Nevzat Can Ünsal’ı KURCALAdık Kültür - Sanat

Nevzat Can Ünsal’ı KURCALAdık

Kurcala, son günlerin en popüler Youtube kanallarından birisi. İçeriklerin komikliği bir yana, videoların doğal ve samimi olması da insanları çeken en önemli faktörlerden. Ankara ile ilgili yapılan şakalar, güldürdüğü kadar düşündürüyor da. Öyle ki Kurcala’nın Ankara temalı birçok videosu sosyal medyada milyonlarca izlendi, her kesimce paylaşıldı. Biz de Kurcala’nın oluşum hikâyesini, ekibin nasıl bir araya geldiğini ve sizlerin de aklında olan birçok soruyu Basın Yayın Genel Müdürü, Gelir Uzmanı, ÖSYM Sınav Koordinatörü, Turizm Bölge Müdürü, Sosyal Medya Uzmanı ve Ankara Belediye Başkan Adayı Nevzat Can Ünsal’a sorduk.

 

Bize biraz Kurcala’nın oluşum hikâyesinden bahsedebilir misiniz? Fikir nasıl ortaya çıktı, kanal bugünkü halini nasıl aldı? Nevzat Can Ünsal ve Kaan Karabüber kimdir?

Benim daha önceden tiyatro geçmişim vardı. Memleketim Nevşehir’de tiyatro oynamıştım. Oyunculuk değil belki ama doğaçlama yeteneğim olduğunu, sahnede komik durduğumu söylerlerdi. Aslında, aklımda hep böyle bir proje vardı. Sonrasında, 2011 yılında Kaan’la Antalya’da bir üniversite projesinde tanışınca mizah anlayışlarımızın uyuştuğunu fark ettik. Ben normalde kolay gülebilen bir insan değilimdir. Kaan’la o anlamda frekanslarımız uyuştu. Üniversiteye ilk başladığım yıllardan beri hep aklımda olan video mizah ekibi kurma fikri Kaan’la tanışmamla birlikte ciddiye bindi.  “Bu çocukla bir şeyler yapabiliriz” dedim. Sonrasında bu fikir kendisini Kurcala ile tamamladı. 2013 yılının Kasım ayında ilk kez kamera önüne geçtik.

Kaan Kayserili. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler mezunu. Şuanda kendi branşıyla ilgili bir yerde çalışıyor Bursa’da.

Benim lisans serüvenim biraz farklı. 2007 Yılında İzzet Baysal Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümüne başladım. Ardından 2011 yılında Ege Üniversitesi’ne geçiş yaptım. Master için Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanınca da hep hayalim olan Ankara ve video işlerinin de startını vermiş oldum. Lisans eğitimimden daha uzun bir Yüksek Lisans öğrencilik sürecim olduğu için herkes beni Ankara’da okuyor, zaten hep burada yaşıyor zannediyor. Öyle değil aslında.

 

“ŞAKAYI ZAYTUNG’A ÖĞRETECEĞİME, KURCALA’YA ÖĞRETEYİM, DEDİM”

 

Uzun bir Zaytung geçmişiniz var. Hatta hâlâ Zaytung yazarısınız sanırım. Kurcala’nın kuruluşunda Zaytung’un ve sizin Zaytung geçmişinizin bir rolü var mı?

Zaytung ilk kurulduğu yıllarda, 2010’da çok popülerdi. O yıllarda mizahtan anlayan herkesin “işte komedi bu” dediği bir şeydi. Ülkedeki mizah açığını kapattı. Ben de çok heyecanlanmıştım. Zaytung’a epey bir haber yazdım. Hiçbiri yayımlanmadı. Bir sene sonra bir son dakika haberim yayımlandı, çok sevindim. Zaytung’da yazabiliyormuşum, dedim. Sonrasında Zaytung’un matematiğini çözünce ve haberlerim yayınlanmaya başlayınca, sürekli yazmaya başladım. 2013’e kadar enerjimi ve mizah anlaşımı kısmen Zaytung’a yönlendirdim. 2013 yılından sonra Kurcala’yı kurunca artık kendi mecram için bir şeyler üretmeye başladım. Zaytung, Kurcala’nın oluşum sürecinde bana bu ülkede gerçekten ironik şeylerin, aklı başında güzel işlerin popüler olabileceğini gösterdi. O anlamda Kurcala’nın oluşumunda Zaytung’un rolünden söz edebiliriz. Ama beni besleyen, mizahımı büyüten yer Zaytung değil. Gözlemleme ve onu yansıtabilme becerim diyebilirim. Kurcala’yı besleyen asıl şey oldu. Biraz klişe gelecek ama ilkokuldan beri hocalarım “Hadi Nevzat bize bir şeyler yap” derdi; tahtaya çıkar hocaların taklidini yapardım. İnsanların neye güldüklerini anlama ve gözlem yeteneğimin o zamanlar geliştiğini düşünüyorum.

