Büyük Ev Ablukada’dan “Fırtınayt” – Büyük Ev Bozdu mu? Kültür - Sanat

Büyük Ev Ablukada’dan “Fırtınayt” – Büyük Ev Bozdu mu?

Büyük Ev Ablukada, pek çok insan gibi benim için de Türkçe sözlü indie rock olayının miladı sayılabilecek bir grup/oluşum/proje.

Büyük Ev olmasaydı, yüksek ihtimalle ülkemizde indie rock daha geri kalmış olacaktı. Büyük Ev Ablukada her özelliğiyle müzik piyasasına yeni bir soluk, yeni bir akım ve belki de hepsinden önemlisi, yeni bir tarz kazandırdı. Şimdiye kadar bir adet stüdyo albümü bulunan grubun bir de akustik konser kaydı albümü var. İkinci stüdyo albümleri “Fırtınayt” ise, su götürmez bir şekilde yeni bir Büyük Ev Ablukada’nın habercisi.

“Fırtınayt” Albüm Görseli

Albümün geneline gelecek olursak, kesinlikle elektronikleşmiş bir Büyük Ev Ablukada var karşımızda. “Fıtınayt”, net bir şekilde artık elektronik altyapılı, bol klavyeli, hafif synth-rock semalarında dolaşan bir elektro-indie albümü. Bu durum Büyük Ev’in müzikal karakterine yeni bir soluk getirdi demekten öte, tamamen bir değişimden bahsetmek gerek.  Büyük Ev’in daha önceki albümlerinde, şarkılar genellikle akustik temelliydi, bütün şarkılar iki gitarla çalınabilecek şarkılardı ve enstrümantal zenginlikten ziyade sözel ve melodik anlamda doluydu.  “Fırtınayt” bu anlamda sözleri ve genel atmosferiyle Büyük Ev Ablukada kimliğine ters kaçmış denemez fakat altyapısal değişimle beraber albüm nerede duracağını biraz şaşırmış diyebiliriz.

Sözlerde hissedilen melankolik tat, melodik derinlik olarak yansımamış, onun yerine zengin ve kabarık bir elektronik çalgı aleti kullanımı ile dengelenmiş. Bu bağlamda albümün yüksek temposu zaman zaman duygusal sözlerle tam oturmayan, biraz ikilem yaratan bir hava yaratmış.  Bana kalsa bu kadar çok parlak ve keskin klavyeye gerek yokmuş, daha ritmik davullar ve ön plandaki baslar yeterliymiş. Albümün ikinci sorunu ise, ne tam olarak deneysel ne de tam olarak geleneksel olması. Tamam, elektronik oluşu başlı başına bir deneyselliktir fakat ne ritimlerde ne baslarda ne de melodilerde bir yenilik, dinlendiğinde insanı içine alıp hapsedebilecek bir progresiflik yok. Bu, kişisel bir yorum olmakla beraber burada da bir arada kalmışlık söz konusu, oturmayan kısımlar var. Bu iki ana sebep albümün lezzetini, dokusunu ve dinlenebilirliğini biraz azaltıyor. Öte yandan bu iki sorun, albümü tamamen başarısız ilan etmek için elbette yetersiz çünkü “Fırtınayt” açıklarını sözlerle kapatıyor.

Büyük Ev Ablukada, sözel rengiyle, akıllı söz yazma becerileriyle ve kelimenin tam anlamıyla değişik olmasıyla ön plana çıkan bir grup zaten. Yeni albümlerinde bu değişmiyor. Çoğu parçanın akılda kalıcı derin ve kişisel sözlerle bezeli olduğu görülüyor. Bu anlamda pek çok eski dinleyici yabancılık çekmeyecektir. Şarkıların tümünde genel tema “arayış, bulma ve bulunma” üzerine. Herkes kendini arıyor bu albümle beraber ama belki buluyor belki bulamıyor…

Şarkılara gelecek olursak; albüm Güneş Yerinde ile açılıyor ki aslında bu şarkı olumlu ve renkli bir giriş sunuyor ve ayrıca, dinleyiciye albümün temposu hakkında fikir veriyor çünkü albüm ilk şarkıdan sonra sekiz şarkı boyunca hiç hız kesmiyor.

Evren Bozması ise zaten akustik versiyonu olan bir şarkı fakat bu albümdeki düzenlemesiyle farklı yerlere gitmiş, gayet güzel olmuş.

Boşluk, melodik anlamda albümün en farklı noktasında duruyor ve aslında düzenlemesi sade gibi görünmesine rağmen en şaşırtıcı parça olarak karşımıza çıkıyor.

Arayan Bulur ise bana kalırsa “Evren bozması”nın tematik anlamda devamı niteliğinde. Şarkı, özellikle ikinci kısmında yavaşlamasıyla kendini daha derin bir noktaya çekiyor. Yine daha önce yayınlamış bir şarkı bu, ama buradaki düzenlemesi net şekilde daha iyi ve “İnsan büyüdükçe git gide kendine benziyor” gibi sözleriyle, arayışın nereye varacağını gösterir nitelikte.

Bu ilk dört şarkıdan sonra ise albümün diğer yarısı biraz daha aşağıda seyrediyor. Albümdeki yedinci parça “Hepsine Ne Fena”, benim favorilerimden olmakla beraber kalan beş şarkı sözleriyle daha tatsız denebilir. “Benim Kafam” ise gerçekten güzel, akla takılan ve vokalist Bartu Küçükçağlayan’ın gerek söz yazımında gerekse vokalinde farklı bir şey denediği bir şarkı olmuş ama kısalığı sebebiyle hayal kırıklığı yaratıyor denebilir.

Sonuç olarak, bence Büyük Ev biraz bozmuş. Ama çok değil. Hala her türlü umursamaz tavırlarını koruyarak her türlü kalıptan kaçarak üretmeye devam ediyorlar. Albüme geri döndürecek pek çok şarkı var ama biraz alışmak gerek. Biraz daha aramak gerek. Keyifli dinlemeler…

 

İlgili Yazılar