Kristal Gece’ye Bir Kala: Vom Rath Suikastı Tarih

Kristal Gece’ye Bir Kala: Vom Rath Suikastı

7 Kasım 1938 sabahı, bir Polonyalı Yahudi genç,  Solférino durağında inmek üzere metroya atlar. Durağa varmasının akabinde, Rue de Lille 78 numara’da yer alan Alman Büyükelçilik binasına yürümeye başlar. Yaklaşık 4 dakika süren bu yürüyüşün ardından, saat 09.45’te, girişteki görevliye büyükelçilik yetkilileriyle görüşmek istediğini belirtir ve görevli, genci, büyükelçilikte üçüncü sekreter olarak görev yapan yetkiliye yönlendirir. Genç, sekreterin odasına çıkar ve bir süre sonra odadan 5 el silah sesi duyulur. Sekreter, hastaneye kaldırılır; genç ise hiçbir mukavemet olmadan polise teslim olur. Peki, olayın faili olan gencin ve mağduru olan sekreterin gerçek kimlikleri nelerdir? İkinci olarak, fail, neden bu suikasta kalkışmıştır? Son olarak, bu olayın Kristal Gece ile bağlantısı nedir? Bu sorulara cevap verecek şekilde, bu yazımda, Paris’te gerçekleşen vom Rath suikastını ve sonrasında bu olayın nasıl Kristal Gece olarak adlandırılan pogroma (Pogrom: Rusça’da zulmetmek, şiddet kullanarak yok etmek anlamına gelmektedir.) sebebiyet verdiğini ya da diğer bir tabirle bahane olduğunu anlatacağım. Keyifli okumalar dilerim.

Herschel Grynszpan’ın Fransız makamları tarafından tutuklanmasından sonra çekilen vesikalık fotoğrafı (kaynakça: ushmm.org).

Anlatımıma başlamadan önce, anlatımımın, sorduğum sorulara sadık bir şekilde ilerlemesinin yerinde olacağını düşünüyorum ve bu sebeple, anlatımıma failin kimliği ile başlayacağım. Olayın faili, olay gerçekleştiği sırada on yedi yaşında olan Herschel Grynszpan adında Polonyalı Yahudi gençtir. Ailesi Ostjuden (Doğu Avrupalı Yahudiler için kullanılan Almanca söz)’dir. Almanya doğumlu olan Grynszpan, Yahudi kimliğinden ötürü uğradığı ayrımcılık sebebiyle, 14 yaşında, okulu bırakır. Ailesi, bir süre sonra, oğullarının Almanya’da geleceğinin olmadığını düşünerek kendisini yurt dışına çıkarmak için çareler aramaya başlar. Önce, Filistin’deki İngiliz Mandası’na başvuru yapılır ancak yetkililer tarafından yaş küçüklüğü sebebiyle başvuru reddedilir. Bunun üzerine, ailesi, Grynszpan’ın Paris’teki amca ve halasıyla beraber yaşaması gerektiğine karar verir ve 1936 yılında, Grynszpan, Fransa’ya yasa dışı giriş yapar. Yasa dışı giriş yapmıştır çünkü Fransa, başvuru için mali durumun yeterli olması şartını ararken; Almanya’da, o yıllarda, Yahudilerin yurt dışına para çıkarmasına izin verilmemektedir. Giriş yapmasından sonra, Grynszpan, eğitim görebilmek ve çalışabilmek adına oturma iznine başvurur ancak Fransız makamlarınca reddedilir. Aynı sıralarda, hem Almanya’dan verilen oturma izninin hem de Polonya pasaportunun süresi dolar ve bir anda, kendini, haymatlos (vatansız) konumunda bulur. Beş parasız kalan Grynszpan’ın tek umudu amcasıdır ancak amcası da mali durumunun iyi olmadığını söyleyerek onu tersler ve iş bulmasını tembihler. Hem parasızlık hem de her an yakalanıp sınır dışı edileceği korkusu, Paris’teki yıllarını oldukça çekilmez hale getirir. İşte tam bu sıralarda, kız kardeşi Berta’dan 31 Ekim tarihli bir kartpostal alır. Berta bu kartpostalda kardeşinden yardım istemektedir.

