Siyasetin Yeni Gözdesi: Saadet Partisi Politika

Siyasetin Yeni Gözdesi: Saadet Partisi

Siyasal İslam’ın partileşerek 1970 yılında Milli Nizam Partisi adı altında siyasetimize girdi. Kimi zaman oyun kurucu kimi zaman muhalefet, 20 yıl öncesinde mağdur olan Milli Görüş hareketi şimdilerde ise önce liberalleşerek ardından yargı ve askeriye de dahil olmak üzere tüm devlet kurumlarında kadrolaşarak ideolojik vasfını bir kenara bıraktı ve oligarklaştı. AKP’nin atası sayılabilecek olan Milli Görüş hareketini olgunlaştıran Necmettin Erbakan’ın temsil eden Saadet Partisi nicelik olarak sçeimlerde pek bir şey ifade etmese de nitelik veya daha doğru ifadeyle siyasi nüfuz etkisi ile siyasetimizin en çok konuşulan partisi konumuna geldi.

Saadet Partisi’ni bu kadar önemli kılan ise 2019 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri. MHP ve BBP ile “cumhur ittifakı” adı altında ana merkez sağ partileri birleştiren Recep Tayyip Erdoğan şimdi de ittifakını Saadet Partisi ile taçlandırmayı amaçlıyor. Temel Karamollaoğlu’nu görkemli Saray’da ağırlayan ve Saadet Partisi’ni ikna için Mustafa Şentop’u iki defa Saadet Partisi’ne gönderen Erdoğan Saadet Partisi’nin seçimlerdeki etkisini hayati görüyor. Erdoğan’ın bu hamleyle iki amacı var:

1)CHP’yi ve “Hayır” bloğunu HDP ile birlikte göstermek

2)Meşhur tabirle Türkiye’nin %70’ini oluşturan merkez sağ seçmeni konsolide etmek

Erdoğan’ın Saadet Partisi’ni bu kadar çok önemsemesinin bir diğer nedeni 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri ve 16 Haziran Anayasa Referandumu. 7 Haziran 2015 Seçimleri’nde Saadet Partisi yaklaşık 1 milyon oy ile %2’de kalmıştı. 16 Nisan referandumunun “şaibeli sonuçlara göre” 1 milyon 200 bin” oy farkla kazanıldığı düşünülürse Saadet Partisi’nin önemi daha iyi anlaşılabilir. Saadet Partisi’ni asıl öne çıkaran aldığı oy oranından ziyade merkez sağ seçmen üzerindeki etkisi. 16 Nisan Referandumu’nda “Hayır Bloğu”nun ana gövdesini oluşturan CHP ve HDP’nin toplam oylarının %40 etmemesine rağmen %49 Hayır oyu çıkması da bunun bir göstergesi. 2019 seçimlerinde her oyun çok değerli olacağını bilen Erdoğan Saadet’i yanına çekerek 2019 da tüm siyasi emeklerinin boşa gitmesini engellemeye çalışıyor.

Saadet Partisi’nin bu hayati önemini fark eden tek parti AKP değil. Meral Akşener’in başını çektiği İyi Parti de ittifak için Saadet Partisi ile görüşmelerini sürdürüyor. Değişmesi gündemde olan Seçim Kanunu ile birlikte Saadet Partisi’nin İyi Parti ile ittifak yapıp meclise girmesi sürpriz olmaz. İyi Parti bu ittifak görüşmelerini sessiz ve derinden sürdürmeyi tercih ediyor çünkü CHP ve seküler milliyetçi seçmeni tedirgin etmek istemiyor. Burada asıl kararı verecek olan Saadet Partisi olsa da seçimini AKP’den yana kullanacak gibi durmuyor. Temel Karamollaoğlu AKP’nin “cumhur ittifakı” teklifine Milli Görüş’ün kurduğu şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve milletin yarısından fazlasını dışlanmasından duyduğu endişeyi belirterek cevap verdi. Bu açıklamaya AKP’den gelen yanıt ise ilginçti. “Jöleli” lakabıyla da bilinen Cumhurbaşkanı danışmanı Yiğit Bulut Cumhurbaşkanı’nın bu fabrikaların satılmasına izin vermeyeceğini iddia etti. Fakat bu söylemin kararını çoktan vermiş gibi gözüken Saadet Partisi’nde bir karşılık bulması beklenmiyor.

Öte yandan İyi Parti’nin esas dikkat etmesi gereken şey ise bu ittifakı seküler kesimi incitmeden yapması. Neticede Saadet Partisi siyasal İslam’ı temsil eden bir parti ve genel başkanı Temel Karamollaoğlu Madımak Katliamı sırasında Sivas Belediye Başkanlığı’nda bulunmuş bir kişi. Bu ittifakın nasıl sonuçlar doğuracağını 2019 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde göreceğiz. Eğer beklenen olur da Saadet Partisi, İyi Parti ile ittifak yaparsa oldukça renkli bir meclis ve kıyasıya geçen bir Cumhurbaşkanlığı Seçimi görebiliriz.

İlgili Yazılar