Tarih Bir Taraf, Bilim Teknik Bir Taraf: Koca Sinan’ın Mimari Sırları Bilim - Teknoloji

Tarih Bir Taraf, Bilim Teknik Bir Taraf: Koca Sinan’ın Mimari Sırları

Koca Sinan, namı diğer Mimar Sinan, çağın önde gelen mimarlarının yanında çalışma fırsatı buldu. Kanuni döneminde, son Bağdat Seferi’nde, Van Gölü‘nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması, Sinan’ a haseki unvanını kazandırdı. 1539’da, Mimar Acem Ali‘nin ölümü üzerine onun yerine Saray Baş Mimarı oldu. Osmanlı’nın en güçlü döneminde yaşayan Sinan, Kanuni Sultan Süleyman, İkinci Selim ve Üçüncü Murat olmak üzere, üç padişaha mimarbaşı olarak hizmet etti.

Süleymaniye Camii, Haseki Külliyesi, Haseki Camii, Selimiye Camii, Eski Valide Camii, Mihrimah Sultan Külliyesi, Mihrimah Sultan Camii, Şehzade Camii, Cihangir Camii, Şah Sultan Camii, Rüstem Paşa Camii, Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi, Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü, Kılıç Ali Paşa Camii ünlü eserleridir. Bu eserlerin yanı sıra bugünkü Avrupa sınırları içerisinde kalmış olan eserleri de mevcuttur ve çoğu günümüze ulaşmıştır.

Biyografisi bir yana, uyguladığı bilimi ve tekniği kullanış biçimi açısından anlatılması gerekenler var aslında. İstanbul’ u gezdiğim şu günlerde hazır yeri gelmişken bu yazımda bu hikâyelerden (her ne kadar bir kısmı rivayet de olsa) bir kaçını paylaşmak istiyorum.

400 Yıl Önce Günümüz Mimarlarına Mimar Sinan Tarafından Bırakılan El Yazması Mektup, Süleymaniye Camii, İstanbul:

Rivayete göre camiinin 1990’lı senelerde restorasyonu sırasında camiinin çürümüş olan kemer taşlarından olan kemer kilidi sökülürken içerisinde küçük bir silindirik şişe ve şişenin içerisinde Osmanlıca bir metin bulunur. Bu metnin, Mimar Sinan tarafından bırakıldığı ve söz konusu kemerin 400 yıllık bir ömrü olduğundan, gelecekteki mimarlara nasıl yenilenmesi gerektiğinin açıklamasını yaptığı ortaya çıkar. Şöyle söyler; “Bu camiide kullanılmış olan kemerlerin ömrü 400 yıldır. Bu metni bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı çürümüş demektir. Muhtemelen 400 yıl sonra aynı yöntemler kullanılmayacaktır ancak ben usulen nasıl değiştirmeniz gerektiğini sizlere anlatacağım” der ve taşların nereden getirtilmesi gerektiği gibi bilgiler ile devam eder.

Rivayet olsun olmasın, Mimar Sinan, eserlerini bugünlere ulaştırabilecek kadar sağlam inşa etmiş ve bugün bile sırrı çözülemediği iddia edilen matematiksel denklemler kullanmıştır. Bir nevi kendi bilimsel (matematiksel) kuramlarını yaratarak bunlara göre inşaat yaptığı, bilinen ayrıntılar arasındadır.

Kendine Has “Tekniklerinden” Bazıları Şöyle Anlatılır:

Akustik Testini Nargile İçerek Yapmak, Süleymaniye Camii, İstanbul:

Bir başka hikâye şu şekildedir. İnşaatına başlandığından beri 7 sene geçen Süleymaniye Camii, bir ikindi vakti Kanuni Sultan Süleyman tarafından ziyaret edilir. Camiinin içerisinde Koca Sinan’ ı nargile içerken görünce çok öfkelenen Kanuni sorar: “Bu ne iştir mimarbaşı? Camide ne yaptığını sanırsın?”. Mimar Sinan, kendinden emin cevap verir padişaha ve der ki; “Sultanım, içtiğim nargilede tütün yoktur. Suyun fokurdamalarına göre camiinin akustiği ölçerim”.  