 

“KOMİK SANIYORMUŞUZ HERHALDE KENDİMİZİ!”

 

İlk video’nuz 4 yıl önce yüklenmiş. İlk iki video arasında da yaklaşık 1 buçuk sene var. Bunun sebebi neydi?

İlk videomuzu yayınladığımızda kimse izlemedi çünkü. (Gülüşmeler) İlk videoyu yayınladık ve aslında çok gülmüştük. Sonra kimsenin izlemediğini gördük. Paylaşıyoruz, beğenen yok. Arkadaşlara Facebook’tan mesaj atıyoruz, görüp cevap vermiyorlar. “Spam mesajı mı oğlum, bu ne!”, diyorlar, linki açmaya korkuyorlar. Zorlaya zorlaya 500 kişiye falan izlettik 6 ayda. Eşe dosta Twitter’dan paylaştırdık, yine bir şey yok. Sonra “olmuyor” dedik, “komik sanıyormuşuz herhalde kendimizi”. (Gülüşmeler) İsveç’teki Ankaralı videomuz ilkinden 1 buçuk sene sonra geldi. O zaman Kurcala artık bitmişti pratikte. Hiçbir şey yapmıyorduk yani. İsveç’teki videoyu çekmek için Erasmus’la orada bulunan Alman bir arkadaştan kamerasını rica ettik, kamerayla o bize eşlik etti. Yurt arkadaşlarından bir şeyler oynamalarını rica ettik. Diğer oyuncular onlardı. Videonun kurgusunu da ben yaptım. Sonra bir baktık, komik gibi. (Gülüşmeler) Ama diğer videoya da böyle diyorduk, hiç izlenmemişti. Sonra işte, Türkiye’ye döndüm, bir hafta sonra İsveç’teki Ankaralı videosunu paylaştım. İlk gün 600 kişi falan izledi. İlk videoyu 6 ayda 500 kişi izlemişti. (Gülüşmeler) Sonra bu video başka yerlere düştü. Muhtemelen bir yerlere düşmese daha geç keşfedilir, belki de hiç keşfedilmezdi. Onedio, Cezmi Kalorifer derken birkaç gün boyunca sosyal medyada bizim video bayağı paylaşıldı. Bunu görünce biz de devam etme kararı aldık. Ama son 5 aydır “Bilirkişi” isimli formatta düzenli içerik üretiyoruz.

 

“BENDEN DAHA KOMİK İŞLER YAPAN RAMAZAN’DI!”

 

İnan Berbatov ve Ramazan Yıldırım, bazı videolarınızda karşılaştığımız isimler. Bu isimlerin Kurcala ekibine dahil olma süreci nasıldı? Arkadaş mıydınız? Gelecek videolarınızda bu isimleri tekrar görür müyüz?

Ramazan benim ilkokul arkadaşım. İlkokulda arkadaşlar arasında doğaçlama şeyler yaparken benim yanımda duran ve bence benden daha komik işler yapan Ramazan’dı. Ramazan, üniversiteye gitmedi, kendine başka bir meslek dalı seçti ve erken yaşta çalışmaya başladı. Aslında ben Kurcala fikrini ilk ortaya attığımda oyuncu olarak Ramazan ve ben, kamera arkasında da Kaan vardı. Fikri ilk Kaan’la paylaşmıştım ama kamera önünde Ramazan’la beraber olacağımızı tahmin ediyordum. İlk video izlenmeyince Ramazan da işine geri döndü, Kaan bu tür konularda istekli ve yetenekliydi, o kamera önüne geçti.

