“Karanlığın Yüreği” II: Hukuk ve Adalet Kültür - Sanat

“Karanlığın Yüreği” II: Hukuk ve Adalet

 

…Yavaş yavaş ölüyorlardı – bu çok açıktı. Düşman değillerdi, suçlu değillerdi; onlar, artık bu dünyaya ait olmaktan uzak, yeşilimsi bir loşluk içinde allak bullak olmuş halde yatan, hastalıklı kara gölgelerden başka bir şey değillerdi. Süreli sözleşmelerin meşru sınırları içerisinde, sahil şeridinin gizli koy ve girintilerinden tutup getirilen, yabancısı oldukları, sevimsiz ortamlarda kaybolmuş, bilmedikleri yemekler yedirilmiş bu insanlar hastalandılar, elden ayaktan düştüler ve sonra sürünerek bir köşeye sığıp dinlenmelerine izin verildi. Can çekişen bu şekiller hava kadar özgür, neredeyse hava kadar inceydiler…

 

Hikâye, “ölüm bahçesi” tasvirinde (yukarıda) doruk noktaya ulaşır. Sayfalardan kopup okuyucunun payına düşen karanlık, dehşet vericidir. Ancak temas ettiği bir gerçek, belki de tüm bu olanların sebebidir. Avrupalılar, karanlık kıtayı sözleşmelerin meşru sınırları içerisinde sömürmüştür. Yerlilerle imzalanan antlaşmalar sonucu “ışığı taşımak”la yükümlü Avrupalılar, kıtaya ayak basar. Fakat onlar hukuku uygulamaktadır. Bilindiği üzere hukuk toplum düzenini sağlamak amacıyla oluşturulan kurallar bütünüdür. Avrupalılar da düzenledikleri kuralları uygulamaktadır, meşru olan hukuk; sözleşmedir. Yani yapılanlar hukuka uygundur. Ne acı vericidir ki adaleti sağlamak için oluşturulan hukuk, adaletsizliğe giden yolda en büyük hiledir. Sömürgecilik görünüşte son bulmuş olabilir fakat sömürge zihniyeti halen devam etmektedir. Hukukla adalet taban tabana zıt iki mefhum haline gelmiş, adalet yalnız mahkeme duvarlarına yazılı bir kelimeden ibaret kalmıştır.

 

“Tanrı aşkına! Bu dünyada bir adamın at çalmasına göz yumulup ötekinin yulara dahi bakmasına izin verilmemesinde bir hikmet vardır mutlaka.”

 

İşte bu sebeple, insanın hiç değişmeyen yazgısını ele alan “Karanlığın Yüreği”, okunacaklar listesinin başını çekiyor. İnsanlığın gerçek yüzünü gösteren eser mesaj kaygısı taşımadan söylemek istediğini yalın bir şekilde aktarıyor. Öyleyse yüreğinizdeki ışığın hiç sönmemesi dileğiyle, iyi okumalar…

 

Kaynak: Joseph Conrad, Karanlığın Yüreği (İstanbul: Can Yayınları, 2017).

Görsel Kaynakları:

https://salemnet.vo.llnwd.net/media/cms/CW/faith/32929-candles.1200w.tn.jpg

https://maumauhistory.files.wordpress.com/2012/06/kenya-12.jpg

https://i.ytimg.com/vi/ntGFUQxtb74/maxresdefault.jpg

 

 

 

 

İlgili Yazılar