Masonluk; Gizli bir Din mi yoksa Zararsız bir Organizasyon mu? Tarih

Masonluk; Gizli bir Din mi yoksa Zararsız bir Organizasyon mu?

Masonluk yalnızca bir tarikat adı mıdır yoksa internet ortamında sıkça bahsedildiği gibi dünyayı yok etmeyi kendine görev edinmiş bir yenidünya dini mi? Bu sorudan yola çıkarak yürüttüğüm araştırma neticesinde bulduğum bilgiler bir araştırmacı olarak beni şaşırttığı kadar eminim sizlerin de ilgisini çekecektir. Din çerçevesinde gelişen “masum” görünümlü organizasyonlardan dolayı zarar gören tek ülke Türkiye olmasa gerek. Masonluk çerçevesinde yaptığım küçük kapsamlı araştırma neticesinde ulaşılan bulgular ise masonluğun üyeleri tarafından dış gözlemcilere anlatılanın aksine yalnızca küçük ve hobi amaçlı bir organizasyon olmadığı veya olamayacağı yönünde. Öyle ki, temelleri Avrupa’nın aydınlanma çağında atılan bu inanış biçimine göre (inanış biçimi dememin sebepleri yazının devamında detaylıca açıklanacaktır.) somut deneye bağlı bilgi kılavuz olarak gösterilse de yapılan gizli ayinlerin kökenleri Kral Süleyman dönemine kadar uzanmakta. Hatta masonluğun en bilinen işaretlerinden biri olan 5 köşeli yıldızında asıl hikâyesi Ortadoğu’nun kalbi sayılan Kudüs’ten geldiği rahatlıkla iddia edilebilir.

Masonluğu araştırmaya başladığımda karşıma çıkan ilk soru işareti masonluğun kelime olarak ne anlama geldiğiydi. Bunun üzerine İngilizce de  (Masonary) olarak geçen Masonluk adı aslen duvar ustalığı, duvarcılık gibi manalara geliyor. Bu vurgudan da çıkarılabileceği gibi masonluk geleneksel yapının üzerine yeni tuğlalar ekleyerek bir duvar örmek olarak da nitelendirilebilir. Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde 1,3 milyon üyesi bulunan Masonların içlerinden devlet büyüklerinden, ünlü artistlere kadar toplumun üstünde yönlendirici bir etki yaratan pek çok kişi bulunuyor. Özgür Masonlar diye de adlandırılan bu üyelerin ise neredeyse hepsini erkekler oluşturuyor çünkü Masonlukta üyeliğin ilk ve en temel şartlarından biri erkek olmak. Bu ifadeye neredeyse ibaresini eklememin nedeni ise yalnızca erkek üyelerin bulunduğu Özgür Masonik tarikatlar varken tam tersine yalnızca kadınların oluşturduğu bir versiyonu da bulunmakta. Genelde aynı prensip ve dünya görüşünü paylaşan her iki kısımda gizli ritüeller ile örülmüş bir duvar adeta.

Resmiyette ki şeffaflık ilkelerine rağmen içlerinde barındırdıkları gizlilik ise halen varlığını korumakta ki buna üyelerin organizasyon dışında mason olduklarını ifade etmekten kaçınmaları da dâhil.

Kendi içerisinde pek çok farklı dinden alıntılar ve göndermeler bulunduran masonluk bu günlerde sanıldığı kadar gizli bir tarikat gibi değil daha ötesinde resmi bir organizasyon olarak devam ediyor. İçinde sakladığı bilgiler yalnızca üyeleriyle paylaşıma açık olsa da (mesela gizli tokalaşma şekilleri ya da lonca içinde kıdem alabilmek için yapılan özel ayinler gibi) Masonlara ait olan pek çok kuruluşun kendine ait resmi internet siteleri ve araştırmaya açık kamera röportajları mümkün. Tabi bu gizlilikten bahsederken bir ara çok popüler olan “bu oyuncu tek gözünü kapatmış kesin mason, yok eliyle üçgen yapmış, hepsi illümünati” efsanelerini bir kenara bırakırsak bu kuruluşun yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde ki kolunun, farklı yardım kuruluşlarına yaptığı bağış miktarı 2.000.000 (milyon) dolar. İşin daha ilginci bu yapılan bağış miktarı yıllık değil günlük bazda. Peki, günlük bu kadar büyük miktardaki parayı yalnızca yardım niyetine verebilen gizliliği temel almış ve bir kısmının hala bir din olarak sunulmasını yadırgadığı Masonluk, böyle bir güçle dünya üzerinde ne kadar etkisiz olabilir?

Yalnızca birkaç küçük teori ve anekdottan bahsettikten sonra bu bir zamanlar gizli olan organizasyonun kuruluşuna bakmak gerekirse ilk temelleri Londra’da atılan Özgür Masonluk uzun yıllar boyunca resmi kurumlar tarafından yok sayılarak varlığını bu günlere dek sürdürmüş. Kamuya ifşa olduktan sonra ise oldukça büyük bir sansasyon yaratmış ve halada yaratmakta.

Bir inanış biçimi olarak görülebilecek olan bu kültü anlamak için ise böyle yüzeysel bir araştırmanın haricinde çok daha derinlere inmek gerekir.

