenilikler keşfetmek oldukça olağan bir durumdur aslında. Bu alışılagelmiş durum ,söz konusu eser Devinim olunca etkisini daha da yoğun hissettirdi.

Devinim’i ilk izleyişimde varoluşsal düşünceleriyle sahneye kitlenmiş bir seyircinin içindeydim; bu seferse tam tersine absürd olanın komikliğine odaklanmış, kahkahalarla çevrili bir atmosferde buldum kendimi. Elbette bu durum bireysel algılayıştan ziyade oyunun çok katmanlılığı; oyuncuların ve yönetmenin yeteneği,başarısıyla doğrudan ilgili. Bir oyun üzerinden birbirinden farklı iki dünyayı girmemi sağladıkları ve en önemlisi farklı üniversitelerin güzel oyunlarını Bilkent’te buluşturdukları için teşekkürler Bilkent Tiyatro!

 

Kaynakça: http://www.bilkenttiyatro.com/

Görseller: https://www.instagram.com/bilkenttiyatro/

 

 

İlgili Yazılar