Tanrı’nın Karısı mı Vardı? Tarih

Tanrı’nın Karısı mı Vardı?

Tanrı nedir? Her şeyi gören ve duyan vücutsuz bir ruh mudur, yoksa insan ya da başka bir canlı formunda mıdır? Marvelcı mıdır DC’ci midir? Tanrı fenomeninin insan aklını meşgul etmesi insanlık kadar eskidir ve bu uzun sürede sayısız Tanrı tasviri oluşmuştur. Bu sebepten dolayı Tanrı dendiğinde insanın aklına Odin de gelebilir, Ahura Mazda da gelebilir Anu da gelebilir. Bunların hiçbiri de yanlış değildir zira tanrı biz o varlığa tanrılık özelliğini yüklediğimizde tanrıdır, tıpkı kağıt parçalarının sırf biz onlara o anlamı yüklediğimiz için para olarak kabul edilmesi gibi. Ben yarın gidip kaloriferden medet ummaya başlar ve ona tapınırsam teknik olarak kalorifer de tanrı olur. Ama bugün tanrı kavramı insanların büyük bir kısmı için aynı varlığı ifade eder: Dünya’yı 2000 yıldır domine eden İbrahim’in Tanrısı. Dünya nüfusunun yüzde 55’inin bizzat İbrahimi dinlere mensup olması, diğer dinlerden olan insanların da kültürel emperyalizme maruz kalması sonucu bugün tanrı denince akla ilk kez İbrani metinlerinde gördüğümüz ve adı Yahweh olan varlık gelir. Bu yazıda da bu tanrıya inanışın temelinde bulunan Eski ve Yeni Ahit’in, yani İncil’in değiştirilmiş olduğu ve asıl metinde tanrının tek değil, karısıyla beraber hükmettiği iddiasını inceleyeceğim, fakat maalesef tarihi tartışmaya girmeden önce altyapıyı verebilmek için birazcık dini konulardan bahsetmek durumundayım.

Öncelikle Eski ve Yeni Ahit’teki tanrının cinsiyetlere yaklaşımını saptayalım. Kutsal metinlerin neredeyse bütün çevirilerinde Tanrı’dan maskülen bir biçimde bahsediliyor. Ayrıca bilindiği üzere teslis inancına göre Tanrı Hz.İsa’nın babası, bunun da doğal koşulu erkek olmak. Fakat metinlerde bu imalara rağmen direkt bir biçimde Tanrı’nın erkek olduğu belirtilmiyor. Bugün Hristiyanlar ve Yahudiler Tanrı’dan cinsiyetini belirtmeden maskülen olarak bahsediyor, istisnai birkaç toplulukta ise feminen şekilde bahsediliyor. Kilise ise metinlerde Tanrı’nın cinsiyetinin direkt olarak belirtilmemesine ve Tanrı’nın bizzat yeryüzüne inmemiş olmasına dayanarak: “O ne erkektir ne de kadındır, o Tanrı’dır.” diyor ve kitaplarda kullanılan dili anlaşılırlık kaygısına bağlıyor. Fakat Genesis 32’de, Tanrı’yı Yakup ile güreşen bir adam olarak görüyoruz. Burada ben bir yorum katmıyorum, güreşten sonra bizzat Yakup: “Tanrı ile yüz yüze geldim ve hayatım bağışlandı.” diyor. Yani Tanrı’nın fiziksel olarak metinlerde görülmediği doğru değil, kendisi erkek olarak Yakup’a gözüküyor. Tanrı’nın yine Genesis’te insanı kendi suretinden yarattığını söylemesi de Tanrı’nın fiziksel bir formu olduğu iddiasını destekliyor. Bunların haricinde İncil’in korkutucu derecede mizojinist dili de Tanrı’nın erkek olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Kitap Havva üzerinden kadınları insanlığın tüm acıları için günah keçisi yaparak hedef gösteriyor, kadınları aşağılık olarak görerek erkeklere onlar üzerinde tam bir yetki veriyor ve kadınlara en meşhuru Havva’nın günahının intikamı olarak gösterdiği çocuk doğurma acısı olmak üzere türlü acılar yaşatıyor. İncil dışında da Kilise’nin aziz olarak kabul ettiği ve büyük Hristiyan büyüklerinden olan St.Augustine, Thomas of Aquinas başta olmak üzere Hristiyan alimlerinin hemen hepsinin de oldukça mizojinist olduğunu görüyoruz. Bütün bunlardan yola çıkarak İncil’in tanrısının erkek olmasa dahi mizojinist olduğunu söylemek mümkün.