İnan da, bir aralar İstanbul’da bir reklam ajansında çalışırken tanıştığım bir arkadaşım. Kendisi Okan Bayülgen’in Disco Kralı zamanlarında reji ekibindeydi. Televizyon işleriyle de haşir neşir birisi. Çok da komik biri aslında. Kurcala’yı o da izliyormuş. Baktık kafalarımız da uyuşuyor, kendisi de birkaç videomuzda yer aldı böylelikle. O da şuan çalışıyor İstanbul’da, Kurcala’da çok yer alamıyor bu yüzden. Gelecekte, zaman ve mekânı ayarlayabilirsek İnan da Ramazan da videolarımızda tekrar oynarlar tabii ki.

 

“BAŞKANIM! NEDEN BİZDEN PAYLAŞMADINIZ?”

 

Bazı videolarınızın hak ettiği ilgiyi almadığını düşünüyor musunuz? Mesela ben “Ankaralı Heykeltıraşın Dramı” videosuna çok gülmüştüm ama bu video diğer videolarınıza kıyasla daha az izlenme almış.

Bunu düşündüğüm en trajik örnek İnan Berbatov’la oynadığımız Canlı Yayını Kesen Adam videoları. Biz bunları paylaştık, kimse izlemedi. Kimse izlemedi derken, mesela Kurcala’da 6 bin izlenen bu videoyu, Twitter’da birisi paylaşarak 2 milyon izletmişti. Üzerine sadece sadece “HAHAHA” yazmıştı ve 7 bin Retweet, 15 bin de Fav almıştı Tweeti. Bizi takip eden insanlar videonun kurgu olduğunu biliyorlar ve paylaşmıyorlar videoları. Ama diğer kanallar ve mecralar bu videoyu viralleştirdi. Herkes bu videoyu gerçek sanarak paylaştı, Kanal 24’de bir ara bu video tartışılıyordu. (Gülüşmeler) Kimse bizim kanaldan paylaşmıyor, kimse bu ekibin kim olduğunu bilmiyordu; çünkü o sıralar seri işler yapmıyorduk. Seyrek paylaşımlar yaptığımız için insanlar o tiplere aşina değillerdi. Tanımadıkları için de gerçek sanıyorlardı. Yani, hak ettiği ilgiyi görmeyen videomuz olarak bunu söyleyebilirim. Onun dışında birçok videomuz aslında Youtube’da izlenme sayısından daha çok başka yerlerde izlendi. Çoğu videomuz bizim kanalda keşfedilemedi. Bu anlamda üzülüyoruz. Ama bunu engellemeye kalksak bu sefer videolarımız yayılmayacak. Mesela Melih Gökçek paylaştı bir videoyu, AlkışlarlaYaşıyorum’dan. “Başkanım, neden Youtube’dan, bizden paylaşmadınız” diyemiyorsun. (Gülüşmeler) Kurcala, son 5 aydır kendisini tekrar hatırlattı ve böyle bir şeyle karşılaşmadık bir daha.

Peki, Kurcala neden sadece son 5 aydır aktif?

Ben Yüksek Lisans tezimi bir an önce yazmak için işten çıktım. Dedim, hem tezi yazayım hem de şu Kurcala işlerine tekrar yöneleyim, iş olarak bunu yapayım. Haftada 5 günümü alan çalışma tempomun bir anda bitmesiyle tüm enerjimi Kurcala’ya verdim. Yani, bu sürecin son 5 ayda başlamış olması, işsiz olduğumdan ötürü. (Gülüşmeler)

Videolarınıza sosyal medya üzerinden çok yorum alıyorsunuzdur. Hiç unutamadığınız bir yorum veya mesaj var mı? Veya videolarınızı izledikten sonra size mesaj atan ünlü bir isim var mı?

