Adil Seçimler Politika

Adil Seçimler

24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimleri’ne 3 haftadan kısa bir süre kaldı. Ana akım medyada ise yarış bazen tek bazen iki taraflı bir ahval içinde gösteriliyor. Televizyonlarda sadece Cumhur İttifakı’nı yani dolayısıyla Erdoğan’ı bazen de şanslıysak Muharrem İnce’yi görüyoruz. Peki bu seçimde kaç aday yarışıyor? Meral Akşener, Selahattin Demirtaş, Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek de dahil olmak toplamda 6 aday yarışıyorken sadece 1.5 aday propagandalarını popüler medyaya taşıyıp geniş halk kitlelerine erişebiliyorlar. Bu ortamda eşit şartlarda bir seçim sürecinin yaşanması mümkün mü? Daha da önemlisi bu zorluklar seçimlerde karşımıza nasıl bir tablo çıkartacak?

Muharrem İnce’nin nasıl kendisine ana akım medyada yer bulduğuna daha doğrusu bulabildiğine bir bakalım. Öncelikle Muharrem İnce’nin kampanyasının başından itibaren Muharrem İnce ana akım medyada hiçbir şekilde yer bulamadı ve vaatlerini anlatamadı. Türkiye’nin en büyük ikinci partisi tarafından Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterilmiş bir insanın miting saatlerinde Erdoğan’ın, Binali Yıldırım’ın Gençlik Kolları konuşmaları televizyonlarda gösterildi ve İnce’ye yer verilmedi. Muharrem İnce bir televizyon kanalının önünde miting yapacağını söylemesiyle televizyon kanalları biraz olsun kendine geldi ve kendisine yer vermeye başladı. Zaten sonrası malumunuz önce FOX ardından CNN Türk ve Habertürk’e çıktı. Ki kendisinin karşısında bir yerlerden talimat aldığı belli olan gazeticilerin karşısında oldukça iyi bir performans sergiledi. Sosyal medya açısından bakarsak CNN Türk performansı Youtube’da 2.sıraya kadar yükseldi. Çok iyi bir performans sergiledi gözüyle bakılırken Habertürk’te çıktığı programdaki performansı ise CNN’i bile geride bıraktı. Youtube’da ilk iki sırayı kaptı. Nagehan Alçı ve Hande Fırat gibi iktidara yakınlığı ile bilinen gazeteciler ise Muharrem İnce’nin karşısında neye uğradıklarını şaşırdılar. Youtube verilerini niye verdiğimi de açıklayayım. Bu seçimde yaklaşık 2 milyon yeni seçmen oy kullanacak bu yaklaşık %3’lük bir oya denk geliyor. Bu seçmenin en çok kullandığı mecralardan biri Youtube ve Muharrem İnce bu performansıyla bütün bu seçmenlere ulaşmayı başardı.

 

Şimdi gelelim Meral Akşener’e. Akşener çok iyi bir kampanya yürütüyor. Binlerce kişiyi de meydanlara dolduruyor.  Fakat kendisini bir türlü ekranlarda göremiyoruz. Özellikle hepimizin televizyonu olması gereken TRT kendisine yemin etmişçesine yer vermiyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü verilerine göre TRT ekranlarında Erdoğan’a 105 dakika verilirken, Akşener’e verilen süre ise sadece 14 dakika. Henüz cezası kesinleşmemiş olmasına rağmen hapiste olan Cumhurbaşkanı adayı Demirtaş ise sadece 0.3 dakika kendine TRT ekranlarında yer bulabilmiş.

Akşener sadece propagandasını halka ulaştırmakta değil aynı zamanda propagandasını yapmakta da zorluklarla karşılaşıyor. Gaziantep’de önünün çöp kamyonları ile kesilmesi ile bunun son örneğini oluşturdu. Belediye Başkanı Fatma Şahin’in ise üste çıkma çabası ve “Akşener’den özür bekliyorum” açıklaması ise iktidar kibrini gözler önüne seriyor. 24 Haziran’da muhtemelen en az 8 milyon seçmenin oyunu alacak olan bir adaya böyle muamele yapılmasını inanılır gibi değil. Demirtaş için ayrı bir bölüm açmaya gerek duymuyorum çünkü ortada haliyle bir propaganda yok. Karamollaoğlu içinse durum Akşener ile aynı durumda.

Akşener eğer ikinci tura kalmak istiyorsa buradan sonra risk almalı ve kendisini geniş kitlere duyurmalı bunun birinci adımı da bir an önce bir televizyon kanalı önünde miting yapmaktır. Televizyon kanallarının kendisine yer vermesini sağlayabilir.

4 Haziran itibariyle durum İnce’nin Erdoğan’la ikinci tura kalacağını ve meclis seçimlerinin o klişe tabirle “bıçak sırtında” olduğunu gösteriyor. Burada kilit aktör HDP. Eğer barajı aşarlarsa meclis muhtemelen muhalefette kalacak. 24 Haziran’da meclisi elinde tutmuş bir muhalefet birlik içinde kimseyi ürkütmeden bir siyaset izleyebilirse 8 Temmuz’da yeni bir Cumhurbaşkanı görebiliriz. Çok zor ama bu adaletsiz seçim koşulları altında muhalefet seçimi kazanabilirse Türk siyasetinde yeni bir sayfa açılacaktır.

 

İlgili Yazılar