Yalan Söylemenin Psikolojisi Bilim - Teknoloji

Yalan Söylemenin Psikolojisi

Yalan pratik olarak birçok insanın günlük hayatında farkında olarak ya da olmayarak başvurduğu bir kavram. Bu yazıda yalan söylemenin ahlaki ya da dini boyutundan öte, birisini kasıtlı olarak aldatmaya çalıştığımızda, beynimizin buna nasıl tepki verdiğini açıklamaya çalışacağım. Yazının ikinci bölümde ise yüzüne bakarak yalan söyleyen birini nasıl anlayacağımızın izini süreceğim.

Öncelikle beynimizin yalana tepkisini şu maddelerle özetleyebiliriz:

  • Gerçeği baskılayan ve engelleyen frontal lob aktif hale geliyor.

 

  • Yalan söylemenin yarattığı artmış stres durumu beynin limbik sistemini çalıştırıyor.

 

  • Karşıdaki kişinin söyleme inanıp inanmadığını anlamaya çalışan temporal lob aktif ediliyor.

 

  • Doğruyu söylediğimizde ise bu ilk üç adıma alternatif bir yol güzergahı mevcut. Doğruyu söylemek hem frontal lobda hem de limbik sistemde daha az alanın aktive edilmesi demek, bunun en büyük sebebi doğrunun söylenmesinin engellenmeye ihtiyaç duyulmaması ve anksiyete durumunun oluşmaması.

HAYAL GÜCÜ VE YALAN

Çalışmalar gösteriyor ki, yalan söyleme hastalığı olan kişilerin, yalan söylemeyenlere oranla % 26 oranında daha fazla beyin dokusu var. Bu ekstra beyin dokusu, bu insanların hayal kurma yetilerinde artışa sebep oluyor ve gerçeklikle bağlantısı olmayan düşüncelerle daha fazla iç içe olmalarına yol açıyor.

Hepimizin filmlerden görmeye alışık olduğumuz yalan makinesi (poligraf) limbik sistemde, yalan söylenildiğinde artan anksiyete seviyesini ölçerek deneğin yalan söyleyip söylemediğine karar veriyor. Burada sorulması gereken soru, poligrafın hata yapıp yapmayacağı. Evet, yalan makinesi de kandırılabiliyor. Bu yüzden poligrafın doğruluk oranı % 50 ila % 90 arasında gösteriliyor ve bu oranlar yalan makinesinin mahkemelerde kullanımını engelliyor.

GÖZLER YALAN SÖYLEMEZ!

Bir insanın göz hareketleri karşısındaki kişiye, anlık olarak o kişinin beyninin hangi noktalarına eriştiği hakkında ipucu verebilir. Sadece göze bakarak şahsın önceden planlanmış bir bilgiyi mi söylediği yoksa gerçekten ne olduğunu mu anlattığı belirlenebilir.

Yukarı ve Sola Hareket (Size Göre): Görsel veri oluşturmak (YALAN)

Görsel olarak kurgulanmış bir olayı gösterir. Karşınızdaki kişiye, “Mor renkte bir bufalo hayal eder misin?” diye sorduğunuzda kişi bu görüntüyü oluşturmak için gözleriyle büyük ihtimalle bu hareketi yapacaktır. (Anlık olabilir)

Sadece Sola Hareket (Size Göre): İşitsel veri oluşturmak (YALAN)

Kişinin işitsel bir veri yani ses yaratmaya çalıştığını gösterir. Karşınızdaki kişiye, “Vapurun limandan ayrılış sesini yapar mısın?” diye sorduğunuzda kişi bu sesi zihninde oluşturmak için gözleriyle büyük ihtimal bu hareketi yapacaktır. (Anlık olabilir)

Aşağı ve Sola Hareket (Size Göre): Hissiyat oluşturmak (YALAN)

Bir hissi, kokuyu veya tadı canlandırma belirtisidir. Karşınızdaki kişiye, “Kamp ateşinin nasıl koktuğunu hatırlıyor musun?” diye sorduğunuzda kişi bu görüntüyü oluşturmak için gözleriyle büyük ihtimalle bu hareketi yapacaktır. (Anlık olabilir)

Yukarı ve Sağa Hareket (Size Göre): Görsel veri hatırlamak (GERÇEK)

Karşınızdaki kişiye, “İlk yaşadığın evin rengi neydi?” diye sorduğunuzda kişi bu görseli hatırlamak için gözleriyle büyük ihtimal bu hareketi yapacaktır ve o kişi aslında doğru söylüyordur.

Sadece Sağa Hareket (Size Göre): İşitsel veri hatırlamak (GERÇEK)

Kişinin işitsel hafızasına ulaşmaya çalıştığını gösterir. Karşınızdaki kişiye, “Annenin sesi neye benziyor?” diye sorduğunuzda kişi bu sesi hatırlamak için gözleriyle büyük ihtimalle bu hareketi yapacaktır. (Anlık olabilir)

Aşağı ve Sağa Hareket (Size Göre): İçsel diyalog belirtisi (GERÇEK)

Biriyle konuşurken böyle bir bakışı yakalamanız karşınızdaki kişinin kendi hakkında konuştuğunu veya başka bir vakitte de kendi kendine konuştuğunu gösterebilir.

Uzun lafın kısası, evet, gözler bir kişinin konuşurken, gerçeği veya yalanı söylerken istemsizce hareket ettirdiği organlar, yine de mutlak bir gerçeklik sunmaktan uzaklar.

