Bilim ve Felsefe 2- Hıristiyanlık Felsefesi Bilim - Teknoloji

Bilim ve Felsefe 2- Hıristiyanlık Felsefesi

           

                   ‘’Tanrı zamanı da aynı anda yarattı da ondan.’’

Bilim ve felsefe yazılarına kaldığımız yerden devam edelim. Bu yazımızda Hıristiyanlık felsefesi üzerine ve batı medeniyetinin karanlık orta çağdan orta çağ rönesansına  uzanana hikayesinden bahsedeceğiz.

Aziz Augustinus Kuzey Afkira’da Hippo bölgesinde dünyaya geldi. Akdeniz dünyasına yapmış olduğu uzun yolculuktan sonra yine Hippo bölgesinde öldü. Özellikle Platonculukla Hıristianlığın birleşmesinde çok önemli bir rol oynadı. İtiraflar kitabında özelikle zaman , kader ve yaşam gibi mefhumlara açıklık getirdi.

Paganların ‘’Sizin Tanrınız evreni neden başka bir zamanda değil de o zamanda yarattı’’ meydan okumasına verdiği cevap: Tanrı zamanı da aynı anda yarattı da ondan..

Orta çağ felsefesinin Avrupa için özellikle MS 600-1000 arasında karanlık bir çağ olarak adlandırılır.

Avrupa’nın gücünü ve kültürünü dünyaya etkin bir biçimde dayatmasına daha bir beş yüzyıl vardı. Karanlık çağda yaşayan biri, bu bahar ve cahil kıtanın Avrupa’nın günün birinde bunu yapabileceğini söyleseydi, sözleri büyük olasılıkla deli saçması olarak görülürdü. Bu dönemde eski klasik kültürünü koruyan İslam dünyası oldu. Aristoteles’in eserleri , bunun felsefedeki en göze çarpan örneğidir. Bu eserlerin çoğu Avrupa’da kaybolmuştu oysa Arap dünyasında muhafaza edilmekteydi ve 13.yüzyıla kadar Avrupa’da yeniden ortaya çıkmayacaktı. ( 12. ve 13. yüzyıllarda Arap dünyasıyla kurulan kültürel temas, Avrupa’nın düşünsel gelişmesinde –yalnızca Aristoteles konusunda değil-tümden dönüştürücü bir etki yaratacaktı.(s.53-54)

Bryan Magee bu görüşleri aslında bize Avrupa kıtasını aydınlanması açısından çok önemli bilgiler vermektedir. Özellikle Arap kültürünün muhafaza ettiği kadim kitapların çevirileri ile büyük bir ilerleme gösteren Avrupa’yı daha sonra Orta çağ Rönasansıyla birlikle modern bilimi merkez olan bir çağ bekleyecekti.

         ‘’O yüzden talihsizlikten nasibini en fazla almış olanlar, talihin her kötü gidişinde mutlu olacaktır.’’ BOETHIUS

Kaynakça:

1-Felsefenin öyküsü -Bryan Magee

2-http://www.dinvemitoloji.com/2017/10/hristiyanligin-romada-yayilisi.html

                                                                                         

İlgili Yazılar