Wing Chun; Bir Dövüş Sanatından Çok Daha Fazlası – Sifu Sönmez Şimşek Röportajlar

Wing Chun; Bir Dövüş Sanatından Çok Daha Fazlası – Sifu Sönmez Şimşek

Dövüş sporları pek çok maceracının yolunun eninde sonunda bir gün düştüğü bir alan. Aikido, Taekwando, Karete, Judo derken pek çok Asya’ya ait dövüş sanatı ise artık kulağımıza tanıdık gelmeye başladı. “Aman canım judo mu? Bizim komşunun kara kuşağı var” ya da “Oğlum adamı delirtmeyin, ben Karete biliyorum” gibi komedisi bolca yapılmış dövüş sanatlarının biraz daha dışına çıkmak isteyenler içinse son zamanlarda adından söz ettirmeye başlamış Wing Chun hakkında Ankara IKWTS dövüş eğitmeni Sönmez Şimşek’le bir röportaj gerçekleştirdim. Wing Chun olimpiyatlarda rastlayabileceğiniz dövüş sanatlarından biri değil, çünkü en kısa zamanda rakibinizi etkisiz hale getirmek üzerine kurulmuş felsefesiyle bu sporun olimpiyatları yok. Kural yok. Sınır yok.

Röportajımızın detaylarına inmeden önce siz güzel okuyucularıma Wing Chun hakkında küçük bir bilgilendirme yapmam yerinde olacaktır diye düşünüyorum. Wing Chun temelleri Çin’e dayanan 300 yıllık geçmişiyle oldukça eski bir dövüş sanatı. Zamanın Shaolin Manastırında (bu manastırlar keşişlerin kendilerini savunma, dayanıklılık ve zihin kontrolü gibi yetenekleri öğrendikleri dünyada oldukça az bulunan yerler) Ng Mui adındaki bir rahibe tarafından diğer Kung-fu tekniklerinin zayıflıklarının saptanıp, açık alanlara odaklı hareketlerin bir dalda bütünlenmesiyle ortaya çıkarılıyor. Tekniğin öncüsü ise Yim Wing Chun adında bir kadın olduğu için teknikler genellikle zayıfın gücünü güçlüye karşı etkili şekilde kullanması üzerine kurulmuş ve bu yanıyla pek çok insana da rahat öğrenim kolaylığı sağlıyor. Marvel’e ait Demir Yumruk (İron Fist) dizisi daha önce gözünüze takıldıysa Shaolin Manastırları hakkında da az çok bir bilginiz olduğunu varsayabiliriz.

Sifu Sönmez Şimşekle yaptığımız küçük sohbetimize ise bu az bilinen dövüş sanatının nasıl olupta Türkiye’ye kadar geldiğini ve kendilerinin bu sanat üzerinde nasıl bu kadar ustalaştıklarını sorarak başlıyorum.
IKWTS akademi 2006 yılında – Dai Sifu Korkmaz Şimşek’i önder alarak kuruluyor. Korkmaz Şimşek’in ise Wing Chun ile tanışması polis akademisi yıllarında gerçekleşiyor. Uzun yıllar özel eğitmenler tarafından dersler aldıktan ve bu sanatla ilgili pek çok aktivitede yer aldıktan sonra Wing Chun’da Dai Sifu mertebesine ulaşıyor, daha sonra ise Sönmez Şimşekle beraber teknikleri geliştirerek Wing Chun alanında kendi tekniklerini yaratıyorlar. Korkmaz Şimşek’in öğretileri ve Wing Chun felsefesini harmanlayarak bu sanatın Türkiye’de ki öncülerinden biri haline geliyorlar. Sifu Sönmez 26 yıldır Wing Chun sanatıyla ilgileniyor ki bu benim yaşımdan bile fazla bir süre.

Wing Chun’un diğer dövüş sanatlarıyla arasındaki en belirleyici farkın ne olduğuysa başka bir soru olarak aklıma takılıyor.
    Sifu Sönmez Şimşek ise bu sorumu şöyle yanıtlıyor:

Mantıklı mücadele ediyoruz. Diğer sanatları kötülemek için söylemiyorum ama gerçek bir durumla karşı karşıya kaldığınızda pek çok haraket size vakit kaybettirirken Wing Chun’la biz bu süreyi en kısaya indiriyoruz. Wing Chun’da mesafeler var. İki rakibin birbirine yaklaşması öncelikle tekmeyle başlar, mesafe kısaldıkça yumruklar devreye girer daha yakında diz yada dirsekler, sonrasında göğüs göğüse mücadele başlar ve en sonunda yer dövüşüyle sona erer. Bu bütün mücadelelerde geçerlidir. Her sanatın odaklandığı sistemler farklıdır; Taekwando tekme üzerine yoğunlaşır, Karate hem tekme hem yumruk, Kick boks tekme ve yumruk, Moa Tai tekme-yumruk-diz-dirsek, judo göğüs göğüse mücadele ve yer dövüşü, jijutsu ve güreş yer dövüşüne odaklı. Beş mesafeyi de bir arada etkili şekilde kullanabilmek için insanlar yeni teknikler üretmeye çalışıyorlar MMA (mix martial arts- karma dövüş sanatları) adı altında. Beş mesafe üzerinde de etkili dövüşmeye ya MMA sayesinde farklı dövüş sanatlarını öğrenerek ulaşabilirsiniz yada yalnızca Wing Chun öğrenebilirsiniz.