1938 Ağustos’unda Alman hükümetince yabancılara tanınan oturma izinlerinin iptal edildiği ve bir daha yenilenmeyeceğini duyurulur. Aynı sıralarda da, Polonya hükümetince, 5 yıldan uzun süre boyunca yurt dışında yaşayanların vatandaşlıklarını iptal edilir (Grynszpan’ın, Paris’te, oturma iznini veya pasaportunu yenileyememesinin sebebi de bu iki durumdur). 26 Ekim tarihinde, Gestapo tarafından on iki bin Polonya Yahudi’si trenlere yüklenerek sınır dışı edilir. Sınıra varanlar, yaklaşık iki kilometrelik bir yürüyüşten sonra Polonya’nın sınır kentlerinden biri olan  Zbąszyń’e varırlar ancak Polonya hükümetince daha fazla ilerlemelerine izin verilmez. Almanya’ya geri dönmeye çalışanların vurulduğu bir ortamda, binlerce insan, küçük bir alanda yaşamaya zorlanır. Kırmızı Haç’ın yardımıyla hayatlarını idame ettiren bu yığının şartları, o günlerde Kırmızı Haç’ta görev yapan İngiliz bir kadının ifadelerine göre insanlık dışıdır: Binlerce insan, ahırlarda, oldukça kötü şartlarda bir arada kalmaktadır. İşte bu durumu ve yardım talebini içeren 31 Kasım tarihli Berta’nın mektubu; 3 Kasım tarihinde, Paris’te ikame eden abisi Grynszpan’a ulaşır. Grynszpan, Paris’te onu bilen ve tanıyan az kişinin ifadelerine göre, çekingen ve duygusal bir gençtir. Bu duygusallığı, Yahudilerin çektiği acıları tartıştığı zaman açığa çıkar ve genellikle, ağlamaya başlar. Ağlaması da normaldir çünkü kendisi, Almanya’da yaşayan diğer Yahudilerin aksine, kendini bir Alman’dan çok Yahudi olarak hissetmektedir. Ayrıca Yahudilerin çektiği acılar, onun için, en fazla ailesinin yaşadıklarıdır. Çocukluğu boyunca onu seven bir ailede yetiştiğinden ailesi onun için her şeydir ve Paris’teki konuşmalarında sık sık ailesinden büyük bir sevgi ile bahseder ve onlara olan özlemini dile getirir.

Ernst vom Rath (kaynakça: ww2db.com).

İlk sorunun bir kısmını yukarıda cevapladıktan sonra, şimdi, daha ayrıntılı bir anlatımla olay anına dönmek yerinde olacaktır ancak bir şartla, suikast gününden bir önceki günün de olay örgüsüne dahil olması gerekiyor. Takvimler 6 Kasım 1938’i gösterdiğinde (suikasttan bir önceki gün), bir Paris akşamında, Grynszpan para istemek için amcasının yanına gider ancak amcası tarafından, yine, finansal durumunun iyi olmadığı gerekçesiyle geri çevrilir. Bunun üzerine, Grynszpan, cebinde kalan yaklaşık 300 frank (o dönemde Paris’te yaşamanın günlük ortalama karşılığı) ile evden sinirli bir şekilde çıkar. Geceyi Paris’in ucuz otellerinin birinde geçirir. 7 Kasım sabahında, ailesine veda mektubu yazar ve bu mektubu iç cebine koyarak otelden çıkar. Rue du Faubourg St.Martin’de yer alan silah dükkanına gider ve dükkandan 235 frank karşılığında bir tabanca ve yirmi beş tane mermi alır. Bundan sonraki olay örgüsü okuyucuya tanıdık gelecektir. Solférino durağında inmek üzere metroya atlar ve sonrasında, yaklaşık dört dakikalık bir yürüyüşten sonra, Rue de Lille 78 numara’da yer alan Alman Büyükelçilik binasına varır. Saat 09.45’te girişteki görevliye kendini Alman olarak tanıtır ve elinde bulunan önemli bir istihbaratı en yetkili elçilik görevlisine (tercihen büyükelçiye) vermek istediğini söyler. Görevli, büyükelçi Count von Welczeck az önce çıktığından, Grynszpan’ı elçilikte üçüncü sekreter olarak görev yapan Ernst vom Rath’a yönlendirir. Bu noktada, Ernst vom Rath için küçük bir parantez açmak yerinde olacaktır: Aristokrat bir ailenin çocuğu olan vom Rath, 1932’de Nazi Partisi’ne katılana kadar, Hukuk tahsili görür. 1933’de SA (Almanca açılımı: Sturmabteilung, Türkçesi: Fırtına Birlikleri)’ya katılır. Önce Bükreş’e atanan vom Rath, 1935 senesinde Paris’teki büyükelçiliğe üçüncü sekreter olarak atanır. İşte, Grynszpan, yukarıda kısaca bahsettiğim elçilik görevlisi vom Rath’ın odasına çıkar. Odasına girdikten sonra, vom Rath, Grynszpan’a elindeki önemli istihbaratı vermesini söyler. Herhangi bir belge vermek yerine, Grynszpan daha sabah satın aldığı silahını çeker ve vom Rath’ın pislik bir Alman olduğunu ve bunu on iki bin Yahudi için yaptığını söyleyerek 5 el ateş eder. Bu 5 el ateş vom Rath’ı karnından, dalağından ve pankreasından ölümcül bir şekilde yaralar. Vom Rath hastaneye kaldırılır. Haber Berlin’de duyulur duyulmaz, Hitler en iyi iki doktorunu, Karl Brandt ve Georg Magnus, vom Rath’ın hayatını kurtarmak için Paris’e gönderir. Fransız ve Alman doktorlarının bütün çabalarına rağmen, vom Rath 9 Kasım günü saat 17.30’da hayatını kaybeder. Hayatını kaybetmesinden saatler önce, Hitler tarafından aynı büyükelçiliğe birinci sınıf hukuk müşaviri olarak atanır.