İsveç’teki Ankaralı videomuza birisi şöyle yazmıştı: “Bu videonun orijinali nerede bilen var mı?” (Gülüşmeler) Kurcala’nın Youtube sayfasına yazmıştı bunu. (Gülüşmeler) Bir de “Size bir Bilirdişi lazım”, demişti birisi. Yani çok erkek egemen bir Youtube kanalı olduğumuz için: İnan, Ramazan, Kaan, ben… Bıyıklı sakallı herifler yani. (Gülüşmeler) Çok erkek var kanalda ama şimdi format gereği böyle. Ne bileyim, kadın da oynatabiliriz ama mesela sunucu Kaan oraya yapıştı artık. O rol üstüne yapıştı Kaan’ın. O rolde bir kadını oynatsak, millet biraz tepki gösterebilir, o yüzden yani.

Sokakta yürürken sizi tanıyanlardan ne gibi tepkiler alıyorsunuz? Unutamadığınız bir anıyı bizimle paylaşır mısınız?

Ben ilgiyi ve tüm gözlerin bir anda bana çevrilmesini çok sevmeyen bir insanım, sıkılır ve utanırım hemen. Takdir edilmek güzel bir his, onu tabii ki yadsıyamam. Son üç aydır çok fazla oluyor Ankara’da. Çok fazla gören, tanıyan, fotoğraf çektiren oluyor. Şaşırıyorum yani. Şu yüzden şaşırıyorum: 75 bin abonemiz var kanalda ama sanki böyle milyonlar bizi izliyormuşçasına bir bilinirlik olmaya başladı, o ilginç. Eczaneye giriyoruz oradan birileri tanıyor, güvenlik görevlisi tanıyor, o tanıyor, bu tanıyor… Ya arkadaş, nereden izliyor bu kadar insan? Biraz o anlamda şaşırtıyor beni. Geçen yine Bahçelievler’de oldu bir olay. Bir hafta önce bir video yükledik. Ben yanlarından geçerken kafede oturan iki genç o sırada benim videomu izliyormuş telefonda. Beni görünce ikisi de dondu kaldı. Bir şeyler diyorlar. Efendim, dedim. “Biz senin videonu izliyorduk hocam, seni gördük çok şaşırdık” dediler. Hakikaten baktım, telefonlara kulaklık takmışlar bizim videoyu izliyorlar. Sonra fotoğraf çektirdik. Ona çok şaşırmıştım.

Melih Gökçek’in istifasından hemen sonra yüklediğiniz “Ankara’nın Yeni Belediye Başkanı Açıklandı” başlıklı videonuz sosyal medya üzerinde çok paylaşıldı, hatta Nevşin Mengü de Twitter hesabından bunu paylaşmıştı sanırım. Videoda 24 saat şehir içi ulaşımdan bahsediliyordu ve bildiğiniz gibi Ankara’da bu uygulama artık faaliyete geçiyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeni belediye başkanı Mustafa Tuna videonuzu izlemiş midir?

Ben üç büyük şehirde de yaşadım. Bu üç şehir arasında en sevdiğim Ankara olmasına rağmen ulaşımı en kötü şehir de Ankara. Şehir merkezine bir saatten sonra gidemiyorsunuz. 10-10 buçuk gibi telaşlar başlıyor. Nerede oturursanız oturun, ister Keçiören ister Yenimahalle, ister Eryaman. Bu panik, zaten şehri akşam saatleri öldürüyor; şehir kalabalıklığını, sosyalliğini. Bu, Ankara için çok önemli bir ihtiyaçtı. Ben bu 24 saat ulaşımı çok sevdim. Bizim o tarafa, Batıkent’e de otobüs koymuşlar. Şehri canlı tutan tek şey ulaşımdır aslında. Bunun olmaması bir ayıptı, başkentte olmaması daha da büyük bir ayıptı. Bu anlamda bir ironi aslında, biz de videoda bunu yansıtmaya çalıştık. Yeni belediye başkanı videoyu izlemiş olabilir. (Gülüşmeler) Ama oradan esinlendi mi bilmiyorum. İnşallah bizden esinlenmiştir. Esinlendiyse, daha güzel mesajlar verebiliriz videolarımızda, Ankara’yı güzelleştirmek için.