İlk Deha Ürünü Geri Dönüşüm; Kandil İsinden En Kaliteli Mürekkebi Damıtmak, Süleymaniye Camii, İstanbul:

          Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, Süleymaniye Camii 275 dev kandille aydınlatılıyormuş. Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırmış. Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağlamış. Adına “İs Odası” denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi de kurmuş olan Mimar Sinan, odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıtmış.

Gözlemlenebileceği üzere Mimar Sinan yalnızca inşaatta değil geri dönüşümde de ustalığını konuşturmuştur.

Temelin Oturması İçin Gereken 8 Yıl ve Bitmeyen Bekleyiş, Selimiye Camii, Edirne:

          Bir başka hikâye, rotamızı Edirne’ ye, Selimiye Camii’ne doğru çevirir. “Ustalık Eserim” dediği Selimiye Camii’ de de gereken titizliği ve özeni gösteren Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde olduğu gibi yine dönemin padişahının şimşeklerini camiinin yapımına başlanmasını 8 sene bekleterek üstüne çekmiştir. Koca Sinan’ ı tez (derhal) huzuruna çağıran Padişah öfkeli bir şekilde sorar, yalnızca şunu söyler: “Anlat…”.

Padişah huzurunda kendinden emin olan Sinan şunları söyler: “Padişahım, yaptığım hesaplara göre her depreme, afete, her türlü musibete karşı dayanacak bir camiinin yapımı için 8 yıl gerekli idi. Böylesine haşmetli bir yapıda, temelin çok iyi bir şekilde oturtulması şarttır.

Mimar Sinan, ustalık eserim dediği Selimiye Camii’ de de gerekli titizliği göstermiştir ve onun sayesinde bugün dahi onun yaptığı bu görkemli yapılarda bir çatlak dahi yoktur.

Kendine Has “Bilimsel Kuramlarından” Bazıları Şöyle Anlatılır:

Birim Daire Metodu ve 13 Bilinmeyenli Denklem Çözümü, Büyükçekmece Köprüsü, İstanbul:

 

Bu başlığı okuyunca birçoğunuz şöyle diyecek muhtemelen: “Nasıl Yani? Altı üstü köprü işte, 13 bilinmeyenli denklem de neyin nesi? Kim uğraşır?” Mimar Sinan uğraşmış. Yetinmemiş,  bir de köprünün üstüne kurulu olduğu Büyükçekmece Gölü’ndeki suyun debisini hesaplamış. Bu karmaşık sistem sayesinde, taşma durumlarında su seviyesi köprüyü asla aşamamış, bu sayede dimdik ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır. Ayrıca bir de yan not olarak belirtme gereği duyuyorum, bu sistem aynı zamanda köprülerde yük taşınırken, ağırlığın dikey değil yatay yönde dağılıyor olmasından dolayı yapılarda esneme payı da sağlamıştır.

Bu ve bunun gibi köprüleri ve cami kubbelerini inşa ederken kullandığı yönteme ise bugün bile sırrına pek fazla vakıf olunamayan “Birim Daire Metodu” adını vermiştir.

SONUÇ:

Tüm bu anlatımlardan çıkan sonuç şu ki Mimar Sinan büyük bir mimar ve aynı zamanda çok değerli bir bilim insanıdır. Kendine has birçok “tekniği” ve “bilimsel kuramı” ile tarihin her noktasında ilgi uyandırabilmiş ve tarihe kimsenin atamayacağı büyüklükte ve değerde bir imza atmıştır. Mimar Sinan ve bizlere bıraktığı eserleri sahip olduğumuz çok değerli miraslarımızdır. Koruyup kollayarak sahip çıkmalı ve değerini çok iyi bilmeliyiz.

Referanslar:

https://m.timeturk.com/mimar-sinan/biyografi-734329

https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2015/01/03/suleymaniye-camisinin-bilinmeyen-hikayesi

http://www.bilimvetarih.com/node/93

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/mimar-sinanin-matematigi-cozuldu-40084838

İlgili Yazılar