8 Kasım 1938 tarihli New York Times gazetesi, suikastı, ilk sayfadan duyurmuş ( kaynakça: rarenewspapers.com).

Vom Rath’ın ölüm tarihi, 9 Kasım, aynı zamanda Nazilerin takviminde önemli yer tutan Birahane Darbesi’nin (Darbeye ilişkin yazıya buradan ulaşılabilir) 15. Yıldönümüne tesadüf etmiştir. Bu sebeple 9 Kasım akşamı, Alman Propaganda Bakanı Joseph Goebbels tarafından Birahane Darbesi’nin organize edildiği Bürgerbräukeller adlı birahanede kışkırtıcı bir konuşma yapılır. Konuşmada, Goebbels, eğer Alman halkı vom Rath’ın bir Yahudi tarafından suikasta uğramasına çok sinirlenir de hukuku kendi eline alarak Yahudi iş yerlerine, toplanma merkezlerine ve sinagoglara saldırırlarsa bunun sürpriz olmayacağını ve Adolf Hitler’in verdiği karara göre, bu şekilde gerçekleşecek anlık öfke patlamalarının parti tarafından organize edilmeyeceğini ancak patlak verdiği takdirde de engellenmeyeceğini belirtir. Konuşma, kalabalık tarafından çılgınca alkışlanır. Goebbels tarafından polise ve parti üyelerine gerekli talimatlar verilir: Polis, olaylara müdahale etmeyecektir; parti üyeleri ise yurdun dört bir yanında (ilhak edilen Avusturya ve Çekoslovakya toprakları da dâhil olmak üzere) harekete geçecektir. Harekete geçilir. 9-10 Kasım 1938 tarihlerinde, Naziler tarafından anlık öfke patlaması olarak nitelendirilen ancak aslında açık bir pogrom olan Kristal Gece (Bu tabir, olaylar sonrası Yahudilerin iş yerlerinden, evlerinden ve sinagoglardan geriye kalan ve Alman sokaklarını kaplayan kırık cam parçalarına göndermedir.) kapsamında;  90 Yahudi öldürülür, 30000’den fazla Yahudi tutuklanarak toplama kamplarına gönderilir, Yahudilere ait binlerce ev, iş yeri ve 200’den fazla sinagog paramparça edilir ve yakılır. Bir hafta sonra ise, takvimler 17 Kasım 1938’i gösterdiğinde, Alman Dışişleri Bakanı Ribbentrop, Hitler ve pek çok üst düzey Nazi yetkilisinin katıldığı von Rath’a ait cenaze töreninde konuşma yapar ve suikastı Almanlara Yahudilerce açılmış savaşın ilk kurşunu olarak tanımlar ve ekler: ‘’Meydan okumayı görüyoruz ve kabul ediyoruz.’’

Ernst vom Rath’ın cenaze töreni, Düsseldorf, 17 Kasım 1938 (Kaynakça: history.com).