Masonluğu bir inanış biçimi olarak tanımlamak için bulgular arasında küçük bir mantık örüntüsü yaratmak yeterli olacaktır. Bir inanışın ilk göstergesi inandığı bir üstün güç, varlık ya da kurucu olup olamadığıdır. Bu anlamda Masonik İncil diye anılan Özgür Masonların yazıtlarında bir üstün güç/yaratıcıdan bahsedilmektedir. Bazı kaynaklarda bu güç tamamen Masonluğun temel amacı olarak gösterilse de bu gücün bir varlık tarafından bulundurduğu da inanışlardan bir başkasıdır. Masonluğun bir din olmadığını savunan yazılarda, masonluğun resmen bir din amacıyla yaratılmadığı fakat üyelerin amaçlarını üstün görüp dine dönüştürdükleri gibi bir varsayım mevcuttur. Din dediğimiz bütünün ise bir amaç doğrultusunda belirli hareket biçimi, ahlak anlayışı ve ritüeller yoluyla üstün bir güce ulaşma yolu olduğu düşünülürse Masonluk pekâlâ bir inanış biçimi olarak görülebilir.  Bu gibi bir durumda bu organizasyonların resmileşerek hala gizliliğini koruyan üyelerinin devletin önemli yerlerinde kontrol mekanizmalarını etkileyebilecek konumda olması aklımıza sekülerlik sorunuyla birlikte bir darbe ihtimalini de getirecektir.

Bu inanış biçiminin çıkış noktasıysa ilk paragrafta bahsettiğim üzere Kral Davut ve Süleyman’a kadar dayanır. Kudüs’te Milattan önce yapılan ve sonrasında 3 kere yıkılan bugün ise gerisinde yalnızca Ağlama duvarı olarak bilinen ve Yahudiler tarafından kutsal kabul edilen bir duvarı kalan bu tapınağın içinde Süleyman’ın hazinesinin saklı olduğu rivayet edilir. Bu hazineyi yalnızca altın, gümüş yada kıymetli materyaller olarak düşünmekte fazlasıyla yanlış olacaktır çünkü efsaneye göre asıl hazine Kral Süleyman’ın yüzüğüdür. Bu yüzük sayesinde Kral Süleyman’ın bütün diğer âlemleri kontrol edebildiği söylenirken yüzüğe kim sahip olursa o kişinin Süleyman olduğu gibi bir ifade de bulunmaktadır.

Yüzük kimdeyse Süleyman o’dur

Süleyman’ın hikâyesiyle ilgili detaylar Kuran-ı Kerim’in Bakara suresinde anlatılırken İncil ve Tevrat’ta da bu efsaneye pek çok gönderme bulunmaktadır. Yine bir başka rivayete göre ise Kral Süleyman’ın en büyük hazinesi Süleyman Tapınağının tam kalbinde yani bugün Mescid-i Aksa olarak bilinen yerdedir. Süleyman tapınağı içerisinde kazılar bugün hala devam ederken, tapınağın içerisinde ki pek çok hazinenin de gördüğü tahribat yıllarında yağmalanarak akıncılar ve Haçlılar ile beraber Avrupa’ya taşındığı bilinir. Kral Süleyman’ın efsanesinin detaylarını okurken Yüzükleri Efendisi’nin senaryosuna olan müthiş benzerliği ise yazarın bu efsaneden ilham almış olabileceğidir.

Masonlardan bahsederken Kral Süleyman efsanesi hakkında bu kadar detay vermiş olmamın temel nedeni ise hem semboller açısından efsane ile tarikat arasında ciddi benzerlikler bulmuş olmam, hem de ritüellerin en azından paylaşılan kısmında ki bazı uygulamaların yine bu efsaneyle yakından ilgi gösteriyor olmasıdır. Masonluk üç büyük semavi dinden de çok belirgin isler taşır ve ortaya bir sentez çıkarır. Bu kadar farklı coğrafya ve inanışlara yayılabilmiş bu denli geniş çaplı bir örgütün ilerleyen zamanlarda nasıl bir tutum içinde olacağı her ne kadar bir muamma olsa da sanıldığından çok daha etkili ve yadsınamayacak kadar güçlü bir yapı olduğu ortadadır. Yazıda gördüğünüz bazı tahminler yalnızca benim şahsi kanaatimi barındırsa da geri kalan teorilerin hepsinin kaynakçalarını aşağıda rahatlıkla bulabilirsiniz. Şimdilik sizi bu gizemli kuruluşun sırlarıyla baş başa bırakıyor, ve sonraki yazılarda görüşmek üzere diyorum.

Kaynakça

The Masonic Lodge and the Christian Conscience, John Weldon, CRI

A closer Look at Freemasonary, North American Mıssıon Board, SBC

https://www.youtube.com/watch?v=xyyLdfH6XBA The secret world of female Freemasons – BBC News

https://insanveevren.wordpress.com/2011/05/29/hz-suleymanin-yuzugunun-hikayesi/

http://www.growthingod.org.uk/saul-and-david.htm

http://www.mason-mahfili.org.tr/masonlugun-tarihcesi/turkiyede-masonluk-tarihi/

http://www.growthingod.org.uk/david-and-solomon.htm

Resim Kaynakçası

Kapak Resmi – http://www.aasrnyc.org/about-us/

Resim 1 – https://onedio.com/haber/20-maddede-mason-sembolerinin-sirlari-357746

Resim 2 – https://www.pinterest.com/masonicfind/freemasonry-brotherhood/

Resim 3 – http://www.thetower.org/4091-solomon-temple-era-artifacts-found-for-first-time-on-temple-mount/

Resim 4 – http://beritahu.id/freemason-menyerukan-diakhirinya-diskriminasi-anggota.html

İlgili Yazılar