Antik Yunan’dan Günümüze Tiyatro Kültür - Sanat

Antik Yunan’dan Günümüze Tiyatro

Beni tiyatro oyunlarından daha çok etkileyen bir şey varsa o da tiyatro salonlarıdır. Her defasında fuayede beklerken oradan daha önce geçmiş oyuncuları, kostümleri, replikleri, seyircileri, beklentileri, kahkahaları ve hayal kırıklıklarını düşünürüm. Herhangi bir tiyatro oyununu izlemek için gitmesem de bir sahnenin yanından geçmek veya onun varlığını hissetmek bana inanılmaz bir güven verir. Bunun sıradan olmasına rağmen abartılmış bir his olduğunu düşünürken geçtiğimiz günlerde Antik Yunan’ın en önemli tiyatrolarından olan Dionysos Tiyatrosu’na ve Herodes Atticus Odeon’una yaptığım gezide ne kadar anlamlı bir his olduğunu fark ettim. Evet, ben bir tiyatro âşığıyım ve bundan gurur duyuyorum. Neredeyse yirmi asırlık bir geleneğin hâlen devam etmesine tanık oluyor ve elimden geldiğince onu canlı tutuyorum. Bunu her anlamda hissetmek ve sürdürmek için elimden geleni yapacağımı da biliyorum.

Dionysos Tiyatrosu (Atina)

Tiyatronun yalnızca eğlendiren ve zaman zaman da farkındalık yaratan bir sanat olduğunu düşünürken, antik tiyatrolara ve odeonlara gittikçe daha büyük ve anlamlı bir şey olduğunu fark ettim. Antik çağlardan kalan sahneler milattan önce bile tiyatronun varlığını kanıtlıyor bize. Aspendos Tiyatrosu, Atina Dionysos Tiyatrosu, Herodes Atticus Odeon, Bodrum Antik Tiyatrosu ve Ankara Antik Tiyatrosu bunlardan yalnızca birkaçı. En azından bunlar benim tanık olduğum somut örnekleri bu köklü geleneğin.

Aspendos Antik Tiyatrosu (Antalya)

Geçtiğimiz günlerde Atina Acropolisinin aşağısında bulunan Dionysos Antik Tiyatrosu’nu ve Herodes Atticus Odeon’u dolaşırken düşündüğüm tek şey tiyatronun bizim için ne kadar hayati olduğuydu. İlk M.Ö. 6. Y.Y.’da ortaya çıktığı söyleniyor tiyatronun. Bağ bozumu tanrısı Dionysos’a ithafen yaptıkları şenliklerde “theatron” adıyla ortaya çıkmış. Tiyatrodan sistemli bir şekilde ilk Aristotales bahsetmiş Poetika’sında. Tiyatronun ilk adımlarından olan tragedya da Atina’da doğmuş. Dionysos adına yapılan özel törenlerde tragedyanın tohumları atılmış ve yeşermiş. Önceleri sadece danslar ve şarkılar ile başlarken daha sonraları tiyatroya diyalog eklemeyi düşünmüşler. Daha sonra taklitlerin de eklenmesiyle komedya türü oluşmaya başlamış. Ancak bunları da kurallı bir şekilde ve birlik, bütünlük, uyum ilkeleriyle hayata geçirmişler Aristotales’in Poetika’sına göre. O zamandan itibaren de devasa sahneler kurmuşlar ve başlamışlar hiç bitmeyecek bir geleneğin çekirdeğini oluşturmaya. Sonraları kurallar, isimler, izleyiciler değişse de bu gelenek hiç değişmeden günümüze kadar gelmiş.

Herodes Atticus Odeon (Atina)

İşte Aspendos’u veya Dionysos’u gezerken hissettiğim şey bu yüzden bu kadar anlamlıydı. Basamaklardan birine oturup geçmişte kısa bir yolculuğa çıktım, zihnimde hayal edebildiğim kadarıyla ve öğrendiklerimin ışığıyla. Orada oturup sahneye baktığımda fotoğrafını çekmek için uygun birkaç parça eski taş yığını değil, Sophokles’in, Shakespeare’in, Stanislavski’nin, Haldun Taner’in ve daha yüzlerce insanın dünyamızı güzelleştirmesine olanak sağlayan bir büyü gördüm. Bu büyüyü hayatım boyunca takip edeceğime dair de kendime büyük bir söz verdim.

Bu kadar köklü ve yaşanmışlıklarla dolu bu geleneğin peşinden gittiğim için kendi adıma gurur duyuyorum. Çünkü biliyorum ki neredeyse yirmi beş yüzyıl öncesine dayanan bu geleneğin hâlen devam etmesi asla tesadüf olamaz. İnsanların birbirini giyotinlerde izlemekten keyif aldığı, medeniyetin gelişmeye yeni yeni başladığı yüzyıllarda bile kapanmayan sahneler, perdelenen tragedyalar ve komedyalar varsa bu dünyada, umudumu yitirmek için hiç de geç sayılmaz. Aristoteles’in Poetika’sından bu yana varlığını koruyorsa tiyatro bu evrende, yarın yeni bir bilet alıp koltuğuma kurulmamam için hiçbir sebep yok. Teknolojiyi, zamanı, maddiyatı veya siyaseti bahane etmek için artık çok geç. Artık bu dünyada tiyatronun izlerinin asla kaybolmayacağından eminim. Bu yüzden tiyatronun tadını çıkarıyorum ve sizleri de tüm kalbimle buna davet ediyorum. Gidin, gezin, görün tüm oyunları, sahneleri ve yeryüzünden yalnızca bir kere geçecek olan oyuncuları. Çünkü hiç kapanmayan ve kapanmayacak bir perde binlerce yıl önce açıldı bile.

 

Görsel Kaynakları:

holylandphotos.wordpress.com/2014/05/02/impressive-remains-at-aspendos-in-southern-turkey/

greece.greekreporter.com/?s=Herod+Atticus+Theater

İlgili Yazılar