En Güzel Duyguların Tercümanları: Spor Spikerleri Spor

En Güzel Duyguların Tercümanları: Spor Spikerleri

Nazım Hikmet, “Saman Sarısı” adlı şiirindeki bir dizede ünlü ressam Abidin Dino’ya itafen “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” der. Bu dize bugün hala akıllardadır ve asla unutulmamıştır. Futbolda da mutluluğun resmi vardır. Resmi olduğu gibi aynı zamanda mutluluğun sesi ve cümleleri de vardır.

Spor spikerleri futbolda mutluluğun sesidir. Coşkularıyla maçlara hayat verirler. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anda golleri unutulmaz cümlelere dökerler. Onlar en güzel duyguların tercümanlarıdır. Örneğin, İlhan Mansız’ın Senegal’e attığı altın gol hafızalardan asla silinmemiştir. Aynı zamanda Yalçın Çetin’in İlhan! İlhan! Gooool haykırışları da asla silinmemiştir. Bugün o gol akıllara geldiğinde herkesin tüyleri ilk anki gibi diken diken olur. Herkes 2002 yılındaki o tarihi ana döner. Şenol Güneş’in sevinci nasıl herkesin sevincini özetlemişse Yalçın Çetin’in de coşkusu herkesin coşkusunu özetlemiştir.

Futbol spikerleri futbol aşkını zirvede yaşayan ve yaşatmaya çalışan insanlardır. Onlar için aslolan hayattır, hayatta futboldur. Futbol hayat damarlarından biridir onların. Herkes futbolu sever ama onlar bambaşka sever. Güzel oyuna sevgileri renklerden bağımsızdır. Türkçeye olan hakimiyetleri üst seviyededir. Levent Özçelik, Halit Kıvanç, Yalçın Çetin, Ercan Taner, Erdoğan Arıkan ve Orhan Ayhan ülkemizin yetiştirdiği en önemli spor spikerlerindendir. Birbirinden efsane maçlarda en güzel duyguların tercümanı olmuşlardır. Futbolcuların kramponlarıyla yazdığı tarihe sesleriyle başka bir boyut katmışlardır. Örneğin, Levent Özçelik’in GS’nin UEFA kupası zaferi sonrası “Kupa bizim! Kupa Bizim!” sözleri gerçekten hepimizin içini tir tir etmişti. Ercan Taner’in Beşiktaş’ın tarihi Liverpool zaferi sonrası “ Goodbye Liverpool! Goodbye!” diye haykırışı hala hepimizin hafızasındadır. Emre Tilev’in FB’nin 2-1 kazandığı Chelsea maçında Devid’in golünden sonra söylediği “Şapkada çıkartın! Önünde de eğilin! Ayakta da durun! Selam da verin!  cümlesi asla unutulmaz.

Anlatılmaz yaşanır diye bir klişe cümle vardır. Bana göre bu cümle spikerliğe de uyarlanabilir. Maç anlatılmaz yaşanır. Maçta bir spikerin nabzı en az o maçtaki futbolcu kadar atıyorsa o spiker gerçekten maçı yaşıyor demektir. Saydığım efsane isimler sadece maçı anlatmakla kalmayan aynı zamanda yaşayan isimlerdir. Euro 2008’teki Hırvatistan zaferi, 2002 Dünya Kupasındaki unutulmaz maçlar ve 4 büyük takımımızın Avrupa zaferleri hep onların sesleriyle tarihe geçmiştir.Futbolumuzun görünmeyen kahramanlarıdır onlar. Efsaneleri saygıyla selamlar ve en güzel duyguların en özel tercümanları oldukları için teşekkürü bir borç bilirim…

Kaynakça

1-https://onedio.com/haber/maclar-onlarla-daha-guzel-efsane-anlatimlariyla-birlikte-ulkedeki-en-iyi-15-spor-spikeri-717868

2-http://www.angorasanat.com/sanat-faaliyetleri-ankara/sandik-ankara/101-altamira-magarasi.html

İlgili Yazılar