Yakup Tanrı ile güreşirken

Peki, durum Yahweh’in ilk ortaya çıkışından beri böyle miydi, yoksa daha sonradan müdahalelerle mi din mizojinist hale getirildi? Akademisyen Francesca Stavrakopolou’nun iddialarına göre erkek olan Yahweh ilk metinlerde tek başına değil, karısı olan tanrıça Asherah ile birlikte hükmediyordu. Bu iddianın dayanaklarının bir tanesi bizzat İncil’in kendisi, daha doğrusu İncil’de bu duruma işaret eden şüpheli anlatımlar. Book of Genesis’te, yani yaratılış kitabında Tanrı kendisinden çoğul olarak bahsediyor. Genesis 1:26-27: “İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun. Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.”. Burada Tanrı ilk cümlede kendisinden çoğul olarak bahsediyor, bu aslında Tanrı kendisinden sürekli olarak böyle bahsetse çok yadırganmayacak bir durum, ama Genesis dışında neredeyse kendisinden hiç böyle bahsetmiyor. Ayrıca Tanrı’nın suretinden kadını ve erkeği yaratması, Tanrı’nın bir sureti olduğunu ve dolayısıyla erkek olması muhtemel Yahweh’ten başka kadın suretinde bir tanrı olduğunu ima ediyor. Genesis’in devamında da Tanrı’nın sürekli başka kitaplarda bahsetmediği bir şekilde kendisinden çoğul olarak bahsettiğini görüyoruz.

Bu gizemli Tanrıça kim olabilir derken, karşımıza yine İncil’de bir figür çıkıyor: Asherah. Exodus 34:13-14:“Onların sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını parçalayacak, Aşera putlarını keseceksiniz. Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben adı Kıskanç olan bir Rabbim, kıskanç bir Tanrıyım.”. Burada Tanrı’nın Asherah’ı bir rakip olarak gördüğünü ve onun sembollerinin yok edilmesi gerektiğini anlıyoruz. Asherah’ın sembolü olan put ise yılanla ilişkilendirilen uzunca bir sopa, bunun neden önemli olduğunu şimdi göstereceğim. Bilindiği gibi, hikayeye göre Adem ile Havva’nın yeryüzüne sürgün edilmesi Havva’nın kandırılması ve yasak elmayı yemesi sonucu gerçekleşiyor. Peki Havva’yı kandıran kim? Bizzat kitaba göre bu Tanrı’nın yarattığı bütün hayvanlardan daha zeki olan bir yılan. Bağlantı açık ama yine de belirteyim: Bu yılan kendi sembolü yılanla ilişkilendirilen ve kendisi de bir tanrı olduğu için Yahweh tarafından yaratılmamış ve dolayısıyla onun yarattıklarından daha zeki olan Asherah’ın ta kendisi. Bu kesinlikle böyledir dememiz için yeterli bir kanıt yok evet, fakat bu kadar göstergenin hepsinin tesadüf olması da çok inandırıcı gelmiyor. Üstelik Asherah’ın Tanrı’nın karısı olduğu ile ilgili tek kanıt İncil içinde değil.

Michelangelo’nun fırçasından Adem, Havva ve Yılan

Yakın zamanlarda Sina’da yapılan bir kazıda, milattan önce 8.yüzyıla ait pek çok eşya çıkarıldı. Antik İbrani tapınağı olan kazı alanından çıkarılan bir çömleğin üzerinde ilginç bir yazı vardı. Bu yazı Yahweh ve onun Asherah’ından kutsama istiyordu. Yahweh ve onun Asherah’ının tek örneği bu da değil. İbrani İncili ve erken Yahudilik konusunda uzman olan profesör Edward Wright’ın doğruladığı üzere birden fazla İbrani antikasının üzerinde Yahweh ve onun Asherah’ı anlamına gelen yazılar var. Bütün bunlar ve İncil’in de Asherah’a Kudüs Tapınağı’nda tapınıldığını onaylaması İbrahim’in tanrısı Yahweh’in bir zamanlar Asherah adından bir karısı olduğunu ve ikiliye birlikte tapınıldığını gösteriyor.

Bütün bunların gösterdiği Asherah diye bir tanrıçanın gerçekten var olduğu falan değil. Bunların gösterdiği şu: Yahudiliğin, Hristiyanlığın ve İslamın temel aldığı İbrani dininde bir noktada en az iki tanrı vardı, Yahweh ve Asherah. Ve bir yerde bu ikilinin kadın olanı dışlandı ve tanrı sayısı bire indi. Yani dinin bir kadını tanrılık konumuna getirmesi o zamanlarda birilerine sıkıntı verdi ve Asherah sistematik bir şekilde dini metinlerden çıkartıldı. Bir zamanlar Yahweh’le tapınılan Asherah düşman haline getirildi ve artık tanrı katında temsil edilmeyen kadınlar iyice ezilmeye başlanarak erkek egemen toplum sağlamlaştırıldı, diğer dinler de bu ayak izlerini takip ederek şu anda bile tamamen ortadan kaldıramadığımız kadın erkek eşitsizliğini tüm dünyaya yaydı.

Kaynakça:
İncil
http://www.bjorn-comic.com/study.htm – Dave Littler’s Bible Study
https://www.seeker.com/gods-wife-edited-out-of-the-bible-almost-1766083399.html
http://www.dailymail.co.uk/news/article-1363113/Why-BBCs-new-face-religion-believes-God-WIFE.html

İlgili Yazılar