Grynszpan’ın kaderine gelince: Suikast sonrası, büyükelçilikten kaçmak için hiçbir denemede bulunmaz ve olay yerine gelen Fransız polisine teslim olur. Sorgusunda, vom Rath’ı öldürdüğü itiraf eder ve bunu Naziler yüzünden acı çeken Yahudiler adına intikam almak için yaptığını söyler. Cebinde, suikast sabahı otelden çıkarken iç cebine koyduğu mektup bulunur. Mektup şu satırları içermektedir: ‘’Tanrının yardımıyla. Sevgili anne ve baba, başka türlü yapamazdım, tanrı beni affetsin, sizin ve on iki bin Yahudi’nin trajedisini duyduğumda kalbim kanadı. Tüm dünyanın protestomu duyması için protesto etmeliyim ve bunu yapacağım. Affedin beni. Hermann (Grynszpan’ın Almanca ismi).’’ Grynszpan tutuklanır ve Paris’teki Fresnes Hapishanesi’ne gönderilir. Almanya, Fransa’yı işgal ettiğinde hapishaneden kaçmayı başarır ancak Gestapo tarafından yakalanıp Sachsenhausen toplama kampına gönderilir. Sonrasında Grynszpan’ın başına ne geldiği ise bilinmiyor. Büyük çoğunluk kendisinin aynı kampta 1942 sonlarında öldüğünü söylerken bir kısım araştırmacı da savaştan sağ çıktığını belirtir.

Yazımın sonlarına yaklaşırken, Grynszpan’ın vom Rath’ı neden öldürdüğüne dair üretilen teorilerden birini paylaşmanın faydalı olacağı kanısındayım. Buraya kadar, kendisinin, Yahudilerin intikamını almak için bu suikastı gerçekleştirdiğini belirttim. Bir görüşe göre ise, cinayetin sebebi, vom Rath ve Grynszpan arasındaki homoseksüel ilişkiydi. Paris’te homoseksüel topluluk arasında Madam Büyükelçi ve Notre Dame de Paris olarak adlandırılan von Rath ile Grynszpan, 1938 yılının sonbaharında, homoseksüeller arasında popüler olan Boeuf sur le Toit adlı mekânda tanışmış ve yakınlaşmışlardır. Bu yakınlaşmanın sonucunda, vom Rath, genç arkadaşı için nüfuzunu kullanarak gerekli resmi belgeleri temin etmeyi kabul etmiştir ancak sözünü tutmayınca Grynszpan tarafından öldürülmüştür. Ayrıca iddiaya göre vom Rath, olaydan önce Berlin’de anal gonore (bir çeşit cinsel yolla bulaşan hastalık) tedavisi görmüştür. Konuyu araştıran çoğu araştırmacıya göre ise, bu teori, gerçeği yansıtmamaktadır. Kulaktan dolma bilgiler dışında bu ikilinin olaydan önce buluştuğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Ayrıca olay günü Grynszpan’ın elçilik görevlisine isim vermediği açıktır. Sadece herhangi bir üst düzey yetkiliyi görmek istediğini belirtmiştir ve vom Rath’ı görmesinin tek sebebi de vom Rath’ın o sırada elçilikteki en yüksek rütbeli yetkili olmasıdır.

Geriye dönüp bakıldığında, vom Rath suikastının Naziler tarafından uzun zamandır planlanan ve Yahudilerinin Almanya’daki varlığını ve etkinliğini azaltmayı amaçlayan pogrom için bahane olarak kullanıldığı görülür. Kristal gece, Almanya Yahudileri için bir milattır: Olaylardan sonra Nazi rejimi, Yahudilere karşı, giderek artan ve radikalleşen tedbirler almaya başlayacaktır. Ayrıca olaylar dünya kamuoyunda hayret ve korku ile karşılanır ve bu durum Britanya ve Fransa tarafından Almanya’ya karşı yürütülen yatıştırıcı politikalarının da sonunu getirir.

 


Kaynakça

Bartmann, E. (2018). Vatan ve Führer için. (E. Çiftçi, Dü., & S. Uygur, Çev.) İstanbul: Kronik Kitap.

Blakemore, E. (2017). history.com. Kristallnacht Started When This Diplomat Was Murdered in Cold Blood: https://www.history.com/news/kristallnacht-started-when-this-diplomat-was-murdered-in-cold-blood adresinden alındı

Connolly, K. (2001, Ekim 31). theguardian.com. Did gay affair provide a catalyst for Kristallnacht?: https://www.theguardian.com/world/2001/oct/31/humanities.research adresinden alındı

Ernst vom Rath. wikipedia.com: https://en.wikipedia.org/wiki/Ernst_vom_Rath adresinden alındı

Herschel Grynszpan. wikipedia.com: https://en.wikipedia.org/wiki/Herschel_Grynszpan adresinden alındı

Kristallnacht. United States Holocaust Memorial Museum: https://www.ushmm.org/wlc/tr/article.php?ModuleId=10005201 adresinden alındı

 

İlgili Yazılar