Hülleye Güzelleme Politika

Hülleye Güzelleme

22 Nisan günü, erken seçim kararından itibaren yüksek tansiyonla seyreden Türk siyaseti yepyeni bir tartışmayı daha kucağında buluverdi. Erken seçim dolayısıyla İYİ Partinin seçimlere girememe ihtimaline karşın 15 CHP vekiliin istifa ederek İYİ partiye geçmesi ile mecliste hâlihazırda 5 milletvekili bulunan İYİ Partinin artık meclis grubu sıfatını haiz olarak seçimlere katılabilmesi yönünde bir engel kalmadı. Nitekim, aynı gün Yüksek Seçim Kurulunun Seçimlere katılabilecek siyasi partilerin tespitine ilişkin kararında da İyi Parti, mecliste grubu olan partilerden biri olarak zikredilip seçime katılabileceğine dair olur aldı. MHP-AKP ittifakı bu çözüm yolunu bir “hülle” ve ikinci bir “Güneş Motel” vakıası olarak tanımlarken CHP, istifa eden vekillerinin demokrasi uğruna savaştığı yönünde açıklamalarda bulundu.

Peki neden gerekti bu 15 vekilin istifası? Hülle hülle denilip duruyor da, nedir bu hülle? Yenir mi içilir mi, kötü bir şey midir?

Siyasi partiler Kanunu

Madde 36 –Siyasi partilerin seçimlere katılabilmesi için illerin en az yarısında oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması şarttır.

Erken seçim kararının alınması ile gözlerin ilk çevrildiği parti büyük kongresinin üzerinden 6 ay geçip geçmediği tartışmalarıyla İYİ Parti oldu. Çünkü seçime girebilmesi için Siyasi Partiler Kanunu madde 36 gereği ya mecliste grubu olması ya da en az 6 ay önceden illerin asgari yarısında teşkilat kurup büyük kongresini yapmış olması gerekiyordu. Mecliste yalnızca 5 vekili olan İYİ Parti için ilk seçenek söz konusu olmadığından büyük kongresini 6 ay önce yapıp yapmadığı sorusu ortaya çıktı ve seçimlere katılamaması gibi kocaman bir muamma gündemine oturdu. YSK’nın da yaptığı yarı ağız açıklamalarla bu “acabalar” iyice arttı, hatta bazı kesimler erken seçim kararının sırf İYİ Parti seçime girmesin diye yapıldığına dair komplo teorileri dahi ortaya attı. Ancak baştan, gerek MHP gerek AKP’nin İYİ Parti’nin seçimlere katılmasını istediklerini, onay alamamalarından hoşnut olmayacaklarına dair açıklamalarını hatırlatmak isterim.

Kendi yaptırdığı anketlerin yüzde 20 oranında bir oy kitlesine işaret ettiğini iddia eden, bu sayının yalnızca yarısı doğru olsa dahi ciddi bir oya sahip, dolayısıyla seçimlere katılamaması durumunda çok geniş bir seçmen tabanının temsil edilebilme hakkının elinden alınacağı İYİ Partinin seçimlere katılmasını garantilemek amacıyla, büyük kongre tarihi hakkındaki spekülasyonlara son vererek  seçimlere girememe ihtimali ortadan kaldırılmak istendi. 36. Maddenin ilk sunduğu seçenek olan “mecliste grup sahibi olmak” yoluyla bu engelin atlanabileceğinden hareketle CHP ile işbirliği yapan İYİ Parti, meclisteki  5 vekiline CHP’den 15 transfer vekil ekleyerek grup kurmak için asgari sınır olan 20 milletvekilini yakaladı.

İşin aslı tüm bu dolambaçlı yollara başvurulmak zorunda kalınmasının en büyük müsebbibi YSK’dan başkası değil. Önceki dönemlerde Emine Ülker Tarhan’ın Anadolu Partisi’nin, İYİ Partiden çok daha az teşkilata sahip olmasına karşın, seçimlere girebilmesine dair hiçbir sorun yahut soru işareti dahi doğmamışken İYİ Parti’nin onayının sürüncemede bırakılması haklı olarak partileri alternatif çözümlere, milletvekillerinin istifalarına “hülle giydirmeye” mecbur bıraktı.