En son yüklediğiniz videonun sürpriz bir konuğu vardı: Nevşin Mengü. Ortak video teklifi kimden geldi? Süreç nasıl gelişti?

Nevşin Mengü’nün kardeşi Burak Mengü bizi takip ediyordu sosyal medyadan. Bir gün kendisine yazdık, acaba ayarlayabilir mi böyle bir şey diye. Kendisi Nevşin Hanım’a teklifimizi iletince o da kabul etmiş. İstanbul’da bir kafede gerçekleştirdik çekimleri. Bir de bazı aksaklıklar oldu çekim öncesinde. Ses kayıt cihazlarını bir türlü çalıştıramadık. Nevşin Hanım’la yemek yedik, kendisi sonunda artık “hadi artık çekimlere geçelim”, dedi, biz hala bu aksaklığı gidermeye çalışıyoruz o sırada. (Gülüşmeler) En sonunda mecbur iPhone kulaklıklarıyla hallettik. Böyle ilginç bir gündü bizim için.

Bu yaz bir Amerika maceranız vardı Kaan Karabüber ile birlikte. Bir yurt dışı eğitim firmasının sponsorluğunda gittiniz sanırım. Orada geçirdiğiniz günlerde ve çektiğiniz videolar sırasında unutamadığınız bir anı yaşadınız mı?

Amerika’da 8 gün kaldık. Benim unutamadığım anım, tüm parayı Las Vegas’ta bitirmem oldu. (Gülüşmeler) Şaka bir yana, tüm para derken 80 dolar falan kalmıştı. Onu da Vegas’ta bitirdik. Çok da ilginç bir şey yaşamadık açıkçası. Hep video koşturmacasıyla geçti. Oradaki senaryo gereği eğlendiğimiz her anı kaydetmemiz gerekiyordu, gördüğümüz gezdiğimiz her yeri. Bizim aklımızda hep “evet Chicago’yu geziyoruz, çok güzel ama beyler haydi toparlanalım, şurada birkaç görüntü alalım” telaşı olduğu için öyle bir tatil edasıyla geçmedi. Toplamda 3 kişi, sponsor içerikli bir video üretmek için gittik zaten. Kendimize de video üretelim diye düşünüyorduk aynı zamanda. Hem o koşuşturmalar, hem reklam videosu, zamanımızı epey aldı. Ama çok farklı yerler gördük. Bir yerden bir yere uçakla 4 saatte gidiyorsun, iki saat zaman dilimi fark ediyor. O yönden, Amerika’nın farklı yerlerini görmüş olduk, iyi bir tecrübe oldu bizim için.

Kurcala, hayatınızı değiştirdi diyebilir misiniz?

Kurcala hayatıma renk kattı ve gerçekleştirmek istediğim bazı şeylerin gerçekleştiğini hissettim, bu beni çok mutlu etti. Hayatımı değiştirdi elbette ama birçok şey de eskisi gibi devam ediyor aslında: Tez telaşı, YDS kursu, başka şeyler… Tabii Kurcala, artık hayatımın olmazsa olmazlarından ve epey düşünsel çaba sarf ettiğim bir yer oldu.

 

“SAYIN BAŞKAN İLE DAHA YAPACAK ÇOK İŞ VAR!”

 

Gelecek planlarınız nelerdir? İleride Nevzat Can Ünsal’ı büyük projelerde görür müyüz?

Gelecek planı, bizim memlekette çok tutan bir plan değil. İşin aslı, Kurcala’yı öldürmemeye, popülerliği bitirmemeye çabalayacağız ve oradan bir şeye evrilir mi bilmiyorum ama uzun metraj bir film yapmayı isterim. Öte yandan doktoraya da geçmek isterim. Gelecekte Ankara’da olmayı düşünüyorum. Sayın başkan Mustafa Tuna ile daha yapacak çok iş var! (Gülüşmeler)

Kurcala‘ya abone olmayı unutmayın! Ayrıca Twitter ve Instagram‘dan da takip edebilirsiniz!

 

GazeteBilkent olarak Nevzat Can Ünsal’a çok teşekkür ederiz. 

Fotoğraflar: Sudenur Soysal

İlgili Yazılar