GÜNLÜK YALAN DOZU

Çoğu insan günde bir ya da iki kere yalan söylüyor. Yalan söylemenin sıklığı çoğu insan için günlük diş fırçalama sayılarıyla aynı. Cinsiyetler arasında yalan söyleme sıklığı açısından bir fark bulunmuyor. Bir diğer araştırmaya göre, bir hafta boyunca insanlar birebir görüştükleri insanların % 30’unu kandırma eğilimindeler ve üniversite öğrencileri de anneleri ile yaptıkları her iki konuşmanın birinde yalan söylüyorlar.

KİM BU YALANCILAR?

Son on yılda, hem ülkemize hem de çevreme baktığımda daha dürüst olmak yerine, yalan söyleyince yüzü kızarmayan insanların çoğaldığını görüyorum. Artık gülen yüzlerin arkasında, üstü kapatılmış, hatta cilalanmış pembe ya da beyaz (!) yalanlar var. Söylenen yalanların hem niceliği hem de niteliği bugün insanların birbirleriyle sadece yüzeysel ilişkiler kurmalarına sebep oluyor. Bana kalırsa bir ailenin çocuklarına en büyük öğretisi dürüstlüktür. Kişisel en büyük kazanç budur.

Yalan söylemenin arttığını düşünen insanların oranı da artış gösteriyor. İnsanlar politikacıların % 94’ünün yalan söylediğini düşünüyor. Farklı meslek dallarına bakarsak, bu oran yöneticiler için % 92, ünlüler için % 91, avukatlar için % 77 ve doktorlar için % 27. Yani toplum, meslek dalına bakmaksızın söze şüphe ile yaklaşıyor.

POKERDE BLÖF TESPİTİ

Yalanın tespiti aslında çok zor. Örneğin poker oyunu ise yalan söylemenin desteklendiği birkaç durumdan biri. Bu yüzden Poker yalan yakalama yeteneğinin geliştirilebileceği bir yol. Yalanın dinamiklerini anlamak için pokerin işleyişine bakalım.

Beynimizin frontal ve temporal loblarını kapsayan en dış tabakası olan neokorteksin sahtekârlık yeteneğinin gelişmiş olmasından dolayı, yalan yakalama sürecinde kullanılamayacağı aşikâr. Bir taraftan ise limbik sistem, oluşan durumlara göre insanın bilinçsiz bir şekilde tepki vermesini sağlıyor ve bu istemsiz davranışlar çok dürüst, çok gerçekler ve oyuncunun blöf gizlediğinin en açık kanıtlarını oluşturuyorlar.

PRO MU AMATÖR MÜ?

Burada ilk cevaplanması gereken soru, karşımızdaki kişinin amatör mü profesyonel mi olduğu gerçeği. Ne yazık ki, bu soruya verilebilecek kolay bir cevap yok. Burada karşı oyuncunun normalde nasıl davrandığını anlayabilmek kilit nokta. Böylece anlık davranış değişikliklerinden blöf yapıp yapmadığı anlaşılabilir ama profesyonel bir oyuncu bunu kolaylıkla gizleyebilir.

EN ÖNEMLİ İPUCU AYAKLAR ve OMUZLAR

İkinci önemli ipucu ayaklardan geliyor. İlkel bir şekilde bedenimizde çevresel tehditlere karşı ilk tepki gösteren uzvumuz ayaklarımız. Pokerde de sallanan ya da kıpırdayan ayaklar genellikle iyi eli, fakat aniden donup kalan ayaklar ise blöfü gösteriyor.

Stresin vücudumuzda yarattığı etkiler saymakla bitmez ama pokerde bu etki en fazla omuzlarda görülüyor. Eğer iyi bir gözlemciyseniz blöfün verdiği fazla stresi atabilmek için karşınızda hafifçe omzunu yuvarlayan veya kütürdeten birini yakalayabilirsiniz. Yüz teması noktasına gelince de stresli durumlarda yüze veya boyna dokunmanın sakinleştirici bir etkisi olduğu görülmüş. Eğer rakibiniz ara sıra boynuna masaj yapıyor veya dudaklarını yalıyorsa büyük ihtimal blöf yapıyordur.

DERİN SOLUK ALIP VERME

Vücutta blöfün verdiği stres, artmış kan basıncına ve tıpta oksijen açlığı diye adlandırdığımız duruma sebebiyet verir. Oyuncuların nefes alıp-verme hızlarındaki ufak değişiklikler oyundaki yapılan blöflerin indikatörleri olabilir.

Poker’de iyi ve kötü ele sahip olan iki oyuncunun beden dillerinin birbirlerinden çok farklı olduğu görülmüş. Örneğin elleri sıkı bir şekilde birleştirip, parmakları iç içe geçirmek özgüven düşüklüğünü, yani kötü bir eli, parmakları uç uca getirmek ise yüksek güvenin belirtisi.

Kaynakça:

1.       https://pdfs.semanticscholar.org/17e5/700fe998c1c7567342474f8578ac50698512.pdf

2.       https://www.forbes.com/sites/alexknapp/2012/06/11/do-liars-have-really-different-brains/#667a475a632c

3.       https://www.npr.org/templates/story/story.php?storyId=15744871

4.       http://www.blifaloo.com/lies_eyes/

5.       https://www.psychologytoday.com/us

6.       http://www.drpaulsimpson.com/wp-content/uploads/2014/06/Polygraph-Critique.pdf

7.       https://cbsphilly.files.wordpress.com/2012/08/kelly-a-life-without-lies.pdf

 

İlgili Yazılar