Hülle:Arapçada Kostüm, elbise, kılıf.

1982 Anayasasısının ilk hali  84. Maddesinde “…partisinden istifa ederek; başka bir partiye giren… milletvekillerinin üyeliğinin düşmesine, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar verilir.” hükmü yer almaktaydı. Ayrıca 2. Fıkrasında “Partisinden istifa eden milletvekili bir sonraki seçimde, istifa tarihinde mevcut herhangi bir partinin genel merkez organlarınca aday gösterilemez” hükmü ile milletvekillerinin partiler arası geçişi tamamen engellenmek istenmişti. Mecliste istikrar amaçlanarak koyulmuş bu hükümler, hiç kuşkusuz vekiller üzerine vesayet, siyasi iradelerine vurulmuş kelepçeler niteliğindeydi. Ancak milletvekillerinin, dolayısyla seçmenin iradesini yüksek oranda kısıtlayan bu maddeye karşılık vekiller “hülle partileri” kurmak yoluyla bir çözüm ürettiler. Parti değiştirmek isteyen vekil önce partisinden istifa edip bir parti kuruyor; sonra bu parti, geçmek istediği parti ile birleşiyor; dolayısıyla parti değiştirme işlemine giydirilen bir hülle vasıtasıyla anayasanın koyduğu engel aşılıyordu.

Peki hülle; siyasi çürümüşlük, sisteme karşı hile midir? HAYIR. Kanaatimce bu ancak, zor durumda kalan insanoğlunun ne denli harika bir hayal gücü ve yaratıcılıkla yeni çözümlere gebe olabileceğini gösteren, anayasanın engellediği demokrasiyi hukuki başka yollarla sağlamaya yönelik bir çözümdür. Olsa olsa “kurnazlıktır” fakat “hilekarlık” asla değildir.

15 vekilin istifası da, muhtemel antidemokratik bir kararı alternatif yollarla engellemek olarak değerlendirildiği takdirde, yine geniş anlamda bir hülledir ve AKP’li Bakan Bekir Bozdağ’ın öne sürdüğünün aksine siyasi bir ahlaksızlık değil, yargıya itimadı kalmamış siyasetin, kendi elleriyle giriştiği çözüm arayışıdır.

En baştan söylemeliyim ki, partilerin bu hülleye muhtaç bırakılmasına karşı göstereceğimiz reaksiyon, 24 haziranda hangi partiye oy vereceğimizden tamamen ayrı bir mevzudur. Çünkü adaletten söz ediyorsak; herkes için var olmalıdır, var olan herkesi kuşatmalıdır.

Çünkü o ya da bu görüşten kişinin başvurması durumunda alınacak neticelerin değişebildiği, değişmese dahi değişebileceği kuşkusunun insanların aklında bir yerlerde olduğu bir yargı sistemi, kişileri kendi adaletlerini kendi yollarıyla sağlamaya iter. Anayasa Mahkemesinin kimi kararlarında bir yargı organı olarak zikredilen Yüksek Seçim Kurulunun adaletine karşı şüphenin sonucu olarak alınan bu tedbir,  ne Güneş Motel vakıasındaki gibi CHP’nin bakanlık vaadiyle satın aldığı Adalet Partisi vekilleriyle ne de siyasi bir ahlaksızlıkla bağdaştırılabilir. Bu, demokrasiyle bağdaşmayacak-bağdaşmayabilecek kanuni durumlara, hukuki yollarla ve hukukun izin verdiği ölçüde set çekmektir.

Devlet nizam ve ahlakının gitgide sarsıldığı bir ülkede, adalet ve hakkaniyet için böyle hüllelere bel bağlanmak zorunda kalındıysa; Hülleler Güzeldir.

İlgili Yazılar