Kültür Mozaiğinin En Güzel Örneği: Mark Eliyahu ve Kamançası Kültür - Sanat

Kültür Mozaiğinin En Güzel Örneği: Mark Eliyahu ve Kamançası

Son zamanlarda Türkiye’de adından sıklıkla bahsettiren, birçok kişinin deyişiyle derin melodilerin adamı olarak bilinen bir sanatçı Mark Eliyahu. Çaldığı kamançayı dile getirirken Türk, İran ve Azeri ezgilerini harmanlayarak dinleyenlerin kulaklarının pasını silmekte hayli başarılı.
1982 yılında Dağıstan’da doğan müzisyen, aslen İsrailli bir ailenin çocuğu. Müziğe ilgisi kendisi gibi müzisyen olan babası Piris Eliyahu’nun da etkisiyle henüz dört yaşında başlayan Mark, lise yıllarında bağlama çalmayı öğrenmek için Yunanistan’a gider ve orada hayatının aşkıyla karşılaşır: Kamança. Bu enstrümanın kendisi için ne ifade ettiğini: ‘’Kamançanın sesi bana her zaman kutsal hikâyeleri anlatan eski bir ruhun sesi gibi geliyor’’, diyerek anlatıyor. 150 yıllık bir geçmişi olan bu enstrümanı çalmayı öğrenmek için de bu sefer yolu Azerbaycan’a düşmüş ve Adalet Vezirov’dan ders almış. Bu zamandan sonra ise artık kamança onun bir parçası olmuş.

Çok sevdiği enstrümanı hakkındaki bu ifadelerinin samimiyeti bir yana, Eliyahu tam bir sanat adamı! Türk müziğine de hayran olduğunu dile getiren müzisyen, sanatının en önemli görevinin köprüler kurmak ve güzel duygular uyandırmak olduğunun gayet farkında olacak ki, yine verdiği bir röportajda hayranlarını nasıl diri tutmayı başardığını şöyle anlatıyor: ‘’Nereden gelirseniz gelin ya da hangi ulustan olursanız olun müziğin doğrudan kalbe gidebilme gücü var. Dolayısıyla müzik insanları birbirine bağlar ve o aşkı yayar. O yüzden müzik dışında yaptığım hiçbir şey yok!’’

Bestelerini yapmak için gereken ilhamı çölde bulduğunu söyleyen sanatçının 5 Kasım 2016’da Türkiye’ye konser için geldiğinde anlattığı bir anıya göre, yine babasıyla yaptığı bir kamp sırasında çöl fırtınasına yakalanırlar ve kendilerini korumak için bir örtünün altına gizlenirler. Fırtına bittiğinde babası başını örtünün altından çıkarır ve bir beste yaptığını söyler. Bu beste, Eliyahu’nun ikinci albümüne adını veren ve en güzel parçalarından biri olan ‘’Sands’’ dir.

 

Eliyahu’nun şimdiye kadar çıkmış olan üç albümü var. Spotify’da da bulabileceğiniz bu albümlerdeki otuzdan fazla parçanın içindeyse en çok sevileni hiç kuşkusuz ‘’Journey’’. Youtube’da 9,2 milyon görüntülenmeye ulaşan bu şarkı, büyük ihtimalle sevenlerinin Eliyahu’yu tanıma sebepleri. Bunun dışında, hüzünlü birkaç parça dinlemek isterseniz kendi favorilerim arasında olan ‘’Coming Back’’ ve ‘’Through Me’’ yi de şiddetle tavsiye edebilirim. Şayet neşeli bir koşturmaca arıyorsanız da ‘’Krav Shtiya’’ ve ‘’The Magnificent Nine’’ ı tercih edip kendinizi bu genç sanatçının kamançasından çıkan büyülü ezgilere bırakabilirsiniz.

 

Kaynaklar:

http://markeliyahu.com/about/
http://www.sacitaslan.com/mark-eliyahu-muzik-insanlari-birbirine-baglar-haberi-305328
http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/1203076-binlerce-yillik-bir-hikaye
https://eksisozluk.com/mark-eliyahu–1999138?p=8
http://markeliyahu.com/galleries/gallery-2/
http://markeliyahu.com/albums/sands/

İlgili Yazılar