(Gerçek fotoğraf-Ipman sağda, solunda ki öğrenicisi Bruce Lee)

Son zamanlarda yaygınlaşmasının nelere dayandığınıysa şu şekilde açıklıyor Sifu:

İp-man film serisiyle Wing Chun daha da popülerliğini arttırdı. Filmdeki kurgunun da getirmiş olduğu bazı gerekliliklerle Wing Chun biraz insan üstü bir sanat olarak gösterilse de aslında tamamen gerçekçilik ve mantık üzerine kurulu bir dövüş sanatıdır. Film ise insanların Wing Chun hakkında bir ön bilgiye sahip olmasını sağladı. Filmde adı geçen İp-man’da Bruce Leen’in hocasıdır ve bu sanattaki önemli ustalardan biridir.
Kişisel savunma (Self Defence) odaklı olan Wing Chun aynı zamanda felsefesiyle de zihin eğitimi verir ve bolca odaklanma gerektirir. Stres atmak içinse birebirdir, çoğu psikolog tarafından önerilir. Sistem insanların hem psikolojik hemde vücutsal olarak bütünleşmelerini sağlar.

Gerçek hayatta hiç kulandınız mı?

Çok kere farklı durumlarla yüzyüze geldim ve kullanmak zorunda kaldım. Ama sadece kendinize olan özgüveniniz bile çoğu durumda dövüşmeden bir şeyleri halledebilmenizi sağlıyor. Karşınızdaki sorunu yenebileceğinizi bilmenin verdiği güvenle ayaklarınızı yere daha sağlam basıyorsunuz ve buda Wing Chun’un bizlere getirdiği pek çok faydadan yalnızca bir tanesi. Konuşmanızdan tutun yürüyüşünüze, bakışınıza kadar her şeyi değiştiriyor kendinize duyduğunuz bu özgüven. Ne kadar kanun altında hepimiz eşit bir koruma altında olsakta günlük hayatımızda pek çok beklenmedik durumla karşılaşıyoruz ve Wing Chun bu gibi durumlarda da oldukça etkili.

Wing Chun’da Sifuların farkları ve önemleri nelerdir?

1996-97 yıllarında kick boks’un yaygınlaştığı gibi, Wing Chun’da son zamanlarda oldukça yaygınlaştı. Piyasada farklı dövüş sanatı ustası olan pek çok hoca Youtube gibi kanallar aracılığıyla bile Wing Chun dersleri veriyor. Bu yüzden eğitim alacak kişilerin salon seçimleri de bu süreçte oldukça önemli. Bu işin en az 10- 15 yıldır eğitimini veren, dal üzerinde profesyonel eğitmenler seçmeleri kişilerin öğrenimi ve gelişimi açısından da oldukça büyük bir fayda sağlar. Biz verdiğimiz eğitimlerde zaman ya da ücrete odaklamadan öğrencinin uygulamada ne kadar geliştiğini temel alarak derslerimizi veriyor ve buna göre seviye atlatıyoruz. Sistem olarakta bu konuda oldukça katıyız.

Peki, Wing Chun’un düzeyleri neler?

Wing Chun’da 12 düzey var. 4. Düzeyi bitirene kadar biz insanlara dışarda kendilerini savunma garantisi vermiyoruz ancak 4. Düzeyden sonra pratikte de öğrenci kendini etkili bir şekilde savunabilir bir hale gelmiş oluyor. Düzeyler arasında 3 aylık bir süreç var fakat bu süreçler öğrencinin durumuna göre uzayıp kısalabiliyor. Bu öğrencinin yetenekleri ve çalışma performansıyla doğrudan bağlantılı. 8 seviyeden sonra eğitmenlik diploması alabiliyorlar, 6. seviyede ise yardımcı eğitmenlik yapabiliyorlar. Düzeyler arasında seminerler oluyor ve sınava tabii tutulmalarının ardından başarılı olunması halinde öğrencilere sertifika veriliyor. Bu sertifikalar uluslar arası olarakta geçerlilik gösterir. Olimpiyatlarının olmaması ise Wing Chun’un bir yakın savunma eğitimi olmasından. Özellikle dar alanlarda bile etkili olabilen bu savunma sanatı sayesinde hem özgüveninizi arttırabilir hemde, kilo verme amacıyla katılmak isteyenler için, antremanlarda 1400-1500 kalori yakabilirsiniz. Kişinin kendi boyutlarında en güçlü hale gelmesine bağlı olan Wing Chun felsefesi, insanların kendilerini en hızlı ve en etkili şekilde ve en ekonomik hareketleri kullanarak savunmalarını sağlıyor.

KAYNAKÇA

http://www.ikwts.com/wing-tsun/

https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/shaolin-rahiplerinin-bir-gunluk-antrenmani,6WAmPLakHkuUeO2fBq2tQA/t5jooKQwCE6kYmX0uF3C6g

İlgili Yazılar