TBB ve TTB Üzerine Politika

TBB ve TTB Üzerine

Hepimizin bildiği üzere bu günlerde Türkiye Cumhuriyeti olarak zor günlerden geçmekteyiz. Bir yandan Amerika’nın desteği ile Suriye sınırımıza yığılmış olan YPG’li (PKK’nın Suriye uzantısı) teröristleri temizlerken bir yandan da sınır güvenliğimizin kalıcılığını sağlamak için Suriye içlerine, Afrin’e kadar ilerlemiş bulunan bir Türk Ordusu mevcut. Bunlar yetmezmiş gibi öteki taraftan ise sınırlarımızı korumak için Suriye’nin kuzeyine yaptığımız ”Zeytin Dalı” operasyonunun meşruluğunu tüm dünyaya anlatmamız gerekiyor.

Böylesine kritik sorunlarla uğraştığımız bu dönemde ne yazık ki ülkemizin içinden dahi operasyonun haklılığı konusunda az da olsa çatlak sesler mevcut ve bunları takiben “Türk” ibaresinin bazı yerlerden kaldırılmak istenmesi de cabası. İsterseniz kouyu daha iyi irdeleyebilmek için biraz geriye gidip baştan alalım. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere geçtiğimiz günlerde ülkemizin içinden dahi Zeytin Dalı Operasyonu’na karşı çıkanlar olmuş hatta Türk Tabipleri Birliği (TTB) barış kavramı üzerinden operasyona karşı çıktığını belirten bir açıklama yayınlamıştı. Bu olayı takiben ise hükümetten Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) ‘nin isimlerinden Türk ve Türkiye ibarelerinin kaldırılacağını çünkü bu isimleri hak etmediklerini ifade eden bir açıklama geldi.

                            

Tam da bu noktada aklımıza birkaç soru gelmesi gerektiği kanaatindeyim. Birincisi ve bence en önemlisi, kurumların adları değiştirildiğinde tüzel kişiliklerinin de anlamlarıyla oynanmış olmaz mı? Buna ek olarak Türk Tabipleri Birliği (TTB) ya da Türkiye Barolar Birliği (TBB) onu yönetenlerin şahsi malı ya da özel mülkü müdür ki “Bunlar Türk ve Türkiye ibarelerini isimlerinin başında hak etmiyor.” diyerek güya milliyetçilik adı altında bu ifadeleri isimlerinden kaldıracaksınız? Bu soruların hemen ardından şahsen benim aklıma takılan diğer bir nokta ise; hadi Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin yaptığı talihsiz açıklama nedeniyle böyle bir şeyi hak ettiklerini kendinizce savundunuz, peki Türkiye Barolar Birliği(TBB)’nin ne suçu vardı da “milli” olmayı hak etmedi? Sorduğum sorunun cevabını kendimce vermem gerekirse; Türkiye Barolar Birliği(TBB)’nin tabiri caizse tek suçunun hükümeti eleştirmek olduğunu düşünüyorum. Örnek verecek olursak, hükümete yakın bir cemaat yurdunda çocukların tecavüze uğramasının ardından diğer kuruluşların aksine Türkiye Barolar Birliği(TBB) olaya karşı çıktı ve dava açtı. Bu ve benzeri bir tutum sergilemek, yanlışa yanlış demek suç mudur?

Olayın aslına gelirsek hükümetten bu kurumların isim değişikliğine ilişkin yapılan talihsiz açıklamanın herhangi bir suçun cezası olmadığı da hepimizin göreceği gibi ortadadır. Zaten bu bir cezlandırma olsaydı kurumlara değil suçu işleyen kişilere ceza verilmesi gerkirdi. Ayrıca değinmek isterim ki; daha önce ismindeki “Türk” ibaresinin kaldırılması için 2 kere dilekçe vermiş olan Türk Tabipleri Birliği(TTB)’ne böylesi bir “ceza” vermek ancak Türk milletinin aklıyla oynamaktır. Hadi bunların hepsini bir kenara bırakalım, Türkiye Ziraat Bankası’nın ne “suçu” vardı da ismindeki “Türkiye” ibaresini kaldırdınız? diye sorarlar adama. Mehmetçik Afrin’de bozkurt yaparak kızıl elmaya gittiğini söylerken nedir sizdeki bu “Türk” nefreti?

 

İlgili Yazılar